Sözlük dizini
Günlük Konuşma
328 madde
- takılmakfiil✓Bir nesneye takılarak hareketin engellenmesi.
- kafa dağıtmakdeyim✓Sıkıntıdan kurtulmak için başka şeylerle uğraşmak, rahatlamak.
- eyvallahünlem✓Teşekkür veya minnettarlık bildiren konuşma dili ifadesi.
- asılmakfiilasma işinin yapılması veya asma işine konu olmak
- geleceğimfiil✓Gelmek fiilinin gelecek zaman birinci tekil kişi çekimi.
- çevirmeisimçevirmek işi
- kudurmakfiilKuduz hastalığına yakalanmak, kuduz olmak
- yapacağımfiil✓Yapmak fiilinin gelecek zaman birinci tekil kişi çekimi.
- coşmakfiilduygu ve düşünceleri güçlü bir tepki ile dışarıvurmak, galeyan etmek
- ohaünlemBüyükbaş hayvanları durdurmak için kullanılan bir seslenme sözü.
- bayadırzarfEpey zamandır, uzun süredir.
- hacıisimEfes'i, Kudüs'ü ya da başka kutsal bir yeri ziyaret etmiş olan Hristiyan
- ekşimekfiilekşi duruma gelmek
- akamberisimözellikle amber balığının bağırsaklarından çıkarılan, kül renginde, yapışkan, bükülgen ve misk gibi kokulu olan taş, amber
- kırıtmakfiilHoş görünmek çabasıyla cilveli jest ve mimikli davranışlarda bulunmak
- ne yapıyorsunifade✓Karşıdaki kişinin o anda neyle uğraştığını soran soru ifadesi.
- ırgalamakfiilYerinden oynatıp sallamak.
- sayıisimsayma, ölçme, tartma v.s. işlerin sonunda bulunan birimlerin kaç olduğunu bildiren sözlerden her biri, adet
- maşallahünlem✓Beğenilen bir şeyin nazardan korunması dileğiyle söylenir.
- kankaisimKardeş kadar yakın olan kimse
- ekmekisimTahıl unundan yapılmış hamurun fırında, sacda veya tandırda pişirilmesiyle yapılan yiyecek; nan, nanıaziz.
- aynenzarf✓Söylenene tamamen katıldığını bildiren onay ifadesi; 'aynı şekilde'.
- ağzı açık kalmakdeyim✓Şaşkınlıktan donakalmak, ne diyeceğini bilememek.
- dört gözisimGözlüklü kimse
- çakmakisimtaşa vurulup kıvılcım çıkarılan çelik parçası
- gırlazarfAlabildiğine, çokça
- kıvırmakfiilherhangi bir şeyi bükmek
- yengeisimBir kimsenin kardeşinin, dayısının veya amcasının karısı; bula.
- kaşınmakfiilkaşıntısı olmak, kaşıma isteği duymak
- ateşisimYanıcı cisimlerin tutuşmasıyla beliren ısı ve ışık; od, nâr.