Ünlü söz
“Cumhuriyet, ahlâkî fazilete dayanan bir idaredir. Cumhuriyet fazilettir. Sultanlık, korku ve tehdide dayanan bir idaredir. Cumhuriyet idaresi faziletli ve namuslu insanlar yetiştirir. Sultanlık, korkuya ve tehdide dayandığı için korkak, alçak, sefil ve rezil insanlar yetiştirir. Aradaki fark bunlardan ibarettir.”
— Mustafa Kemal Atatürk (1881 – 1938)
Ne anlatıyor?
Atatürk bu sözde cumhuriyet ile monarşi arasındaki farkı yalnızca bir yönetim biçimi değişikliği olarak değil, ahlaki ve insani sonuçları bakımından ele alır. Cumhuriyeti 'fazilet' olarak nitelendirmesi, onun özünde korkuya değil, ahlaki değerlere dayandığını gösterir. Bireyin kendi özgür iradesiyle, sorumluluk duygusuyla ve ahlaki doğrularla hareket ettiği bir toplum düzeni öngörür.
Buna karşılık sultanlık, yani tek kişinin egemenliğine dayanan yönetim, otoritesini korku ve tehdit üzerine kurar. Atatürk'e göre bu tür bir yönetim, insanı yalnızca baskı altında tutmakla kalmaz; aynı zamanda onun karakterini de bozar. Korkuyla yönetilen insanlar zamanla korkak, itaatkâr, çıkarcı ve değersiz davranışlara yönelirler. Söz, yönetim biçimlerinin bireylerin ahlaki gelişimini doğrudan etkilediği fikrine dayanır.
Sonuç olarak Atatürk, cumhuriyeti yalnızca bir siyaset tercihi olarak değil, ahlaki bir zorunluluk olarak da savunur. Ona göre özgür ve sorumlu bireyler yetiştiren yönetim 'faziletli' insanlar ortaya çıkarırken, korkuya dayalı yönetim 'sefil ve rezil' karakterler üretir. Bu nedenle cumhuriyet ile sultanlık arasındaki fark, insana verdiği değer ve toplumun ahlaki niteliği bakımından temelden ayrışır.
Hangi bağlamda söylendi?
Bu sözün hangi bağlamda ve ne zaman söylendiği güvenilir kaynaklarda belgelenmemiş; bu yüzden tahmin yürütmüyoruz.
Kaynak
- Kaynak bağlantısı: https://tr.wikiquote.org/wiki/Mustafa_Kemal_Atat%C3%BCrk
- Özgün metin lisansı: CC BY-SA 4.0 — Wikiquote
Türkçe çeviri ve yorum 2W’nin özgün çalışmasıdır; yapay zekâ desteğiyle hazırlanmıştır. Hata görürseniz bize bildirin.
Konular
İlgili sözler
“Asırlardan beri Türkiye'yi idare edenler çok şeyler düşünmüşlerdir; fakat yalnız bir şeyi düşünmemişlerdir: Türkiye'yi!.. Bu düşüncesizlik yüzünden Türk vatanının, Türk milletinin uğradığı zararları ancak bir tarzda telafi edebiliriz: O da artık Türkiye'de Türkiye'den başka bir şeyi düşünmemek. Ancak bu zihniyetle hareket ederek her türlü selamet ve saadet hedeflerine ulaşabiliriz. (30 Ağustos 1924)”
— Mustafa Kemal Atatürk (1881 – 1938)
“Amerika, Avrupa ve bütün medeniyet dünyası bilmelidir ki Türkiye halkı her medenî ve kabiliyetli millet gibi kayıtsız şartsız hür ve müstakil yaşamaya kesin karar vermiştir. Bu haklı kararı bozmaya yönelik her kuvvet, Türkiye'nin ebedî düşmanı kalır.”
— Mustafa Kemal Atatürk (1881 – 1938)
“Ben onları affederim, çünkü kalbim vardır; onlar beni affetmezler, çünkü kalpsizdirler. (Düşmanları için söyledikleri.)”
— Mustafa Kemal Atatürk (1881 – 1938)
“Hâkimiyet bilâkaydüşart milletindir.”
— Mustafa Kemal Atatürk (1881 – 1938)
“Bir kelime ile ifade etmek gerekirse, diyebiliriz ki yeni Türkiye Devleti bir halk devletidir; halkın devletidir. Mazi kurumları ise bir şahıs devleti idi, şahıslar devleti idi.”
— Mustafa Kemal Atatürk (1881 – 1938)
“Ben, 1919 yılı mayısı içinde Samsun'a çıktığım gün elimde maddî hiçbir kuvvet yoktu. Yalnız büyük Türk milletinin soyluluğundan doğan ve benim vicdanımı dolduran yüksek ve manevî bir kuvvet vardı. İşte ben bu millî kuvvete, bu Türk milletine güvenerek işe başladım.”
— Mustafa Kemal Atatürk (1881 – 1938)