Atasözleri
Uzun deneyimlerin ürünü olan, öğüt veren ve kuşaktan kuşağa aktarılan kalıplaşmış sözler.
2.437 madde
- malın iyisi boğazdan geçeratasözüMalın işe yaraması, sahibinin onu kullanabilmesi, yiyebilmesi ile olur. Kişi malını yiyemedikten sonra o mal neye yarar?
- malını yemesini bilmeyen zengin her gün züğürttüratasözü"Züğürt kimse parası olmadığı için zorluk içindedir. Parasını yiyemeyen kimseler ise paraları olduğu halde bu yokluğu çekenlerdir" anlamında bir söz.
- marifet iltifata tabidiratasözü"Başarılı bir kimse, desteklenir, takdir edilir, övülürse daha iyi işler yapar" anlamında kullanılan bir söz.
- mart ayların çingenesidiratasözüÖteki aylardan her birinin bir kişiliği, bir soyluluğu vardır. Mart ise soysuz, güvenilmez, neyapacağı bilinmez kişilere benzer.
- mart ayı, dert ayıatasözü"Kış ile ilkbahar arasındaki geçiş dönemi olduğu için insanlar hastalıklara daha kolay yakalanırlar" anlamında bir söz.
- mart dokuzunda çıra yak, bağ budaatasözüMartın dokuzu (yeni takvime göre 22'si) olunca bağların her halde budanması gerektir. Bu iş,gündüz yetiştirilemezse gece çıra ışığında yapılmaya değecek kadar önemlidir.
- mart yağar, nisan övünür; nisan yağar, insan övünüratasözüMartta yağan yağmurla ekinler nisanda gelişir. Nisanda yağan yağmurla başaklar olgunlaşır,dolgunlaşır. Bu da karnı doyanları sevindirir.
- mart çıkmadıkça dert çıkmazatasözüKış hastalıkları, mart sona ermedikçe bitmez.
- martta sürmez, eylülde ekmezsen sabanı bırakatasözüÇiftçi, işlerini zamanında yapmazsa ürün alamaz. Bu gibi kimseler üstesinden gelemedikleriçiftçiliği bırakmalıdırlar.
- martta tezek kuruya, nisanda seller yürüyeatasözüMart ayının kurak, nisan ayının yağışlı olması, çiftçinin yüzünü güldürür.
- martta yağmasın, nisanda dinmesinatasözüEkin için, martta yağmur yağması zararlı, nisanda çok yağması yararlıdır.
- mayasız yoğurt tutmazatasözüÇok para kazanabilmek için, az da olsa, elde bir sermaye olması gerekir.
- maymun yoğurdu yemiş, artığını ayının yüzüne sürmüşatasözüKurnaz kimse, işlediği suçu başkasının, hele bön birinin üstüne yıkmasını bilir.
- mazlumun ahı, indirir şahıatasözüGüçlü kimse zulmetmemelidir. Zulmeden her halde yıkıma uğrar. Zulüm gören kimsenin bedduası, padişahı tahtından indirir.
- maşa varken elini ateşe sokmaatasözüBaşka birine yaptırabileceğin tehlikeli işe kendin girişme.
- meramın elinden bir şey kurtulmazatasözüBir işi yapmaya azmeden ve ona dört elle sarılan kişi her halde başarıya ulaşır.
- merdiven ayak ayak çıkılıratasözüEn yüksek yere, yavaş yavaş yükselerek çıkılır.
- merhametten maraz doğaratasözüKimi kişiler, kendilerine acıyıp iyilik edenlerin başını derde sokarlar ya da bu iyiliği kötüye kullanırlar.
- meyhaneciden kefil istemişler, bozacıyı göstermişatasözü"Toplumda uygunsuz işleri yapanlar kendi haklılıklarını, benzer kişileri göstererek savunmaya çalışırlar." anlamında bir söz.
- meyhaneciden şahit istemişler bozacıyı göstermişatasözüUygunsuz iş yapan kimse, haklı olduğunu göstermek için kendisine benzeyen birini tanık gösterir.
- meyil verme evliye, eve gider unuturatasözüEvlenmek isteyenlere öğüt...
- meyve veren ağaç taşlanıratasözüToplumda bir konum edinmiş, bilgili, becerikli ve başarılı kişiler kıskanılır, eleştiri ve saldırılara maruz kalır.
- mezar taşı ile övünülmezatasözüKişi, geçmişteki atalarıyla değil, ancak kendi değeri ile övünebilir.
- minare de doğru, ama içi eğriatasözüDoğru görünen nice kişiler vardır ki iç yüzlerini bilenlerden nasıl düzenbaz ve hain oldukları öğrenilir.
- minareyi yaptırmayan yerden bitmiş sanıratasözüDeğerli, önemli hiçbir iş yapmamış olanlar, yapılmış olan büyük, önemli işleri kendiliğinden oluvermiş sanırlar.
- miras helal, hele al demişleratasözüMiras, mirasçının hakkıdır. Ama alabilirse...
- miri malı balık kılçığıdır, yutulmazatasözüDevlet malını kendine mal etmek çok zordur. Birçok engeller buna olanak vermez. Verse de bu mal rahatça kullanılamaz ve günün birinde hesabı sorulur.
- misafir ev sahibinin kuzusuduratasözüKonuk; yemek, gezmek, eğlenmek, yatmak vb. konularda ev sahibinin çizdiği programa uymak zorundadır.
- misafir kısmeti ile geliratasözüEv sahibi konuğu yük saymaz. Konuğun geldiği o evde yiyecek bulunur; ya da beklenmedik bir yerden o sırada yiyecek gelir. Misafirin kısmetini Tanrı'nın göndermiş olduğuna inanılır.
- misafir misafiri istemez, ev sahibi ikisini deatasözüMisafir, gittiği yere başka bir misafirin gelmesini istemez. İster ki bütün ağırlamalar yalnız kendisi için olsun. Ev sahibi ise her misafire ayrı ayrı hizmet etmeyi borç bilir, ama hiç misafir gelmese de rahatım bozulmasa diye düşünür.