Ünlü söz
“Türk milliyetçiliği, ilerleme ve gelişme yolunda milletlerarası temas ve ilişkilerde, bütün çağdaş milletlere paralel ve onlarla bir ahenkte yürümekle beraber, Türk toplumunun özel karakterini ve başlı başına bağımsız kimliğini korumaktır.”
— Mustafa Kemal Atatürk (1881 – 1938)
Ne anlatıyor?
Bu sözde Atatürk, Türk milliyetçiliğini içe kapanmacı ya da dışlayıcı bir anlayıştan ayrıştırarak çağdaş dünyayla uyumlu, ama özgün kimliği muhafaza eden bir çerçeveye oturtur. Ona göre milliyetçilik, diğer milletlerle rekabet veya düşmanlık üzerine değil; ilerleme yolunda eşit düzeyde, uyumlu bir yürüyüş üzerine kuruludur. Çağdaş milletlerle "paralel ve ahenk içinde" olmak, bilimde, sanatta, hukukta, teknikte evrensel standartlara ulaşmayı ifade eder. Ancak bu evrenselleşme, Türk toplumunun kendine özgü seciyelerini, yani tarihsel birikimini, kültürel değerlerini ve dilini silmemelidir. "Hususi seciyeler" ve "müstakil hüviyet" vurgusu, küresel etkileşim içinde milli benliğin kaybolmaması gerektiğini anlatır. Atatürk bu sözüyle milliyetçiliği bir savunma ya da yüceltme aracı değil, çağdaş uygarlığa katılırken kendi benliğini bilinçli biçimde koruyan bir toplumun gelişme stratejisi olarak tanımlar. Günümüzde bu yaklaşım, küreselleşme ve kültürel etkileşim tartışmalarında denge arayışı bakımından hâlâ işlevsel bir perspektif sunar.
Hangi bağlamda söylendi?
Bu sözün hangi bağlamda ve ne zaman söylendiği güvenilir kaynaklarda belgelenmemiş; bu yüzden tahmin yürütmüyoruz.
Kaynak
- Kaynak bağlantısı: https://tr.wikiquote.org/wiki/Mustafa_Kemal_Atat%C3%BCrk
- Özgün metin lisansı: CC BY-SA 4.0 — Wikiquote
Türkçe çeviri ve yorum 2W’nin özgün çalışmasıdır; yapay zekâ desteğiyle hazırlanmıştır. Hata görürseniz bize bildirin.
Konular
İlgili sözler
“Asırlardan beri Türkiye'yi idare edenler çok şeyler düşünmüşlerdir; fakat yalnız bir şeyi düşünmemişlerdir: Türkiye'yi!.. Bu düşüncesizlik yüzünden Türk vatanının, Türk milletinin uğradığı zararları ancak bir tarzda telafi edebiliriz: O da artık Türkiye'de Türkiye'den başka bir şeyi düşünmemek. Ancak bu zihniyetle hareket ederek her türlü selamet ve saadet hedeflerine ulaşabiliriz. (30 Ağustos 1924)”
— Mustafa Kemal Atatürk (1881 – 1938)
“Amerika, Avrupa ve bütün medeniyet dünyası bilmelidir ki Türkiye halkı her medenî ve kabiliyetli millet gibi kayıtsız şartsız hür ve müstakil yaşamaya kesin karar vermiştir. Bu haklı kararı bozmaya yönelik her kuvvet, Türkiye'nin ebedî düşmanı kalır.”
— Mustafa Kemal Atatürk (1881 – 1938)
“Anadolu, en büyük hazinedir.”
— Mustafa Kemal Atatürk (1881 – 1938)
“Asla şüphem yoktur ki, Türklüğün unutulmuş medenî vasfı ve büyük medenî kabiliyeti, bundan sonraki inkişafı ile âtinin yüksek medeniyet ufkunda yeni bir güneş gibi doğacaktır. Bu söylediklerim hakikat olduğu gün, senden ve bütün medenî beşeriyetten dileğim şudur: Beni hatırlayınız.”
— Mustafa Kemal Atatürk (1881 – 1938)
“Benim Türk milletine, Türk cemiyetine, Türklüğün istikbaline ait ödevlerim bitmemiştir, siz onları tamamlayacaksınız. Siz de sizden sonrakilere benim sözümü tekrar ediniz.”
— Mustafa Kemal Atatürk (1881 – 1938)
“Ben, 1919 yılı mayısı içinde Samsun'a çıktığım gün elimde maddî hiçbir kuvvet yoktu. Yalnız büyük Türk milletinin soyluluğundan doğan ve benim vicdanımı dolduran yüksek ve manevî bir kuvvet vardı. İşte ben bu millî kuvvete, bu Türk milletine güvenerek işe başladım.”
— Mustafa Kemal Atatürk (1881 – 1938)