Ünlü söz
“Aktif bir ayrıcalık olarak [ifade özgürlüğü], cinayet işleme ayrıcalığıyla aynı sıradadır: Sonuçlarına katlanmaya razıysak kullanabiliriz. Cinayet hem biçimde hem fiilen yasaktır; ifade özgürlüğü biçimde tanınır ama fiilen yasaktır. Yaygın değerlendirmeye göre ikisi de suçtur ve tüm uygar halklarca derin bir nefretle karşılanır. Cinayet bazen cezalandırılır, ifade özgürlüğü her zaman.”
— Mark Twain (1835 – 1910)
İngilizce aslı
As an active privilege, [free speech] ranks with the privilege of committing murder: we may exercise it if we are willing to take the consequences. Murder is forbidden both in form and in fact; free speech is granted in form but forbidden in fact. By the common estimate both are crimes, and are held in deep odium by all civilized peoples. Murder is sometimes punished, free speech always.
Ne anlatıyor?
Mark Twain bu sözlerinde ifade özgürlüğünün görünürde tanınan ama uygulamada ağır bedelleri olan bir hak olduğunu kara mizahla anlatır. Cinayetle kurduğu benzetme şok edicidir; amacı ikisini ahlaken eşitlemek değil, toplumun aykırı konuşmayı neredeyse suç sayacak kadar sert biçimde cezalandırdığını göstermektir. Cinayet yasal olarak yasaktır ve failleri bazen ceza alır; buna karşılık ifade özgürlüğü kâğıt üzerinde korunur ama toplumsal yaptırımlar – dışlanma, itibar kaybı, meslekten edilme, hapis – onu fiilen kullanılamaz kılar.
Twain'in asıl eleştirisi, özgürlüğün yalnızca sonuçlara katlanmayı göze alanlar için var olduğu bir düzene yöneliktir. Bu, demokratik toplumlarda bile çoğunluğun hoşuna gitmeyen düşüncelerin nasıl 'serbest ama maliyetli' kılındığını gösterir. Söz, ifade özgürlüğünün yasal güvenceyle değil, toplumsal hoşgörüyle gerçek anlam kazanıp kazanmadığını sorgulatır.
Bugün okura, aykırı fikirlerin dile getirilmesinin bedelini ve bu bedeli ödemeye ne kadar istekli olduğumuzu düşündürür. Aynı zamanda 'özgürlük' denilen şeyin sonuçlarından bağımsız bir ayrıcalık olmadığını, her kullanımın toplumsal bir faturası bulunduğunu hatırlatır.
Hangi bağlamda söylendi?
Söz, Twain'in 1905 tarihli "The Privilege of the Grave" (Mezarın Ayrıcalığı) başlıklı denemesinden alınmıştır. Twain bu denemeyi yayımlamamış, ölümünden sonra yayımlanmak üzere saklamıştır. Denemede, insanların aykırı siyasi ve dinî görüşlerini ancak öldükten sonra, yani toplumsal cezadan muaf kalacakları zaman özgürce ifade edebilecekleri fikrini ironiyle işler. Bu pasaj, ifade özgürlüğünün kâğıt üzerinde tanındığı ama toplumsal pratikte ağır biçimde cezalandırıldığı görüşünü ortaya koyar.
Kaynak
- Eser: "The Privilege of the Grave" (1905)
- Kaynak bağlantısı: https://en.wikiquote.org/wiki/Mark_Twain
- Özgün metin lisansı: CC BY-SA 4.0 — Wikiquote
Türkçe çeviri ve yorum 2W’nin özgün çalışmasıdır; yapay zekâ desteğiyle hazırlanmıştır. Hata görürseniz bize bildirin.
Konular
İlgili sözler
“Calaveras ilçesindeki herhangi bir kurbağadan daha uzağa zıplayabileceğine dair kırk dolarına bahse girerim.”
— Mark Twain (1835 – 1910)
“Sabun ve eğitim bir katliam kadar ani değildir, ama uzun vadede daha ölümcüldür.”
— Mark Twain (1835 – 1910)
“Şimdi hızla varlıktan yoksulluğa yükseliyor.”
— Mark Twain (1835 – 1910)
“Bu delilik savunması epey yaygınlaşmıyor mu? O kadar yaygın değil mi ki, okur mahkemelere gelen her ceza davasında onun sunulacağını güvenle bekliyor? [...] Gerçekten, şimdi istediğimiz şey suça karşı yasalar değil, deliliğe karşı bir yasadır.”
— Mark Twain (1835 – 1910)
“Klasik tanımı — herkesin okumuş olmak istediği, kimsenin okumak istemediği şey.”
— Mark Twain (1835 – 1910)
“Zarar verici bir yalan takdire değer olmayan bir şeydir; ve aynı şekilde, aynı ölçüde, zarar verici bir hakikat de öyledir—ki bu, iftira hukuku tarafından kabul edilen bir olgudur.”
— Mark Twain (1835 – 1910)