İçeriğe geç
2Wsözlük

Şiir

Gazel:(Hevâ ki şol senemün zülfini müşevveş ider)

Kadı Burhaneddin

Paylaş:WhatsAppXFacebookTelegram
Hevâ ki şol senemün zülfini müşevveş ider Kohusını irürür bu dimâğuma hoş ider Hevâsı varlığumun toprağın göğe savurur Ağzının suyı yürekde yüz bin âteş ider Eni ki zülfi keşişleri eyledi gönüle Cihânda ancılayın işi kankı ser-keş ider Bili kılı ne vücûdı ki saldı gîsûma Zihî kol yarar onı özine ohşaş ider Yüzünle gülşen içinde yanar gülün ciğeri Anunçün ana sabâ şeb-nemün suyın reş ider Sabâ hikâyet ider bülbüle cemâlünden Kaçan ki yırta yahasını gonca ol gaş ider Ne ki iderse gözün dil-firîb ider sanemâ Ne kılur ise saçun cümlesini dil-keş ider

Şiir açıklaması

Bu gazelde konuşan kişi, sevgilinin güzelliğinin kendisinde uyandırdığı güçlü etkileri dile getirir. Sevgilinin zülfü karıştıkça onun kokusu âşığın zihnine ulaşır; sevgiliye duyulan hevâ, âşığın varlığını toprağını göğe savuracak kadar sarsar. Ağızla ilgili imge de gönülde yüz bin ateş yakar. Bu abartılı anlatım, aşkın hem çekici hem yakıcı yaşandığını gösterir.

Şiirde saç, yüz, gül, gonca, bülbül ve ateş öne çıkan imgelerdir. Yüzün gül bahçesindeki gülü bile yakması, sevgilinin güzelliğini doğadaki güzellikle karşılaştırır. Sözlükte “şeb” gece, “gaş” uçurum, “ser” baş; “sabâ” ise klasik Türk müziğinde birleşik makam olarak açıklanır. Sabâ, dizelerde bülbüle güzelliği anlatan bir özne gibi sunulur; goncanın yakasını yırtması şiirin çarpıcı doğa tasvirini tamamlar. Son dizeler, sevgilinin gözünün gönül çeldiğini, saçının da her şeyi çekici kıldığını anlatır.

Açıklama, sözlükteki tanımlardan yararlanılarak yapay zekâ desteğiyle hazırlanmıştır.

Metindeki kelimelerin anlamları

ser
baş
gaş
(Giresun ağzı) uçurum
şeb
gece
saba
Klasik Türk müziğinde bir birleşik makam.
içinde
süresince, zarfında

Metin: Vikikaynak · Kamu malı (telif süresi dolmuş eser)