Atasözleri
Uzun deneyimlerin ürünü olan, öğüt veren ve kuşaktan kuşağa aktarılan kalıplaşmış sözler.
2.669 madde
- deve büyüktür amma beşini bir eşek yederatasözüSözde büyük olmakla akıl büyük olmaz. Büyük görünüşlülerin bir araya gelmesi de aklıçoğaltmaz.Bir akıllı, birçok kıt akıllıyı arkasından sürükler.
- deve yerine deve çökeratasözüDeğerli bir kimseden boşalan yeri ancak o değerde başka bir kimse doldurabilir.
- deve, deve yerine çökeratasözüYitirilen değerli kimsenin, elden çıkan değerli şeyin yeri boş kalmaz, yenisi gelir.
- deveci ile görüşen kapısını yüksek açmalıatasözü"Yüksek orunlu kimselerle ilgisi olan durumlarının gerektirdiği özveriyi göze almalıdır." anlamında bir söz.
- deveci ile konuşan kapısını büyük açaratasözüBüyük ve zengin kimselerle düşüp kalkan kişi, kendi yaşayışını onlarınkine uydurmak ve onları konuklayabilecek bir düzen kurmak zorundadır.
- deveden büyük fil varatasözüHiçbir kimse görevinin büyüklüğü ve yetkisinin genişliği ile övünmemelidir. Çünkü ondan üstünü de vardır.
- deveye "Boynun eğri" demişler, "Nerem doğru ki?" demişatasözüYapılan işin bir yerinin değil, her tarafının kusurlu olduğu anlamında bir sözdür.
- deveye bindikten sonra çalı ardına gizlenilmezatasözüHerkesin gözü önündeki büyük bir olayı şöyle böyle yorumlarla gizlemeye çalışmak boştur.
- deveye burç gerek olursa boynunu uzatıratasözüKişi kendisine gerek olan şeyi elde etmek için yorgunluğa katlanmalıdır.
- deveyi yardan uçuran bir tutam otturatasözü"gözü doymayan hırslı insanlar küçük bir çıkar için bütün varlığını tehlikeye atar" anlamında kullanılan bir söz.
- deveyi yük değil zelber yıkaratasözüÖnemli bir görev yapmakta olan kimseden ufak tefek birçok iş yapması da istenirse, önemli işin yapılması tehlikeye düşer. (Zelber: Yük üstüne atılan öteberi).
- devlet adama ayağıyla gelmezatasözüZenginlik ve talih kişiyi kendiliğinden gelip bulmaz. Çalışıp çabalamakla elde edilir.
- devlet oğul, mal tahıl, mülk değirmenatasözüEn büyük mutluluk ve zenginlik, oğul sahibi olmak; en gerekli mal, tahıl; en değerli mülk,değirmendir.
- devletin malı deniz, yemeyen domuzatasözüDevlete hıyanet etmeyi alışkanlık durumuna getirenlere göre devletin bitmez tükenmez malı vardır. Yolunu bulup ondan aşırmayan budaladır.
- devletli gözü perdeli oluratasözüDevlet adamı, ülkenin birçok eksiklerini, yöneticilerin birçok yolsuzluklarını görmez. Zengin, işi yolunda kimse de yoksulların halinden anlamaz.
- devletli ile deli bildiğini işleratasözüYüksek rütbeliler, deliler, kimsenin sözünü dinlemez, akıllarına geleni yaparlar.
- devletli yanını kaşısa yoksul para verecek sanıratasözüBir isteğinin yerine getirilmesini ilgililerden bekleyen kimse, onların bu işle ilişkisi olmayan davranışlarını, isteğini karşılamak için yapılıyor diye yorumlar.
- devletlinin karnı gen gerekatasözüKamu işlerini ya da bir topluluğu yöneten kişi, geniş yürekli, hoşgörülü olmalıdır.
- devletliye dokun geç, fukaradan sakın geçatasözüZenginle, az da olsa bir ilişkin bulunsun; belki yararlanırsın. Ama yoksula yaklaşma; o senden yararlanmak ister.
- değirmen iki taştan, muhabbet iki baştanatasözüKarı koca gibi ve iş ortağı gibi birlikte yaşayacak, birlikte iş görecek kimseler arasında karşılıklı sevgi bulunmalıdır ve biri ötekini sever de o, berikini sevmezse dirlik ve düzen olmaz. Kurulan birlik sarsılır.
- değirmen taşının altından diri çıkaratasözüEn ağır yüklerin dahi altından kalkabilen. En zorlu durumlardan başarıyla sıyrılmayı becerebilen kimse için söylenir.
- değirmende doğan sıçan gök gürültüsünden korkmazatasözüKavga, dövüş içinde yetişmiş olan kişi korkutucu sözlere aldırmaz.
- değirmende doğmuş sıçan gök gürlemesinden korkmazatasözü"Zor şartlarda yetişen kişiler, zorluklar karşısında yılmazlar" anlamında bir söz.
- değirmenden gelenden poğaça umarlaratasözüBaşka bir yerden gelen kimseden, geldiği yerle ilgili, küçük de olsa, bir armağan beklenir.
- değirmene gelen nöbet bekleratasözüBir şeyden birçok kimse yararlanacaksa, herkes geliş sırasıyla işini görmek üzerebeklemelidir.
- değirmi yurt tutmaya değirmi göt isteratasözüBir yerde, bir işte tutunup başarı kazanabilmek için yılmadan çalışmak gerektir.
- değme bana, değmeyim sanaatasözüKendisine zarar verilmemesini isteyen kişi, başkasına zarar vermemelidir.
- değme sarhoşa, yıkılana kadar gitsinatasözüKendi aklını beğenip başkasını dinlemeyen kimseyi gittiği yanlış yoldan döndürmeye kalkmayın. Bırakın cezasını çeksin.
- dibi görünmeyen sudan geçmeatasözüHer yönünü iyice öğrenmediğin işe başlama
- diken battığı yerden çıkaratasözüZarar hangi yönden geldi ise o yönden giderilir.