Fıkra
Gülmez Sultan
Nasreddin Hoca
Fıkra açıklaması
Fıkrada Nasreddin Hoca, eve döndüğünde karısını yine asık suratlı bulur ve bu huyundan vazgeçmesini ister. Karısı, komşularının cenaze evine başsağlığı dilemeye gittiğini, yani ölen kişinin yakınlarına ilgi ve yakınlık gösterdiğini söyler. Cenaze evinden gelen birinin gülmemesini gerekçe göstererek yüzünün asık olmasını açıklar.
Hoca, “Ben senin düğün evinden geldiğin zamanı da bilirim,” diyerek bu bahaneyi boşa çıkarır: Karısı düğün gibi neşeli bir ortamdan geldiğinde de gülmemiştir. Fıkranın nüktesi, Hoca’nın bu karşılaştırmasıyla ortaya çıkar. Böylece karısının gülmeme hâlinin yalnızca cenaze evine gitmesiyle açıklanamayacağını gösterir. Fıkra, alışkanlıkları ve tutarsız bahaneleri mizahla eleştirir.
Açıklama, sözlükteki tanımlardan yararlanılarak yapay zekâ desteğiyle hazırlanmıştır.
Metindeki kelimelerin anlamları
- bahane
- bir şeyin gerçek sebebi gizlenerek ileri sürülen uydurma sebep
- hoca
- İslam'da din görevlisi
- kere
- kez, yol, defa, sefer
- hep
- hiçbiri dışta tutulmamak veya eksik olmamak üzere, bütün, tüm olarak
- her
- önüne geldiği ismin benzerlerini "teker teker hepsi, birer birer hepsi, birer birer tamamı" anlamıyla kapsayacak şekilde genelleştiren söz
- ben
- (kişi adılı): Teklik birinci kişiyi gösteren söz.
- yüzünden
- -den ötürü, -den dolayı, sebebiyle
- başsağlığı
- (mecaz) ölen kimsenin yakınlarına ilgi ve yakınlık gösterme
- cenaze
- kefenlenip tabuta konmuş, gömülmeye hazırlanmış insan ölüsü
- bulmak
- arayarak veya aramadan, bir şeyle, bir kişi ile karşılaşmak
- gülmek
- İnsanın, hoşuna veya tuhafına giden olaylar veya durumlar karşısında, genellikle sesli bir biçimde duygusunu açığa vurması.
Metin: Vikikaynak · Kamu malı (telif süresi dolmuş eser)