İçeriğe geç
2Wsözlük

Fıkra

Bu Mümkün Değil

Nasreddin Hoca

Paylaş:WhatsAppXFacebookTelegram
Hoca, bir ara, zeytin satmaya heveslenmiş. Bir küfe zeytin alarak pazarda satmaya başlamış. Kadının biri zeytin küfesine yaklaşıp fiyatını sormuş ve zeytini pahalı bulmuş. Hoca: – Hele bir tane ye de tadına bak, demiş. Kadın: – Baksam ve beğensem bile peşin para ile alacak değilim. deyince, Hoca: – Canım sen yabancı mısın? Rahmetli kocanla dostluğumuz vardı. Ne olacak, sonra verirsin parasını! Lakin şu zeytinden bir tane tat da gör, demiş. Kadın ise nazlanmakta devam etmiş: – İmkânsız, bugün oruçluyum. Üç yıl önce Ramazanda hastalanmıştım da bir hafta oruç tutamamıştım. Bugünlerde o borcumu ödüyorum. Bu söz üzerine Hoca, başını sallamış: – Haydi, güle güle git! Ben vazgeçtim bu alışverişten. Zira Allah'a olan borcunu üç yıl sonra ödeyen bir kimse, kulun zeytin borcunu kim bilir ne zaman verir!

Fıkra açıklaması

Nasreddin Hoca pazarda zeytin satarken bir kadın fiyatı pahalı bulur. Hoca, zeytinden tatmasını ve parasını sonra vermesini önerir; aralarında dostluk bulunduğunu söyler. Kadın, bugün oruçlu olduğu için tadamayacağını, üç yıl önce hastayken tutamadığı oruçları şimdi ödediğini anlatır. Bunun üzerine Hoca alışverişten vazgeçer.

Fıkranın nüktesi, Hoca’nın kadının oruç borcunu yıllar sonra ödediğini duyunca zeytin parasını da çok geç alabileceğini düşünmesidir. “Zira” sözü “çünkü” anlamındadır ve Hoca’nın bu düşüncesini gerekçelendirir. Fıkra, iki ayrı borcun aynı olmadığını düşündürür; güldürü, Hoca’nın kadının sözünden hareketle ödeme konusunda kuşkuya düşmesinden doğar. Ana düşünce, alışverişte güvenin ve verilen sözlerin önemidir; anlatı kadını kesin olarak güvenilmez ilan etmekten çok, Hoca’nın esprili çıkarımını öne çıkarır.

Açıklama, sözlükteki tanımlardan yararlanılarak yapay zekâ desteğiyle hazırlanmıştır.

Metindeki kelimelerin anlamları

devam
sürme, sürüp gitme, kesilmeme, bitmeme
zira
çünkü
hoca
İslam'da din görevlisi
tane
Herhangi bir sayıda olan şey; adet, kıta, parça
hafta
Birbiri ardınca gelen yedi günlük dönem.
para
devletçe bastırılan, üzerinde kıymeti yazılı kâğıt veya metalden ödeme aracı
ben
(kişi adılı): Teklik birinci kişiyi gösteren söz.
alacak
bir hesap gereğince daha alınmamış olan para, mal vb. şey, matlup, verecek karşıtı
imkansız
imkânsız kavramının yanlış kullanımı
üzerine
üstüne

Metin: Vikikaynak · Kamu malı (telif süresi dolmuş eser)