Sözlük dizini
Standart Türkçe
39.369 madde
- katmerisimYağda veya sacda pişirilen bir tür börek.
- kirpikisimGöz kapağının kenarındaki kıllar veya bu kıllardan her biri.
- kirpiisimkirpigillerden, uzunluğu 25-30 cm olan, sırtı dikenlerle kaplı memeli hayvan
- mintanisimYakasız, uzun kollu erkek gömleği.
- kefenisimÖlünün gömülmeden önce sarıldığı beyaz bez, yakasız gömlek, yakasız mintan
- dalgakıranisimLimanları ve limanın içindeki gemilerin dalgadan zarar görmemesi için limana hâkim rüzgâra yüzey verecek şekilde yapılmış dalga önleyici yapılar
- kılıfisimbir şeyi korumak için kendi biçimine göre, çoğunlukla yumuşak bir nesneden yapılmış özel kap
- gömlekisimVücudun üst kısmına giyilen kollu veya yarım kollu, yakalı giysi; işlik
- çatkıisimUç uca, birbirine çatılan şeylerin bütünü.
- sehpaisimüstüne bir şey koymaya yarayan ayaklı destek, çatkı
- kuklaisimhareketli yerleri iplikle sanatçının parmaklarına bağlanarak veya eldiven gibi bir kesiti kullanarak bir perdenin üzerinden oynatılan, bez, karton vb. hafif nesnelerden yapılmış insan ve hayvan figürleri
- saygıisimDeğeri, üstünlüğü, yaşlılığı, yararlılığı, kutsallığı dolayısıyla bir kimseye, bir şeye karşı dikkatli, özenli, ölçülü davranmaya sebep olan sevgi duygusu; hürmet, ihtiram.
- yivisimbir yüzeyin üzerinde çizgi biçiminde olan, sarmal girinti veya çıkıntı
- salıncakisimiki ucundan iki iple veya zincirle yüksek bir yere asılan ve üzerine oturulup sallanılan eğlence aracı
- vandalizmisimVandal olma yanlısı, vandallık
- bölmekfiilBir bütünü iki veya daha çok parçaya ayırmak, taksim etmek.
- kesmekfiilbıçak, makas ve benzeri bir araçla bir şeyi ikiye bölmek, parçalamak, doğramak
- kahveisimsıcak iklimlerde yetişen, kök boyasıgillerden ağaç, (Coffea arabica).
- cezveisimKahve pişirmeye yarayan, saplı, küçük kap.
- dönmekfiilkendi çevresinde ya da başka bir şeyin etrafında hareket etmek
- üvendireisimÇift öküzlerini yürütmek için kullanılan, ucuna nodul çakılmış uzun değnek.
- üsluplaştırmaisimÜsluplaştırmak işi
- avlamakfiilbir avı diri veya ölü olarak ele geçirmek
- yaşamakfiilbir durumu yaşar gibi olmak, bir durumla özdeşleşmek, duymak, hissetmek
- uyumisimbütünün parçaları arasında bulunan uygunluk, ahenk
- vatkaisimGiysilerde, omuzların dik durmasını sağlamak amacıyla içine konulan parça
- ifritisimÖfkeli kimse
- hâletiruhiyeisimRuh hali, ruh durumu
- şansölyeisimAlmanya'da ve Avusturya'da başbakan
- şangırtıisimTabak, bardak, şişe vb.nin bir yere veya birbirine çarparken, kırılırken çıkardığı sesin adı.