Ünlü söz
“Dallardan bülbülün yüksek sesinin duyulduğu saattir; âşıkların yeminlerinin fısıldanan her sözde tatlı göründüğü saattir.”
— Lord Byron (1788 – 1824)
İngilizce aslı
It is the hour when from the boughs The nightingale's high note is heard; It is the hour when lovers' vows Seem sweet in every whisper'd word.
Ne anlatıyor?
Bu dizeler, romantik şiirin en tanıdık sahneleme tekniklerinden biri olan zaman ve doğa ile duygu arasındaki uyumu işler. Byron, akşamın belirli bir saatini hem işitsel hem duygusal bir atmosferle tanımlar: dışarıda bülbülün ötüşü, içeride ise âşıkların birbirine fısıldadığı yeminler. Doğa ile insan duygusu arasında paralellik kurulur; her iki alan da aynı anın büyüsüyle yumuşar. Bülbülün yüksek notası, âşıkların sözlerinin tatlılığını doğal bir karşılık gibi güçlendirir.
Byron burada özgün bir felsefi önerme yapmaz; daha çok bir ruh halini, bir anın duyusal bütünlüğünü yakalamaya çalışır. Romantik dönemin doğayı insan duygularının aynası olarak görme eğilimi bu dizelerde belirgindir. Bülbül sesi, aşkın sözcüklerle dile getirilemeyen tarafını ya da sözcüklerin o anki gücünü vurgulayan bir zemin olur. Bugünün okuruna, aşkın bazen sözlerin kendisinden çok, o sözlerin söylendiği an ve ortamla birlikte anlam kazandığını hatırlatır.
Hangi bağlamda söylendi?
Dize, Byron'ın 1816'da yayımlanan anlatı şiiri 'Parisina'nın açılış kıtasından alınmıştır. Eser, Ferrara Dükü'nün eşi Parisina ile üvey oğlu Hugo arasındaki yasak aşkı ve trajik sonucunu konu alır. Şiirin başında kurulan bu lirik ve duygusal gece atmosferi, ilerleyen anlatıdaki acı olaylara bir tezat oluşturur.
Kaynak
- Eser: Parisina (1919)
- Künye: Parisina, Stanza 1, reported in Bartlett's Familiar Quotations, 10th ed. (1919).
- Kaynak bağlantısı: https://en.wikiquote.org/wiki/Lord_Byron
- Özgün metin lisansı: CC BY-SA 4.0 — Wikiquote
Türkçe çeviri ve yorum 2W’nin özgün çalışmasıdır; yapay zekâ desteğiyle hazırlanmıştır. Hata görürseniz bize bildirin.
Konular
İlgili sözler
“Kim bilir, bir kuyruklu yıldız bu dünyayı yok etmek için ona yaklaştığında -ki sık sık olmuştur ve olacaktır- insanlar buhar gücüyle kayaları temellerinden söküp, devlerin yaptığı söylendiği gibi dağları o alevli kütleye fırlatmayacak mı? Ve o zaman yeniden Titanların ve Cennetle yapılan savaşların efsanelerine sahip olacağız.”
— Lord Byron (1788 – 1824)
“Kaderimin günü geçmiş, talihimin yıldızı sönmüş olsa da, Senin yumuşak kalbin, çoğu kişinin bulabileceği kusurları görmeyi reddetti.”
— Lord Byron (1788 – 1824)
“Selviyle mersinin, kendi iklimlerinde yapılan işlerin simgesi olduğu o diyarı bilir misin? Akbabanın öfkesiyle kumrunun sevgisinin kâh kedere karışıp eridiği, kâh cinayete dek çıldırdığı diyarı!”
— Lord Byron (1788 – 1824)
“Kim tecrübe etmemiştir ki kelimelerin, güzelliğin göksel ışınlarından tek bir kıvılcımı bile yakalamakta ne kadar zayıf kaldığını? Kim hissetmez ki — ta ki zayıflayan bakışı kendi coşkusuyla kapanana, değişen yanağı ve süzülen kalbi güzelliğin kudretini, ihtişamını itiraf edene dek?”
— Lord Byron (1788 – 1824)
“Onun kalbi bizi en çok kendine bağlayan kalplerden biriydi, alırken balmumu, tutarken mermer: O eski güzel okulun bir âşığıydı, soğudukça daha da vefalı hale gelenlerden.”
— Lord Byron (1788 – 1824)
“Ayrıldığımızda biz ikimiz, sessizlik ve gözyaşları içinde, yarı kırık kalplerle, yıllarca ayrı kalmak üzere.”
— Lord Byron (1788 – 1824)