İçeriğe geç
2Wsözlük

Şiir

Makber

Abdülhak Hamit Tarhan · Abdülhak Hamit Tarhan kimdir?

Paylaş:WhatsAppXFacebookTelegram
Eyvah! Ne yer, ne yâr kaldı, Gönlüm dolu ah-u zâr kaldı. Şimdi buradaydı, gitti elden, Gitti ebede gelip ezelden. Ben gittim, o haksar kaldı, Bir köşede tarumar kaldı, Baki o enis-i dilden, eyvah, Beyrut'ta bir mezar kaldı. Bildir bana nerde, nerde Yarab, Kim attı beni bu derde Yarab? Nerde arayayım o dil rübayı, Kimden sorayım bi-nevayı? Derler ki unut o aşnayı, Gitti tutarak reh-i bekâyı, Sığsın mı hayale bu hakikat? Görsün mü gözüm bu macerayı? Sür'atle nasıl da değişti halim, Almaz bunu havsalam, hayalim. Çık Fatıma! Lahdden kıyam et, Yadımdaki haline devam et. Ketmetme bu razı, söyle bir söz, Ben isterim, ah, öyle bir söz. Güller gibi meyl-i ibtisam et, Dağ-ı dile çare bul, meram et. Bir tatlı bakışla, bir gülüşle, Eyyamı hayatımı temam et, Makber mi nedir şu gördüğüm yer? Ya böyle reva mı ey cay-ı dilber? Bir tecrübedir bu, hiledir bu.. Yok, mahvıma bir vesiledir bu.. Bak bak, ne değişmiş ol semenber!.. Gül çehresi, bak, ne yolda mugber... Nefrin, bu siyah bahta nefrin, Feryâd bu hale tâ-be-mahşer.. Yarab, bana bir melek ıyân et, Bir de beni öyle imtihan et: Doğsun göreyim o mâh yerden, Nûrun çıka ey İlâh yerden. Maksûd-ı hayatı dermiyân et, Ferdâ-yı beşer nedir, beyân et!. Ya fikrimi rûhuna kıl isâl Ya rûhumu hâkine revân et. Derdoldu mukim, çâre gitti, Guyâ vatanım kenâre gitti; Ben gurbet-i dâimide kaldım, Bir türbe-i bi-ümide kaldım. Ufkumdan o mâhpâre gitti, Bir matla'-ı şeb-nisâre gitti... Gördüm yüzünü misâl-i zulmet, Matla' ona bir sitâre gitti... Gördüm yüzünü türâb içinde, Geldim, aradım kitab içinde. Bir hâb gelir o, dideden dûr, Gitti diyemem mezara ol nûr. Bu sıfr nedir hisâb içinde?. Erkam ona inkılâb içinde. Bir hiçi-i zi-vücûd, yahut, Bir kabrdir ıztırâb içinde. (...)

Şiir açıklaması

“Makber”, mezar anlamına gelir; şiirin merkezinde anlatıcının sevgilisi Fatıma’nın ölümünden sonra yaşadığı büyük yas vardır. “Şimdi buradaydı, gitti elden” sözleri, sevilen kişinin yokluğuna inanmakta zorlanan bir sesi duyurur. Anlatıcı, geride kalan mezarı ve kendi yalnızlığını dile getirir; “Beyrut’ta bir mezar kaldı” dizesi de kaybın ardından elinde kalan şeyi vurgular. Yâr, yani sevgili, artık yanında değildir.

Şiirin önemli imgeleri mezar, toprak, karanlık ve gök cisimlerinin doğuşudur. Hatırlanan gül yüz ile toprağın içindeki beden arasındaki karşıtlık, ölümün yarattığı sarsıntıyı belirginleştirir. Anlatıcı, Fatıma’yı yeniden görmek ve onunla konuşmak ister; “Çık Fatıma! Lahdden kıyam et” diye seslenir. Buradaki kıyam, verilen sözlük tanımındaki gibi İslam inancına göre ölümden sonra yeniden dirilip ayağa kalkmadır. Bu çağrı, şiirde kavuşma özlemini ve kaybı kabullenemeyişi anlatır.

Anlatıcı Tanrı’ya sorular yöneltir, yaşadığı acının nedenini anlamaya çalışır ve bir çıkış yolu arar. “İmtihan” sözcüğü sınavı, “beyan” bildirmeyi, “isal” ise ulaştırmayı ifade eder; bu kelimelerin geçtiği dizelerde anlatıcı, hayatın anlamının kendisine açıklanmasını ve düşüncesinin sevdiğine ulaştırılmasını ister. Şiirin ana duygusu, ölüm karşısındaki derin keder ve özlemdir; ana düşüncesi ise sevilen kişinin yokluğunun insanın dünyasını nasıl altüst ettiğidir.

Açıklama, sözlükteki tanımlardan yararlanılarak yapay zekâ desteğiyle hazırlanmıştır.

Metindeki kelimelerin anlamları

cay
Yaz ayı, mevsimi.
devam
sürme, sürüp gitme, kesilmeme, bitmeme
makber
mezar
beyan
bildirme
imtihan
sınav
isal
Ulaştırma
zar
ince perde veya örtü
kıyam
İslam inancına göre, ölümden sonra yeniden dirilip ayağa kalkma.
matla
Gök cisimlerinin doğması
misal
örnek olarak alınabilen, gösterilen şey, örnek
zulmet
karanlık
hakikat
Alevîlik'te dört kapı kırk makam inancındaki kapılardan dördüncüsü
şeb
gece
hab
Uyku.
çare
bir sonuca varmak, ortadaki engelleri kaldırmak için tutulması gereken yol, çıkar yol, çözüm yolu
yâr
sevgili
ben
(kişi adılı): Teklik birinci kişiyi gösteren söz.

Metin: Vikikaynak · Kamu malı (telif süresi dolmuş eser)