Fıkra
Hiç Hakkı
Nasreddin Hoca
Fıkra açıklaması
Bu fıkrada, odun taşıyan bir hamala yardım eden adamın, yaptığı yardımın karşılığı olarak istediği “hiç” için Nasreddin Hoca’ya başvurması anlatılır. Hamal, odunları sırtına yüklemesine yardım etmesi karşılığında adama “hiç” vereceğini söylemiştir. Adam bu sözü gerçek bir alacak gibi görür ve davacı, yani dava eden kişi olarak hakkını arar. Oysa hamal, odunları götürüp ücretini almış; yardım eden adama da vaat ettiği “hiç”ten başka bir şey sunmamıştır.
Nasreddin Hoca adamı yanına çağırır, oturduğu pöstekinin ucunu kaldırıp orada ne gördüğünü sorar. Adam “Hiç!” diye cevap verince Hoca, aradığı karşılığı bulduğunu söyleyerek onu gönderir. Böylece Hoca, sözün anlamını kelimesi kelimesine ele alır: Adamın istediği şey gerçekten de yokluktur, yani hiçbir şeydir. Pöstekinin altındaki boşluk da bu “hiç”i göz önünde canlandıran nükteli bir imge olur.
Fıkranın gülünç yanı, adamın “hiç”i bir hak ve alacak gibi istemesi, Hoca’nın da ona hiçbir şey vermeyerek isteğini yerine getirmesidir. Hoca, karşı tarafı uzun bir tartışmayla değil, sözü ters köşeye çeviren kısa ve zekice bir karşılıkla susturur. Fıkra, sözcükleri bağlamından koparıp çıkar sağlamak için kullanmanın ne kadar gülünç olabileceğini gösterir; aynı zamanda adalet ararken talebin gerçekten ne olduğuna dikkat etmeyi hatırlatır.
Açıklama, sözlükteki tanımlardan yararlanılarak yapay zekâ desteğiyle hazırlanmıştır.
Metindeki kelimelerin anlamları
- cevap
- Bir soruya, bir isteğe, bir söz, bir davranış veya yazıya verilen karşılık; yanıt
- hoca
- İslam'da din görevlisi
- tutarak
- sara
- adam
- İnsan
- ben
- (kişi adılı): Teklik birinci kişiyi gösteren söz.
- buradan
- Bu yerden.
- sırasında
- gerekince, yerinde ve zamanında
- yanında
- bir şeye, bir kişiye göre, nispetle
- davacı
- dava eden kişi
- karşılık
- davranışın karşı tarafta uyandırdığı, gerektirdiği başka davranış, mukabele
- sırtından
- Bir kimseden yararlanarak para sağlamak
Metin: Vikikaynak · Kamu malı (telif süresi dolmuş eser)