Atasözleri
Uzun deneyimlerin ürünü olan, öğüt veren ve kuşaktan kuşağa aktarılan kalıplaşmış sözler.
2.437 madde
- sevenin kuluyum , sevmeyenin sultanıatasözüSizi sevenlere kul gibi hizmet ediniz. Sevmeyenlere yüz vermeyiniz, yüksekten bakınız.
- sevip dostuna, boşanıp kocana varmaatasözüBir kadın, töre dışı sevdiği kimseye varmamalıdır. Çünkü bu adam; kendisi gibi başkasıyla da sevişti, ya da sevişir diye kadına karşı içinde sürekli bir kuşku duyar. Bu da evlenenler için geçimsizlik kaynağı olur. Kadın, boşandığı kimse ile yeniden evlenmemelidir. Çünkü boşanmanın nedeni olan eski anlaşmazlıklar yeniden baş gösterir.
- seyrek git sen dostuna, kalksın ayak üstüneatasözüKişi dostuna sık sık giderse çok sıcak karşılanmaz. Seyrek giderse büyük sevgi ile karşılanır.
- sikemeyeceği eşeğe ot vermezatasözü"Menfati olmadan iş yapmaz" anlamında kullanılan bir söz.
- sinek küçüktür ama mide bulandırıratasözüKirli şeylerle bir arada bulunan nesneyi -ne kadar ufak olursa olsun ve ne kadar zararsız görünürse görünsün- içimiz almaz.
- sinek pekmezciyi tanıratasözüİşini bilen kişi, yararlanacağı kimseyi bilir.
- sirkesini, sarmısağını sayan paçayı yiyemezatasözüKüçük sakıncalarını düşünerek bir işe girişmeyen kişi, o işin kazançlarından yoksun kalır.
- siyah inekten beyaz süt sağılıratasözüGörünüşe değil özdeki cevhere bakılmalıdır. Görünüşü beğenilecek gibi olmayan öyle kişiler vardır ki değerlerine paha biçilemez.
- sofu soğan yemez, bulunca sapını komazatasözüHoşa gitmeyen işlere yönelmez gibi görünen öyle kişiler vardır ki bu işlere girişince en aşırı yolu tutarlar.
- son gülen iyi güleratasözüBir konunun üzülecek ve sevinilecek durumu kalmayınca dertler biter ve hep sevinilir.
- son pişmanlık fayda vermezatasözüİyice düşünülmeden yapılan iş, çok kez insanı zarara ya da geri dönemeyeceği bir çıkmaza sokar. O zaman pişman olmak da işe yaramaz.
- sona kalan dona kalıratasözüYapılacak bir işi hemen yapmayıp geciktiren kişi zarar eder. Örneğin bir şeyden birçok kimse yararlanacaksa daha önce davrananlar seçer, seçer alırlar; geriye döküntüleri kalır. Belki de hiç kalmaz.
- sonradan gelen devlet devlet değildiratasözüKişi gençliğinde zengin olmalıdır ki bunu gereği gibi kullansın. İş göremeyeceği bir yaşta gelen zenginlik neye yarar?
- sonradan gelenin evi uç, tarlası kıraç oluratasözüHerkesin pay alabileceği bir işi yapmakta erken davrananlar, en kazançlı parçaları ele geçirirler. Gecikenlere önemsiz parçalar kalır.
- sonradan imam olanın camiye sığmaz sesi; sonradan kadın olanın hamama sığmazatasözüSonradan görmüş olanlar, alışılmışın dışında gösteriş meraklısı olurlar. Kendilerini olduklarından daha üstün göstermeye çalışırlar.
- sora sora Bağdat bulunuratasözüİnsan sora sora çok uzak yerleri bile bulur.
- soran yanılmamışatasözüİnsan bir işi yaparken karşısına bilmediği birçok şey çıkar. Bunları doğru, yanlış demedenyapmamalı, bilenlere sorup öğrendikten sonra yapmalıdır. Biliyorum sandığı işlerde deyanılabilir. Onlar için de bilenlerin düşüncesini alırsa yanılmayı önlemiş ve boş yere yorulmamışolur.ve daha iyi öğrenmek için sorup araştırma mız gerekir ve böylece yanılmaz yprulmamız azalır
- sorma kişinin aslını, sohbetinden bellidiratasözüBir kimsenin kimliğini öğrenmek için soyunu sopunu sormanın gereği yoktur. Konuşup görüşmesinden nasıl bir insan olduğu anlaşılır.
- soy asma, soyuna çekeratasözüTemiz soydan gelen kişi, her durumuyla soyluluğunu gösterir.
- soydur çekeratasözüHer canlı az çok soyuna çeker. Kötü soydan gelmişse kendisinde de bu kötülükten bir iz bulunur.
- soğuk; kırk kat keçe, ben ondan geçe; bir kat deri, ben ondan geri demişatasözüBir kat deri giysi, kat kat yün giysiden daha çok sıcak tutar.
- su akar yolunu buluratasözüBir insan eğer hayatta bir şeyler yapmak istiyorsa elbette yapar.
- su aktığı yere akaratasözüDaha önce bize yararı dokunmuş olan güzel bir durum, bugün bulunmasa bile yarın yine ortaya çıkar.
- su başından kesiliratasözüBir işi, kimsenin karışamayacağı ve bozamayacağı biçimde bitirmek için yetkili kişilerin en büyüğü ile görüşüp anlaşmak gerektir.
- su bulanmayınca durulmazatasözüBir konu, türlü çekişmelerden sonra aydınlığa kavuşur, yoluna girer.
- su bulununca teyemmüm bozuluratasözüEle geçmeyen güzel bir şeyin yerine, ister istemez ona benzeyen başka bir şey kullanılır.Ama aranan şey ele geçince, benzerinin değeri kalmaz.
- su içene yılan bile dokunmazatasözüSu içen kimseye dokunulmamalıdır; düşman olsa bile.
- su küçüğün, sofra büyüğünatasözüSu, büyüklerden önce küçüklere verilmelidir. Çocuklar istedikleri kadar su içebilirler. Ancak çocukların sofradaki her şeyi yemelerine izin verilmemelidir.
- su testisi su yolunda kırılıratasözüBir kişi, ya da şey, hangi amaca hizmet ediyorsa o uğurda bir kazaya uğrar, yok olur.
- su uyur, düşman uyumazatasözüDurmadan akan suya uyuyor denilebilir de sesi çıkmayan, kıpırdamayan düşmana uyuyor denilemez. Fırsat beklemektedir.