Atasözleri
Uzun deneyimlerin ürünü olan, öğüt veren ve kuşaktan kuşağa aktarılan kalıplaşmış sözler.
2.437 madde
- nerede birlik, orada dirlikatasözüAralarında duygu ve düşünce birliği bulunan topluluklar, dirlik ve düzenlik içinde yaşarlar.
- nerede hareket, orada bereketatasözü"Çalışmanın çok olduğu yerde,bu çalışmaların sonucu olan ürünler de çok olur" anlamında bir söz.
- neren ağrırsa canın ordaatasözüCan dediğimiz yaşam simgesinin bedenimizde belli bir yeri yoktur. Ancak bedenimizin bir yeri ağrıyınca can orada kendini gösterir.
- nereye gitsen okka dört yüz dirhematasözüBir mal kimi yerde daha ucuzdur, ama düşük niteliktedir. Kimi kişilerin gündeliği az, kimininki çoktur. Dikkat edilirse işleri de ona göre hafif ya da ağırdır; kaba saba ya da uzmanlık işidir. Özet olarak ölçü her yerde birdir.
- nikâhta keramet vardıratasözüEvlenmeleri söz konusu olanların anlaşabilip anlaşamayacaklarını pek düşünmeyiniz. Nikâh, onları sevgi bağıyla birbirlerine bağlayacaktır.
- nisan yağar sap olur, mayıs yağar çeç oluratasözüNisan yağmuru ekinlerin sapını geliştirir. Mayıs yağmuru başakların dolgunlaşmasına yarar.
- nisanda rahmet yağmaz buğday yağaratasözüNisan yağmuru ekinlere yarar
- niyet hayır, akıbet hayıratasözüİyi niyetle girişilen işin sonu hayırlı olur.
- od yok ocak yokatasözüElde avuçta bir şey olmadığı zamanlarda kullanılan söz.
- oduncunun gözü omçadaatasözüHerkes işine yarayan şeye göz diker; onu elde etmenin yolunu arar.
- oduncunun gözü ormandaatasözü"Bütün insanlar kendi işlerine yarayan şeylerle çok yakından ilgilenirler" anlamında bir söz.
- olacakla öleceğe çare bulunmazatasözüÖlüm gibi kaderde olan şeyler önlenemez.
- olacakla öleceğe çare yokturifade"İnsanların yaşam boyu karşılaşacakları ne varsa doğarken belli olur ama kişi bunu bilmez.Başımıza gelen ve elimizde olmayan sebeplerle oluşan olaylara çok üzülmemek gerekir" anlamında bir söz.
- olan dört bağlar, olmayan dert bağlaratasözüZengin giyinir, kuşanır, istediği gibi yaşar. Fakir ise yoksulluğun acısını çeker.
- olgaç oğlak bokundan betli oluratasözüÇocuğun gelişmişliği genel tutumundan, işin gelişmişliği vermekte olduğu üründen anlaşılır.
- olmaz olmaz deme, olmaz olmazatasözüHiçbir şey için olmaz deme. Dünyada olmayacak şey yoktur.
- olsa ile bulsayı ekmişler, yel ile yuf bitmişatasözüŞu iş şöyle olsa, bu iş böyle olsa diye dilemekle istediğimiz sonuca varamayız. Elde etmek istediğimiz sonucu dilekle değil, çalışmakla gerçekleştirmeliyiz.
- olursan kazık olma, tokmak olatasözüİlişkilerinde ezilen değil ezen olmayı yeğle.
- on beşindeki kız, ya erde gerek ya yerdeatasözüKız on beş yaşına ulaştı mı evlendirilmelidir. Evlendirilmezse anneyi, babayı güç durumda bırakacak çok üzücü olaylar çıkabilir. Böyle olacağına kızın ölmesi daha iyidir. Türk Dil Kurumu aldığı kararla bu atasözünü sözlükten çıkarmıştır.
- on ceviz alsan ikisi çürük çıkaratasözüYüzde yüz saf nesne bulmak kolay değildir. Kazançların giderleri ve zararları, ürünlerin
- on para on arslanın ağzındaatasözüŞimdi para kazanmak çok güçleşti. En küçük kazanç, pek çok didişmeden, çalışmadan sonraelde edilebiliyor.
- onmadık hacıyı deve üstünde yılan sokaratasözüÜlküsünü gerçekleştirmesi mukadder olmayan
- onmadık yılın yağmuru harman vakti yağaratasözüZamanında olsa büyük yarar sağlayacak olan durum, zamanı geçtikten sonra gerçekleşirse zarar bile verebilir.
- orman olur da domuz olmaz mı?atasözüElverişli bir ortamdan elbette çıkar sağlayanlar bulunur.
- orospu tövbe tutmazatasözüKötü bir şeye alışmış olan kimse bundan vazgeçmeye söz verse de sözünde durmaz.
- orospuya surat gerekatasözüBeğenilmesi söz konusu olan şey, güzel görünüşlü olmalıdır.
- ortak atın beli sakat oluratasözüHer ortak, daha çok yararlanmaya çalışacağından ortaklık malını
- ortak gemisi yürümüş, elti gemisi yürümemişatasözüBir erkeğin iki karısı birbirleriyle geçinebilirler de iki kardeşin karıları anlaşamazlar.
- ortaklık öküzden başka buzağı yeğdiratasözüKişinin ortaklık önemli malı olmasından, yalnız kendisinin azıcık malı bulunması daha iyidir.
- osmanlının ayağı üzengide gerekatasözüJandarma görevlileri baş kaldıranları, askerler düşmanı ezmek için atlarından inmemek ve bunların peşini bırakmamak zorundadırlar.