Fıkra
İddia
Nasreddin Hoca
Fıkra açıklaması
Nasreddin Hoca ile arkadaşları, Hoca’nın soğuk bir gecede köy meydanında sabaha kadar bekleyip bekleyemeyeceği üzerine iddiaya tutuşur. Hoca beklemeyi başarır; ancak arkadaşları, uzaktaki bir mum ışığının onu ısıttığını ileri sürerek iddiayı kaybettiğini söyler. Hoca da buna razı olur ve onlara ziyafet vermeyi kabul eder.
Ziyafet vakti büyük bir kazanın altına minicik bir mum koyar. Arkadaşları yemeğin bu şekilde pişemeyeceğini söyleyince Hoca, kendisinin de uzaktaki mumla ısınamayacağını hatırlatır. Buradaki nükte, aynı ölçünün iki duruma da uygulanmasıyla arkadaşların çelişkisini ortaya çıkarmasıdır. Fıkra, haksız bir iddiayı sorgulamayı ve tutarlı düşünmeyi öğütler; “güya” sözü de yemeği sözde pişirdiğini belirtir.
Açıklama, sözlükteki tanımlardan yararlanılarak yapay zekâ desteğiyle hazırlanmıştır.
Metindeki kelimelerin anlamları
- güya
- sözde, sanki
- köy
- Belediye teşkilatına sahip olmayan, ortak veya özel malları bulunan, nüfusu iki binden aşağı olan, genellikle tarımsal alanda çalışılan, konutları ve öteki yapıları bu hayata uygun yerleşim birimi.
- mum
- Bir fitilin etrafına erimiş bal mumu, içyağı, stearik asit veya parafin dökülerek genellikle silindir biçiminde dondurulan ince, uzun aydınlatma aracı; şem.
- ziyafet
- Eğlenmek veya bir olayı kutlamak amacıyla birçok kimsenin bir araya gelerek yedikleri yemek; şölen, toy
- cevap
- Bir soruya, bir isteğe, bir söz, bir davranış veya yazıya verilen karşılık; yanıt
- eğer
- şart anlamını güçlendirmek için şartlı cümlelerin başına getirilen kelime
- hoca
- İslam'da din görevlisi
- kabul
- bir şeye isteyerek veya istemeyerek razı olma
- ben
- (kişi adılı): Teklik birinci kişiyi gösteren söz.
- sabaha
- Yarın sabah saatlerinde.
- yanına
- genel uygulayım, metal bilimi
- çekecek
- Ayakkabı ile topuk arasına sokularak ayağın ayakkabıya kolay girmesini sağlayan, maden, boynuz veya plastik maddeden yapılmış alet.
Metin: Vikikaynak · Kamu malı (telif süresi dolmuş eser)