İçeriğe geç
2Wsözlük

Fıkra

Un Helvası

Nasreddin Hoca

Paylaş:WhatsAppXFacebookTelegram
Nasreddin Hoca, bir sohbet sırasında, un helvasını çok sevdiğini, ama bir türlü yemek kısmet olmadığını söyler. Orada bulunanlardan biri: – Helva öyle zor pişirilecek bir şey değil, der. Nasreddin Hoca, adamı doğrular: – Çok haklısın, ama bir türlü pişirip yiyemedik işte! Bazen un bulundu, ama yağ bulunmadı. Sonra yağ bulundu, ama şeker bulunamadı. Adam, Nasreddin Hoca’nın sözünü keserek: – Peki Hoca’m! Bu üç şeyi bir araya getirmek mümkün olmadı mı hiç, diye sorar. Nasreddin Hoca, bir süre acı acı gülümsedikten sonra şu cevabı verir: – Bazen belki üçünün bir araya geldiği oldu ama, o zaman da ben helvanın yapıldığı yerde bulunamadım!

Fıkra açıklaması

Fıkra, Nasreddin Hoca’nın sevdiği un helvasını yiyememesini anlatır. Sohbette Hoca, helva yapmanın kolay olduğu söylenince hak verir; ancak bir zaman un, başka zaman yağ, sonra da şeker bulunmadığını açıklar. “Kısmet olmadı” sözü, burada helvayı yeme fırsatının bir türlü doğmadığını anlatır.

Karşısındaki kişi üç malzemenin hiç aynı anda bulunup bulunmadığını sorunca Hoca, belki bulunduklarını ama o sırada kendisinin helvanın yapıldığı yerde olmadığını söyler. Nükte, her aksiliğe yeni bir gerekçe eklenmesinden ve fırsatla kişinin aynı zamanda buluşmamasından doğar. Fıkra, bir işi gerçekleştirmek için gereken imkânların yanında doğru zamanda orada bulunmanın da önemli olduğunu gülümseterek düşündürür.

Açıklama, sözlükteki tanımlardan yararlanılarak yapay zekâ desteğiyle hazırlanmıştır.

Metindeki kelimelerin anlamları

hoca
İslam'da din görevlisi
sohbet
İki veya daha fazla kişi arasında dostça, arkadaşça yapılan konuşma; hasbihâl
adam
İnsan
belki
Muhtemel olarak; belkim, herhâlde.
ben
(kişi adılı): Teklik birinci kişiyi gösteren söz.
kısmet
Allahın her kişiye uygun gördüğü yaşama durumu, nasip
sırasında
gerekince, yerinde ve zamanında
getirmek
bildirmek, iletmek

Metin: Vikikaynak · Kamu malı (telif süresi dolmuş eser)