Atasözleri
Uzun deneyimlerin ürünü olan, öğüt veren ve kuşaktan kuşağa aktarılan kalıplaşmış sözler.
2.669 madde
- bin dost az, bir düşman çokatasözüNe kadar çok dostun olursa olsun bundan sana zarar gelmez. Ancak bir düşmanın bile olsa hep tehlike içinde yazarsın.
- bin işçi, bir başçıatasözüBir işin planını çizen, programını izleyen, düzenli olarak gerçekleşme yolunu gösteren birbaş bulunmadıkça, ne kadar çok işçi çalışırsa çalışsın, iş başarı ile yürütülemez.
- bin kişi değmez bir kişi, bir kişi değer bin kişiatasözüToplum içinde bir değerli kişinin yaptığı işi yapamayan bin kişi de vardır; bin kişininbaşarabileceği işi tek başına yapabilen kişi de.
- bin merak, bir borç ödemezatasözüBorcu ödemek için tasalanmanın faydası yoktur; ödeme yollarını aramak gerekir.
- bin nasihatten bir musibet yeğdiratasözü"Yanlış bir yol tutmuş kimi insanlar vardır ki, onlara ne kadar çok öğüt verirsen ver, tuttukları yanlış yoldan çevirmekte olan bu öğütler bir fayda temin etmez. Ama takip ettiği yanlış yolda başına gelen bir felaket, onu doğru yola getirmekte daha etkili olur. Çünkü kötü tecrübelerin öğretme gücü oldukça büyüktür" anlamında bir söz.
- bin tasa bir borç ödemezatasözüBorç,üzülerek değil, ödeyerek biter,bunun için çalışmak gerekir.
- bin ölç, bir biç.atasözüBir işi yapmadan önce veya bir şey söylemeden önce düşünüp, tartıp öyle hareket etmekoçll iiü
- binde bir gelinen yere gül döşerler, her gün gelinen yere kül döşerleratasözüSeyrek gelen konuk özel ilgi görür; sürekli gelen kişiye zamanla aynı özen gösterilmeyebilir.
- binin yarısı beş yüz o da ben de yokatasözüDüşünceli kimseleri avutmak için söylenir.
- bir abam var atarım nerede olsa yatarımatasözüAzla yetinen ve fazla mala ya da rahatlığa ihtiyaç duymayan kişi, her koşulda yaşayabilir.
- bir adama kırk gün ne dersen o oluratasözüSürekli telkinle bir kişinin bilinçaltına birtakım inançlar, duygular yerleştirilebilir.
- bir adamın adı çıkacağına canı çıksınatasözüAdı kötüye çıkan kişi, kötü olmasa bile, bu kamu yargısını kolay kolay düzeltemez. Nerede adı anılsa, hiçbir araştırma yapılmadan, hemen kötülüğü ortaya atılır. Bu durumdaki kimse ölmeyi yeğler mi yeğler.
- bir adamın karısı onun yarısıdıratasözüEşlerin hayatı ve sorumlulukları paylaştığını, karı kocanın birbirini tamamladığını anlatır.
- bir adamın sözü bir adama kolayatasözüBir kişinin, hoşa gitmeyecek bir sözünü başkasına iletme görevini üstlenen, bu sözleri aktarırken kendisinin tarafsız olduğunu, sadece bir aracılık yaptığını bu anlatımla belirtir.
- bir ambar buğdayın örneği bir avuçturatasözüBir bütünün küçük bir parçasını incelemek, tümü üzerinde yargıya varmaya yeter.
- bir avuç altının olacağına bir avuç toprağın olsunatasözüAltın, yani para, harcanan ve tükenen bir maldır. Ancak toprak, harcanıp tükenen bir mal değildir. Yerinde duran, sürekli olarak ürün veren ve para getiren bir maldır.
- bir ağacın gölgesinde bir sürü yataratasözüİyiliksever, bilgili, varlıklı kimselerden pek çok kişi yararlanır.
- bir ağaçta gül de biter, diken deatasözüBir ocaktan iyi insan da yetişir, kötü insan da.
- bir ağaçtan okluk da çıkar, bokluk daatasözüAynı aileden iyi adam da çıkar, kötü adam da.
- bir ağızdan çıkan bin ağza yayılıratasözüSöylenen söz başkalarına aktarılır ve kısa sürede geniş çevrelere ulaşabilir.
- bir ağızdan çıkan bin ağıza yayılıratasözüBir kişi, yayılmasını istemediği bir durumu kimseye söylememelidir. Söylerse, -gizli kalmasını istediği şey dilden dile dolaşarak toplum içine yayılır.
- bir baba dokuz evladı besler, dokuz evlat bir babayı beslemezatasözüÇok çocuğu olan baba, her çocuk babasına bakılmasını ötekinden beklediği için sıkıntıda kalır.
- bir baba dokuz oğlu besler, dokuz oğul bir babayı beslemezatasözüBaba, ne kadar çok çocuğu olursa olsun hepsini yetiştirmek için gereken bütün özveridebulunur. Ancak çocuklar para kazanmaya başladıktan sonra -birçok kardeş de olsalar- yoksuldüşen babaları için, kendi paylarına düşen küçük bir yardımı yapmazlar.
- bir baş soğan bir kazanı kokuturatasözüKötü bir kişi, bir davranış, veya bir söz, büyük bir topluluğun havasını bozar.
- bir başa bir göz yeteratasözüNimet ne kadar bol olsa o kadar hoşa gider; geri çevrilmez. Ama bunun hepsi zorunlugereksemeleri karşılayan şeyler değildir. Birçoğu fazladan denilebilecek şeylerdir. Bunun -gerçek gereksemeyi karşıladığı için- vazgeçilemeyecek bir miktarı vardır. Azla yetinmeyibilenler bu miktarı yeter görürler.
- bir bulutla kış gelmezatasözüTek bir belirti ya da olay, büyük bir değişikliğin kesinlikle gerçekleşeceğini göstermez.
- bir bütün bir yarımdan iyidiratasözüEldeki bütün bir şey, daha fazlasını elde etme umuduyla yarım kalmış bir şeyden iyidir.
- bir dalın gölgesinde bin koyun eğleniratasözüGüçlü ve koruyucu bir kişinin sağladığı olanaklardan birçok kişi yararlanabilir.
- bir deli kuyuya bir taş atar, kırk akıllı çıkaramazatasözüKimi vakit bir kimsenin yaptığı yersiz bir iş, birçok kimse tarafından düzeltilemez.
- bir deli kuyuya taş atmış, kırk akıllı çıkaramamışatasözüKimi zaman bir kişi öyle delice bir iş yapar ki birçok akıllı kimseler bir araya gelerek düşünür, çalışırlar da durumu düzeltemezler.