Fıkra
Sana Ne!
Nasreddin Hoca
Fıkra açıklaması
Fıkrada Nasreddin Hoca, akşamüstü yorgun argın evine giderken kendine vazife olmayan işlere karışmayı alışkanlık edinmiş bir adamla karşılaşır. Adam, birinin tepsiyle baklava taşıdığını ve Hoca’nın evine girdiğini söylemeye çalışır. Hoca, bu haberin kendisini ilgilendirmediğini düşünerek önce “Bundan bana ne?” der. Adam sözünü tamamlayıp baklavayı taşıyan kişinin Hoca’nın evine girdiğini açıklayınca, Hoca bu kez “Bundan sana ne!” diye karşılık verir.
Fıkranın nüktesi, aynı sözün iki farklı kişiye yöneltilmesindedir: Baklava Hoca’nın evine gitmişse bunu ona söylemek gereksizdir; adamın da başkasının işiyle ilgilenmesi yersizdir. Hoca’nın kısa ve ters köşe yanıtı, meraklı kişinin tutumunu gülünç duruma düşürür. Fıkra, başkalarının işine karışmamanın ve gereksiz haberlerle insanları rahatsız etmemenin önemini anlatır. Metindeki “vazife” görev, “alışkanlık” ise bir şeye alışmış olma durumu anlamındadır.
Açıklama, sözlükteki tanımlardan yararlanılarak yapay zekâ desteğiyle hazırlanmıştır.
Metindeki kelimelerin anlamları
- devam
- sürme, sürüp gitme, kesilmeme, bitmeme
- fırsat
- herhangi bir şey için en uygun zaman, uygun durum veya şart, vesile, okazyon
- hoca
- İslam'da din görevlisi
- adam
- İnsan
- buradan
- Bu yerden.
- vazife
- görev
- akşamüstü
- Güneşin battığı sıralarda, akşama doğru; akşamüzeri, akşama doğru
- bundan
- bu nedenle
- alışkanlık
- bir şeye alışmış olma durumu, alışkınlık, alışmışlık, alışkı, itiyat, huy, meleke, ünsiyet
Metin: Vikikaynak · Kamu malı (telif süresi dolmuş eser)