Ünlü söz
“Geçmiş tuhaf bir şeydir. Her an seninledir. Sanırım on ya da yirmi yıl önce olan şeyleri düşünmeden geçen bir saat yoktur; yine de çoğu zaman bir gerçekliği yoktur, tıpkı tarih kitabındaki bir sürü bilgi gibi ezberlediğin bir dizi olgudan ibarettir. Sonra bir rastlantı sonucu görülen bir şey, bir ses ya da bir koku, özellikle de koku, seni harekete geçirir ve geçmiş sana yalnızca geri gelmekle kalmaz, gerçekten geçmişin içinde oluverirsin.”
— George Orwell (1903 – 1950)
İngilizce aslı
The past is a curious thing. It's with you all the time. I suppose an hour never passes without your thinking of things that happened ten or twenty years ago, and yet most of the time it's got no reality, it's just a set of facts that you've learned, like a lot of stuff in a history book. Then some chance sight or sound or smell, especially smell, sets you going, and the past doesn't merely come back to you, you're actually in the past.
Ne anlatıyor?
Orwell burada bellek ile duyular arasındaki ilişkiyi inceler. Geçmişin iki farklı yüzü olduğunu anlatır: Bir yanda, her an zihinde taşınan ama soyut kalan olgular ve anılar; öte yanda, bir koku ya da sesle birdenbire canlanan, insanı içine çeken canlı bir deneyim. Bu ikinci tür anımsama, yalnızca hatırlamak değil, adeta yeniden yaşamaktır.
Kokunun ayrıcalıklı yeri önemlidir; koku, diğer duyulardan farklı olarak belleği bedensel ve duygusal bir şiddetle uyandırır. Orwell bu fikirle, geçmişin yalnızca zihinsel bir kayıt olmadığını, bedenin ve duyuların da geçmişi taşıdığını vurgular. Anlatıcının çocukluğuna ve kaybettiği hayata duyduğu özlem, roman boyunca bu tür ani anımsama anlarıyla canlanır.
Bu pasaj aynı zamanda insanın kendi geçmişiyle kurduğu mesafeli ve mesafesiz iki ilişkiyi karşılaştırır: Geçmişi bir bilgi gibi bilmek ile onun içinde kaybolmak birbirinden çok farklıdır. Orwell, belleğin bu ikili doğasını sade ve güçlü bir dille ortaya koyar.
Hangi bağlamda söylendi?
Bu sözün hangi bağlamda ve ne zaman söylendiği güvenilir kaynaklarda belgelenmemiş; bu yüzden tahmin yürütmüyoruz.
Kaynak
- Eser: Coming Up for Air (1939)
- Künye: Coming Up for Air, Part I, Ch. 4 (1939)
- Kaynak bağlantısı: https://en.wikiquote.org/wiki/George_Orwell
- Özgün metin lisansı: CC BY-SA 4.0 — Wikiquote
Türkçe çeviri ve yorum 2W’nin özgün çalışmasıdır; yapay zekâ desteğiyle hazırlanmıştır. Hata görürseniz bize bildirin.
Konular
İlgili sözler
“Her kuşak kendini kendinden önceki kuşaktan daha zeki, kendinden sonraki kuşaktan ise daha bilge sanır. Bu bir yanılsamadır ve öyle kabul edilmelidir; ama yine de kişi, çağdışı görünme pahasına da olsa kendi dünya görüşüne bağlı kalmalıdır: çünkü o dünya görüşü, genç kuşağın yaşamadığı deneyimlerden doğar ve onu terk etmek, kişinin entelektüel köklerini kurutmaktır.”
— George Orwell (1903 – 1950)
“Geleceğin pembe bir bulanıklık olmaktan çıkıp gerçek ve tehditkâr bir hal aldığı yaşa gelmişti.”
— George Orwell (1903 – 1950)
“Ah, yoksulluk, insan sevincinin kısalığı ve düş kırıklığı! Çünkü gerçekte, aşkın en yüce anının süresi nedir ki? Hiçbir şey, bir an, belki bir saniye. Bir saniyelik esrime ve sonrasında: toz, kül, hiçlik.”
— George Orwell (1903 – 1950)
“Çünkü yoksulluğa yaklaşırken, diğer bazılarını dengeleyen bir keşif yaparsınız. Can sıkıntısını, bayağı dertleri ve açlığın başlangıcını keşfedersiniz; ama aynı zamanda yoksulluğun o büyük kurtarıcı yanını da keşfedersiniz: Geleceği yok ettiği gerçeğini. Belirli sınırlar içinde, ne kadar az paranız varsa o kadar az kaygılanırsınız; bu gerçekten doğrudur.”
— George Orwell (1903 – 1950)
“Ölümlü zavallılar için ömrün en güzel günleri önce kaçar; ardından hastalıklar, hüzünlü yaşlılık ve zahmet gelir ve amansız ölümün acımasızlığı alıp götürür.”
— Virgil (MÖ 70 – MÖ 19)
“Seyahat etmeyi severim, ama varmaktan nefret ederim.”
— Albert Einstein (1879 – 1955)