İçeriğe geç
2Wsözlük

Biyografi

Abdülhak Hamit Tarhan

1852 – 1937 · Tanzimat şiiri (Batı etkisinde yenileşme)

Tanzimat'tan Cumhuriyet'e uzanan çizgide "Şair-i Azam" diye anılan şair, oyun yazarı ve diplomat; Makber'in şairi.

Paylaş:WhatsAppXFacebookTelegram

Abdülhak Hamit Tarhan kimdir?

Abdülhak Hâmit Tarhan, Türk edebiyatında Tanzimat'tan Cumhuriyet'e uzanan uzun bir döneme tanıklık etmiş, şiir ve tiyatro alanında yenilikçi adımlarıyla öne çıkmış bir sanatçıdır. Özellikle şiirde getirdiği yeni konular, serbest düşünce ve biçim arayışlarıyla modern Türk edebiyatının doğuşunda etkili olmuş isimler arasında sayılır. Döneminde "Şair-i Azam", yani büyük şair sıfatıyla anılmış; bu sıfatın ona ilk kez Süleyman Nazif tarafından yakıştırıldığı belirtilir. Bu unvan, onun çağdaşları arasındaki ağırlığını ve edebiyat kamuoyundaki yerini göstermesi bakımından dikkat çekicidir.

2 Ocak 1852'de İstanbul'da, köklü ve eski bir ulema ailesinin üyesi olarak dünyaya gelmiştir. Yetişmesinde bu aile çevresinin ve aldığı eğitimin payı büyüktür. Hayatı boyunca yüksek mevkilerde bulunmuş, diplomat olarak uzun yıllar hem Doğu hem de Batı ülkelerinde görev yapmıştır. Bu görevler ona dünyanın pek çok yerini görme ve farklı kültürleri yakından tanıma imkânı vermiştir. Tanzimat'ı, Birinci ve İkinci Meşrutiyet'i ve Cumhuriyet'i gören sanatçı, bu devirlerdeki Tanzimat, Edebiyat-ı Cedide, Millî Edebiyat ve Cumhuriyet dönemi edebiyatlarını da yakından izlemiştir. 12 Nisan 1937'de İstanbul'da vefat etmiştir.

Sanatının en belirgin özelliklerinden biri, Doğu ve Batı edebiyatlarını birlikte tanımasıdır. Yurt dışındaki görevleri sayesinde edindiği bu birikim, şiirine Batı'dan yeni konular, serbest düşünce ve yeni şekiller taşımasında etkili olmuştur. Geleneksel kalıpların dışına çıkma eğilimi, onu dönemdaşlarından ayıran başlıca yönlerden biridir. Şiirde bireysel duyuşları, ölüm, tabiat ve aşk gibi temaları işlerken dili ve anlatımı da yenileştirmeye çalışmıştır. Bununla birlikte tiyatro alanında da Batılı yazarlardan etkilenerek kaleme aldığı oyunlarla Türk tiyatrosuna felsefi düşünceyi sokmuş; böylece sahne edebiyatımızın düşünsel derinlik kazanmasına katkıda bulunmuştur.

Başlıca eserleri arasında Sahra, Makber, Belde ve Bir Sefilenin Hasbihalinden gibi şiir kitapları yer alır. Özellikle Makber, Türk edebiyatının en büyük eserlerinden biri kabul edilir ve şairin adı çoğu zaman bu eserle birlikte anılır. Bu eserlerde ölüm ve varoluş gibi temaların yoğun biçimde işlendiği, şairin iç dünyasını ve düşünce dünyasını yansıtan bir anlatımın öne çıktığı görülür. Şiirlerinin yanı sıra oyunlarıyla da edebiyatımızda kalıcı bir iz bırakmıştır.

Abdülhak Hâmit Tarhan'ın etkisi, yaşadığı dönemin sınırlarını aşmıştır. Hem şiirde hem tiyatroda getirdiği yenilikler, kendisinden sonra gelen kuşakların tartışma ve ilham kaynakları arasında yer almıştır. Uzun ömrü boyunca farklı edebî dönemleri birlikte görmesi, onu Türk edebiyat tarihinde köprü işlevi gören bir şahsiyet kılmıştır. Bugün de "Şair-i Azam" unvanı ve Makber'iyle anılan Tarhan, Tanzimat sonrası Türk edebiyatının yenileşme çizgisindeki belirleyici isimlerden biri olarak değerlendirilir.

Bu biyografi, Vikipedi bilgilerinden yararlanılarak yapay zekâ desteğiyle hazırlanmıştır; hatalı bir bilgi görürseniz bize yazın.

Abdülhak Hamit Tarhan eserleri

Sitemizde Abdülhak Hamit Tarhan adına kayıtlı 4 eser; tam metinleri ve eski kelimelerin anlamlarıyla.

Abdülhak Hamit Tarhan şiirleri (4)