İçeriğe geç
2Wsözlük

Fıkra

Sana Ne!

Nasreddin Hoca

Paylaş:WhatsAppXFacebookTelegram
Nasreddin Hoca akşamüstü, yorgun argın evine gidiyordu. Yolda kendine vazife olmayan işlere burnunu sokmayı alışkanlık haline getirmiş biri karşısına çıkıp: – Hoca Efendi, demin biri bir tepsi baklava ile buradan geçti, gözlerimle gördüm. Hoca, bu zevzekliğe kızmış. Yürümeye devam ederken adamı da terslemiş: – Bundan bana ne? Ama zevzek adam Hoca'dan ayrılmaya niyetli değilmiş. – Sözümü tamamlamaya fırsat vermedin Hoca Efendi, demiş. Baklava tepsisini taşıyan kişi, sizin eve girdi. Hoca bu haddini bilmeze son sözünü söylemiş: – İyi, ama bundan sana ne!

Fıkra açıklaması

Fıkrada Nasreddin Hoca, akşamüstü yorgun argın evine giderken kendine vazife olmayan işlere karışmayı alışkanlık edinmiş bir adamla karşılaşır. Adam, birinin tepsiyle baklava taşıdığını ve Hoca’nın evine girdiğini söylemeye çalışır. Hoca, bu haberin kendisini ilgilendirmediğini düşünerek önce “Bundan bana ne?” der. Adam sözünü tamamlayıp baklavayı taşıyan kişinin Hoca’nın evine girdiğini açıklayınca, Hoca bu kez “Bundan sana ne!” diye karşılık verir.

Fıkranın nüktesi, aynı sözün iki farklı kişiye yöneltilmesindedir: Baklava Hoca’nın evine gitmişse bunu ona söylemek gereksizdir; adamın da başkasının işiyle ilgilenmesi yersizdir. Hoca’nın kısa ve ters köşe yanıtı, meraklı kişinin tutumunu gülünç duruma düşürür. Fıkra, başkalarının işine karışmamanın ve gereksiz haberlerle insanları rahatsız etmemenin önemini anlatır. Metindeki “vazife” görev, “alışkanlık” ise bir şeye alışmış olma durumu anlamındadır.

Açıklama, sözlükteki tanımlardan yararlanılarak yapay zekâ desteğiyle hazırlanmıştır.

Metindeki kelimelerin anlamları

devam
sürme, sürüp gitme, kesilmeme, bitmeme
fırsat
herhangi bir şey için en uygun zaman, uygun durum veya şart, vesile, okazyon
hoca
İslam'da din görevlisi
adam
İnsan
buradan
Bu yerden.
vazife
görev
akşamüstü
Güneşin battığı sıralarda, akşama doğru; akşamüzeri, akşama doğru
bundan
bu nedenle
alışkanlık
bir şeye alışmış olma durumu, alışkınlık, alışmışlık, alışkı, itiyat, huy, meleke, ünsiyet

Metin: Vikikaynak · Kamu malı (telif süresi dolmuş eser)