İçeriğe geç
2Wsözlük

Fıkra

İddia

Nasreddin Hoca

Paylaş:WhatsAppXFacebookTelegram
Bir gün Nasreddin Hoca ve arkadaşları iddiaya tutuşmuşlar. Eğer Hoca karanlık ve soğuk bir gecede, sabaha kadar köy meydanında bekleyebilirse arkadaşları ona güzel bir ziyafet çekecekmiş. Şayet bunu beceremezse o, arkadaşlarına ziyafet çekecek. Kararlaştırılan gün Hoca meydanın ortasında, sabaha kadar tir, tir titreyerek beklemiş. Sonra yanına gelenlere : - Tamam demiş. İddiayı kazandım. - Ne oldu ne yaptın demişler. - Bekledim sabaha kadar demiş. - Hayır demişler. Sen uzaktaki bir mum ışığı ile ısınmışsın. İddiayı kaybettin! Ziyafetimizi hazırla. Hoca çaresiz kabul etmiş. Ziyafet vakti kocaman bir kazanın altına minicik bir mum koymuş. Güya yemek pişirecek. - Ne yapıyorsun? demişler. Kıs, kıs gülerek cevap vermiş : - Bu mum sıcağıyla size yemek pişireceğim arkadaşlar. Uzaktaki bir mum ışığıyla ben nasıl ısındıysam, bu kazandaki yemek de öyle pişecek!...

Fıkra açıklaması

Nasreddin Hoca ile arkadaşları, Hoca’nın soğuk bir gecede köy meydanında sabaha kadar bekleyip bekleyemeyeceği üzerine iddiaya tutuşur. Hoca beklemeyi başarır; ancak arkadaşları, uzaktaki bir mum ışığının onu ısıttığını ileri sürerek iddiayı kaybettiğini söyler. Hoca da buna razı olur ve onlara ziyafet vermeyi kabul eder.

Ziyafet vakti büyük bir kazanın altına minicik bir mum koyar. Arkadaşları yemeğin bu şekilde pişemeyeceğini söyleyince Hoca, kendisinin de uzaktaki mumla ısınamayacağını hatırlatır. Buradaki nükte, aynı ölçünün iki duruma da uygulanmasıyla arkadaşların çelişkisini ortaya çıkarmasıdır. Fıkra, haksız bir iddiayı sorgulamayı ve tutarlı düşünmeyi öğütler; “güya” sözü de yemeği sözde pişirdiğini belirtir.

Açıklama, sözlükteki tanımlardan yararlanılarak yapay zekâ desteğiyle hazırlanmıştır.

Metindeki kelimelerin anlamları

güya
sözde, sanki
köy
Belediye teşkilatına sahip olmayan, ortak veya özel malları bulunan, nüfusu iki binden aşağı olan, genellikle tarımsal alanda çalışılan, konutları ve öteki yapıları bu hayata uygun yerleşim birimi.
mum
Bir fitilin etrafına erimiş bal mumu, içyağı, stearik asit veya parafin dökülerek genellikle silindir biçiminde dondurulan ince, uzun aydınlatma aracı; şem.
ziyafet
Eğlenmek veya bir olayı kutlamak amacıyla birçok kimsenin bir araya gelerek yedikleri yemek; şölen, toy
cevap
Bir soruya, bir isteğe, bir söz, bir davranış veya yazıya verilen karşılık; yanıt
eğer
şart anlamını güçlendirmek için şartlı cümlelerin başına getirilen kelime
hoca
İslam'da din görevlisi
kabul
bir şeye isteyerek veya istemeyerek razı olma
ben
(kişi adılı): Teklik birinci kişiyi gösteren söz.
sabaha
Yarın sabah saatlerinde.
yanına
genel uygulayım, metal bilimi
çekecek
Ayakkabı ile topuk arasına sokularak ayağın ayakkabıya kolay girmesini sağlayan, maden, boynuz veya plastik maddeden yapılmış alet.

Metin: Vikikaynak · Kamu malı (telif süresi dolmuş eser)