Ünlü söz
“Türk milletinin dili Türkçedir. Türk dili dünyada en güzel, en zengin ve en kolay olabilecek bir dildir. Onun için her Türk, dilini çok sever ve onu yükseltmek için çalışır… Türk dili Türk milleti için kutsal bir hazinedir. Çünkü Türk milleti geçirdiği sayısız felaketler içinde ahlâkının, geleneklerinin, hatıralarının, çıkarlarının, kısaca bugün kendi milliyetini yapan her şeyin dili sayesinde korunduğunu görüyor. Türk dili Türk milletinin kalbidir, zihnidir.”
— Mustafa Kemal Atatürk (1881 – 1938)
Ne anlatıyor?
Bu söz, Atatürk'ün dil ve millî kimlik arasında kurduğu derin bağı ortaya koyar. Türkçe burada yalnızca bir iletişim aracı değil, milletin hafızası, ahlakı, gelenekleri ve ortak çıkarları gibi onu millet yapan bütün unsurları yüzyıllar boyunca taşıyan bir hazine olarak sunulur. Dil, milletin geçirdiği felaketlerde kimliğini kaybetmesini engelleyen asıl güçtür; bu yüzden kalp ve zihin metaforlarıyla hem duygusal hem düşünsel merkez olduğu vurgulanır.
Sözdeki "en güzel, en zengin ve en kolay olabilecek" ifadesi bir gerçeklik iddiasından çok bir hedef ve imkân belirtmesi olarak okunabilir. Dilin kendiliğinden değil, üzerinde çalışıldıkça bu niteliklere ulaşabileceği düşüncesi, her Türk'e dilini sevme ve yükseltme ödevi yüklemeyle birlikte anlam kazanır. Böylece dil bilinci, aynı zamanda bir sorumluluk haline gelir. Bugün okura, bir milletin varlığını sürdürmesinde dilin sanıldığından çok daha merkezî bir rol oynadığını, onu korumanın yalnızca kültürel değil varoluşsal bir mesele olduğunu söyler.
Hangi bağlamda söylendi?
Bu sözün hangi bağlamda ve ne zaman söylendiği güvenilir kaynaklarda belgelenmemiş; bu yüzden tahmin yürütmüyoruz.
Kaynak
- Kaynak bağlantısı: https://tr.wikiquote.org/wiki/Mustafa_Kemal_Atat%C3%BCrk
- Özgün metin lisansı: CC BY-SA 4.0 — Wikiquote
Türkçe çeviri ve yorum 2W’nin özgün çalışmasıdır; yapay zekâ desteğiyle hazırlanmıştır. Hata görürseniz bize bildirin.
Konular
İlgili sözler
“Kültür sınavımızı, yeni ve modern esaslara göre, teşkilatlandırmaya durmadan devam ediyoruz. Türk Tarih ve Dil çalışmaları büyük inanla beklenilen ışıklı verimlerini şimdiden göstermektedir.”
— Mustafa Kemal Atatürk (1881 – 1938)
“Kültür işlerimiz üzerine, milletçe gönüllerimizin titrediğini bilirsiniz. Bu işlerin başında da Türk tarihini, doğru temelleri üstüne kurmak, öz Türk diline değeri olan genişliği vermek için candan çalışmakta olduğumuzu söylemeliyim. Bu çalışmaların göz kamaştırıcı verimlere erişeceğine şimdiden inanabiliriz.”
— Mustafa Kemal Atatürk (1881 – 1938)
“Türk dilinin sadeleştirilmesi, zenginleştirilmesi ve kamuoyuna bunların benimsetilmesi için her yayın aracından faydalanmalıyız. Her aydın hangi konuda olursa olsun yazarken buna dikkat edebilmeli, konuşma dilimizi ise ahenkli, güzel bir hâle getirmeliyiz.”
— Mustafa Kemal Atatürk (1881 – 1938)
“Türk Tarih ve Dil kurumlarının, Türk millî varlığını aydınlatan çok kıymetli ve önemli birer ilim kurumu mahiyetini aldığını görmek hepimizi sevindirici bir hadisedir. Tarih Kurumu, yaptığı kongre, kurduğu sergi, yurt içindeki kazılar ve ortaya çıkardığı eserlerle şimdiden bütün ilim dünyasına kültürel vazifesini yerine getirmeye başlamış bulunuyor.”
— Mustafa Kemal Atatürk (1881 – 1938)
“Asırlardan beri Türkiye'yi idare edenler çok şeyler düşünmüşlerdir; fakat yalnız bir şeyi düşünmemişlerdir: Türkiye'yi!.. Bu düşüncesizlik yüzünden Türk vatanının, Türk milletinin uğradığı zararları ancak bir tarzda telafi edebiliriz: O da artık Türkiye'de Türkiye'den başka bir şeyi düşünmemek. Ancak bu zihniyetle hareket ederek her türlü selamet ve saadet hedeflerine ulaşabiliriz. (30 Ağustos 1924)”
— Mustafa Kemal Atatürk (1881 – 1938)
“Bir zamanlar gelir, beni unutmak veya unutturmak isteyen gayretler belirebilir. Fikirlerimi inkâr edenler ve beni yerenler çıkabilir. Hattâ bunlar, benim yakın bildiğim ve inandıklarım arasından bile olabilir. Fakat, ektiğimiz tohumlar o kadar özlü ve kuvvetlidirler ki bu fikirler; Hint'ten, Mısır'dan döner dolaşır, gene gelir, verimli sonuçları kalpleri doldurur. (1937)”
— Mustafa Kemal Atatürk (1881 – 1938)