Fıkra
Pusula
Nasreddin Hoca
Fıkra açıklaması
Hoca, aldığı ciğerin nasıl pişirileceğini soran bir tanıdığından ayrıntılı bir tarif ister ve tarifin kâğıda yazılmasını sağlar. Eve giderken dalgınlığı yüzünden bir çaylak ciğeri kapıp uçar. Hoca ise telaşlanmak yerine elindeki tarifi göstererek kuşun ciğeri ağız tadıyla yiyemeyeceğini söyler. Metindeki “âdeta” sözü “neredeyse” demektir.
Fıkranın nüktesi, ciğeri kaybeden Hoca’nın elindeki tarif kâğıdını sanki ciğerin yerine geçebilirmiş gibi sunmasındadır. “Pusula” sözlükte yön bulmaya yarayan araçtır; Hoca burada elindeki kâğıdı şakacı biçimde böyle adlandırır. Fıkra, tarifin yemeğin kendisi olmadığını gösterirken, Hoca’nın kaybı mizahla karşılamasını da öne çıkarır. Verdiği ders, bir şeyi anlatan ya da gösteren kâğıdın, o şeyin kendisi yerine geçemeyeceğidir.
Açıklama, sözlükteki tanımlardan yararlanılarak yapay zekâ desteğiyle hazırlanmıştır.
Metindeki kelimelerin anlamları
- iştiha
- iştah.
- âdeta
- neredeyse
- ciğer
- Akciğerlerle karaciğerin ortak adı
- hoca
- İslam'da din görevlisi
- tarif
- tanım
- tesadüf
- yalnız ihtimallere bağlı olduğu düşünülen olayların kesin olmayan, değişebilen sebebi
- adam
- İnsan
- sual
- soru
- bende
- köle, kul
- bakarak
- göre, nazaran
- pusula
- Üzerinde kuzey güney doğrultusunu gösteren bir mıknatıs iğnesi bulunan ve yön tespit etmek için kullanılan kadranlı araç; yön belirteci
Metin: Vikikaynak · Kamu malı (telif süresi dolmuş eser)