İçeriğe geç
2Wsözlük

Fıkra

Gülmez Sultan

Nasreddin Hoca

Paylaş:WhatsAppXFacebookTelegram
Nasreddin Hoca'nın karısı, hep asık suratlıymış. Gülmek nedir hiç bilmezmiş. Hoca pek çok kere ona bu sevimsiz huyunu terk etmesi için ricada bulunmuş, ama bir türlü yüzünü güler hale getirememiş. Bir akşam yorgunluktan bitkin bir halde eve dönen Hoca, kapıyı çalmış. Karısı her zamanki gibi asık suratla onu karşılamış. Nasreddin Hoca: – Nedir bu suratın? Yüzünden düşen bin parça oluyor. Bu gülmez sultanlıktan ne zaman vazgeçeceksin, diye karısına söylenmeye başlamış. Kadın kendine bir bahane bulmak için: – Komşularımızdan bir kadın öldü de, ailesine başsağlığı dilemeye gittim. Cenaze evinden gelen kimse gülmez ki, demiş. Hoca bu bahanenin geçersiz olduğunu şu sözlerle ifade etmiş: – Haydi, haydi! Ben senin düğün evinden geldiğin zamanı da bilirim.

Fıkra açıklaması

Fıkrada Nasreddin Hoca, eve döndüğünde karısını yine asık suratlı bulur ve bu huyundan vazgeçmesini ister. Karısı, komşularının cenaze evine başsağlığı dilemeye gittiğini, yani ölen kişinin yakınlarına ilgi ve yakınlık gösterdiğini söyler. Cenaze evinden gelen birinin gülmemesini gerekçe göstererek yüzünün asık olmasını açıklar.

Hoca, “Ben senin düğün evinden geldiğin zamanı da bilirim,” diyerek bu bahaneyi boşa çıkarır: Karısı düğün gibi neşeli bir ortamdan geldiğinde de gülmemiştir. Fıkranın nüktesi, Hoca’nın bu karşılaştırmasıyla ortaya çıkar. Böylece karısının gülmeme hâlinin yalnızca cenaze evine gitmesiyle açıklanamayacağını gösterir. Fıkra, alışkanlıkları ve tutarsız bahaneleri mizahla eleştirir.

Açıklama, sözlükteki tanımlardan yararlanılarak yapay zekâ desteğiyle hazırlanmıştır.

Metindeki kelimelerin anlamları

bahane
bir şeyin gerçek sebebi gizlenerek ileri sürülen uydurma sebep
hoca
İslam'da din görevlisi
kere
kez, yol, defa, sefer
hep
hiçbiri dışta tutulmamak veya eksik olmamak üzere, bütün, tüm olarak
her
önüne geldiği ismin benzerlerini "teker teker hepsi, birer birer hepsi, birer birer tamamı" anlamıyla kapsayacak şekilde genelleştiren söz
ben
(kişi adılı): Teklik birinci kişiyi gösteren söz.
yüzünden
-den ötürü, -den dolayı, sebebiyle
başsağlığı
(mecaz) ölen kimsenin yakınlarına ilgi ve yakınlık gösterme
cenaze
kefenlenip tabuta konmuş, gömülmeye hazırlanmış insan ölüsü
bulmak
arayarak veya aramadan, bir şeyle, bir kişi ile karşılaşmak
gülmek
İnsanın, hoşuna veya tuhafına giden olaylar veya durumlar karşısında, genellikle sesli bir biçimde duygusunu açığa vurması.

Metin: Vikikaynak · Kamu malı (telif süresi dolmuş eser)