Ünlü söz
“Elveda! Çünkü o sözcükte, o ölümcül sözcükte —ne kadar söz versek, umut etsek, inansak da— umutsuzluk solur.”
— Lord Byron (1788 – 1824)
İngilizce aslı
Farewell! For in that word, that fatal word,—howe'er We promise, hope, believe,—there breathes despair.
Ne anlatıyor?
Byron bu beyitte 'elveda' sözcüğünün içindeki ağırlığı, onu neredeyse yaşayan, nefes alan bir varlığa dönüştürerek anlatır. Şair 'elveda' der demez, sözcüğün kendisinden umutsuzluğun soluduğunu söyler. Burada önemli olan ikilem şudur: İnsanlar elveda derken bile geleceğe dair sözler verir, umut besler, bir gün yeniden kavuşacaklarına inanırlar. Ancak Byron'a göre 'elveda' sözcüğünün kendisi bu iyimser çabaları boşa çıkarır; çünkü o kelimenin özünde ayrılık, belki de sonsuz bir ayrılık vardır. Ne kadar söz verilirse verilsin, o sözcük umutsuzluğu içinde taşır.
Bu mısralar Byron'ın melankolik ve karamsar yönünü açıkça gösterir. Aşkta, dostlukta ya da yolculukta söylenen 'elveda'nın ardında her zaman bir belirsizlik, bir kopuş ihtimali yatar. Byron bu gerçeği yumuşatmadan, doğrudan söyler. Bugünün okuru için de bu dize, ayrılık anlarının getirdiği o tuhaf karışımı, yani dilin iyimserliği ile duygunun karamsarlığı arasındaki çelişkiyi güçlü biçimde ifade eder.
Hangi bağlamda söylendi?
Bu mısralar Lord Byron'ın 1814'te yayımlanan ve ilk gününde on bin kopya satarak ona büyük bir ün kazandıran anlatı şiiri 'The Corsair' (Korsan) içinde yer alır. Şiirde ayrılık, kaçış ve trajik son gibi temalar yoğun biçimde işlenir. Bu dizeler de karakterlerin ayrılıkla yüzleştiği bir anda, 'elveda' sözcüğünün taşıdığı duygusal yükü vurgulamak için söylenmiştir.
Kaynak
- Eser: The Corsair (1814)
- Kaynak bağlantısı: https://en.wikiquote.org/wiki/Lord_Byron
- Özgün metin lisansı: CC BY-SA 4.0 — Wikiquote
Türkçe çeviri ve yorum 2W’nin özgün çalışmasıdır; yapay zekâ desteğiyle hazırlanmıştır. Hata görürseniz bize bildirin.
Konular
İlgili sözler
“Dünyanın verebileceği hiçbir sevinç, alıp götürdüğü sevince benzemez.”
— Lord Byron (1788 – 1824)
“Ve eğer saati kollarsak, Hakkı çiğnenmemişse eğer, Bir haksızlığı içinde saklayanın Sabırlı arayışından ve uzun nöbetinden Kaçabilen hiçbir insan gücü olmamıştır.”
— Lord Byron (1788 – 1824)
“Çölde bir pınar fışkırıyor, / Geniş boşlukta hâlâ bir ağaç var, / Ve yalnızlıkta öten bir kuş, / Ruhuma senden söz ediyor.”
— Lord Byron (1788 – 1824)
“Selviyle mersinin, kendi iklimlerinde yapılan işlerin simgesi olduğu o diyarı bilir misin? Akbabanın öfkesiyle kumrunun sevgisinin kâh kedere karışıp eridiği, kâh cinayete dek çıldırdığı diyarı!”
— Lord Byron (1788 – 1824)
“Ölünün üzerine eğilen kişi, ölümün ilk günü geçmeden önce— hiçliğin ilk karanlık günü, tehlikenin ve ıstırabın son günü, çürümenin silen parmakları güzelliğin kaldığı çizgileri silip süpürmeden önce.”
— Lord Byron (1788 – 1824)
“Ayrıldığımızda biz ikimiz, sessizlik ve gözyaşları içinde, yarı kırık kalplerle, yıllarca ayrı kalmak üzere.”
— Lord Byron (1788 – 1824)