Fıkra
Ben de Senin Gibi Düşünüyorum
Nasreddin Hoca
Fıkra açıklaması
Nasreddin Hoca, bahçeye gidip karpuz, kavun, havuç ve şalgamları kopararak çuvalına doldurur. Bahçıvan onu görünce burada ne aradığını sorar. Hoca, geceki güçlü fırtınanın kendisini oraya attığını söyler; ürünlerin nasıl kopup eline geldiğini de bu bahaneyle açıklar. Bahçıvan, onları çuvala kimin koyduğunu sorunca Hoca şaşırmış gibi yapar ve “Ben de sizin düşündüğünüz şeyi düşünüyorum” der.
Fıkranın nüktesi, Hoca’nın son soruya doğrudan cevap vermeyip bahçıvanın aklından geçeni paylaşıyormuş gibi konuşmasındadır. Böylece çuvalı kendisinin doldurduğunu üstü kapalı biçimde kabul eder. Fıkra, inandırıcı olmayan bahanelerin sorularla açığa çıkabileceğini ve kişinin davranışlarının sorumluluğundan kaçmasının kolay olmadığını gülümseterek anlatır.
Açıklama, sözlükteki tanımlardan yararlanılarak yapay zekâ desteğiyle hazırlanmıştır.
Metindeki kelimelerin anlamları
- bahçıvan
- bağ, bahçe, sera ve fidanlıklarda toprağı ekim ve dikime hazırlama, ağaç, sebze, fide, çiçek dikme, çim ekme ve bunların bakım işlerini yaparak bitkilerin yetişmesini sağlama bilgi ve becerisine sahip nitelikli kişi
- cevap
- Bir soruya, bir isteğe, bir söz, bir davranış veya yazıya verilen karşılık; yanıt
- havuç
- maydanozgillerden, koni biçimindeki etli kökü için sebze olarak yetiştirilen iki yıllık otsu kültür bitkisi ve bu bitkinin yenilen etli kökü, yeregeçen
- hoca
- İslam'da din görevlisi
- tam
- Amerikan doları, para birimi $
- hayret
- beklenmedik, garip bir şeyin sebep olduğu şaşkınlık, şaşırma
- ben
- (kişi adılı): Teklik birinci kişiyi gösteren söz.
- fırtına
- rüzgâr çizelgesinde hızı 34-40 deniz mili olan ve deniz kuvveti 8 ile gösterilen, yağmur ve kasırga getiren çok güçlü rüzgâr ve bu rüzgârın denizde veya kum çöllerinde meydana getirdiği dalgalanma
- oradan
- sözü edilen yerden
- giderek
- gittikçe.
- burada
- bu yerde, bunda
Metin: Vikikaynak · Kamu malı (telif süresi dolmuş eser)