İçeriğe geç
2Wsözlük

Fıkra

Bilenler Bilmeyenlere Anlatsın

Nasreddin Hoca

Paylaş:WhatsAppXFacebookTelegram
Hoca Nasreddin Efendi Akşehir'de bir gün vaaz için kürsüye çıkıp: — Ey mü'minler! Ben size ne söyleyeceğim bilir misiniz? Demiş. Cemaatin "Bilmeyiz" demeleriyle Hoca: — Siz bilmeyince ben size ne söyleyeyim, deyip kürsüden iner, bırakır gider. Yine bir gün kürsüye çıkıp evvelki sualini tekrar edince bu sefer de cemaat "Biliriz" derler. Hoca: — Madem ki biliyorsunuz, o surette benim söylemekliğime ne lüzum kalır? Der, yine çekilir gider. Cemaat hayrette kalarak: — Efendi bir daha kürsüye çıkarsa kimimiz bilir, diğer kimimiz bilmeyiz diyelim, diye karar verirler. Hoca yine bir gün kürsüye çıkıp ahaliye evvelki sualini tekrar ederek "Kimimiz biliriz, kimimiz bilmeyiz" cevabını alınca, ciddiyetine hiç halel getirmeyerek: — Ne kadar âlâ, öyle ise bileniniz bilmeyeninize anlatsın, demiş

Fıkra açıklaması

Fıkrada Hoca, kürsüye çıkıp dinleyenlere kendilerine ne söyleyeceğini bilip bilmediklerini sorar. Cemaat, yani aynı dinden olan topluluk, önce bilmediklerini söyler; Hoca da bilmeyenlere ne anlatacağını sorup gider. Soru yeniden geldiğinde bu kez herkes bildiğini söyleyince, anlatmasına gerek olmadığını belirtir. Böylece aynı soruya verilen iki zıt cevap da Hoca'nın konuşmaktan kaçınmasına yol açar.

Sonunda cemaat, bir kısmının bildiğini, bir kısmının bilmediğini söyler. Hoca'nın “Bileniniz bilmeyeninize anlatsın” sözü, sorunu pratik ve esprili biçimde çözer: Bilgi sahibi olanlar başkalarına aktarabilir. Fıkranın nüktesi, Hoca'nın sorumluluğu dinleyenlere bırakmasıdır. Verdiği ders, bilginin paylaşılması ve öğrenme işinde herkesin katkı sunmasıdır. Metindeki “ciddiyetine hiç halel getirmeyerek” ifadesi, ciddiyetinde bir bozulma olmadan demektir; bu da beklenmedik çözümün komikliğini artırır.

Açıklama, sözlükteki tanımlardan yararlanılarak yapay zekâ desteğiyle hazırlanmıştır.

Metindeki kelimelerin anlamları

halel
Bozma, bozukluk
hoca
İslam'da din görevlisi
tekrar
Aynı olayın, işin, hareketin yeniden ortaya çıkışı, tekrarlanması
ben
(kişi adılı): Teklik birinci kişiyi gösteren söz.
misiniz
2. çoğul şahıs gelecek/geniş/şimdiki zaman soru eki
cemaat
bir dinden veya bir soydan olanların topluluğu

Metin: Vikikaynak · Kamu malı (telif süresi dolmuş eser)