Ünlü söz
“Çocuklarından minnettarlık bekleyen (hatta bunu talep edenler bile vardır) anne babalar, tefecilere benzer; yalnızca faizi alsalar bile sermayeyi seve seve riske atarlar.”
— Franz Kafka (1883 – 1924)
Almanca aslı
Die Eltern, die Dankbarkeit von ihren Kindern erwarten (es gibt sogar solche, die sie fordern), sind wie Wucherer, sie riskieren gern das Kapital, wenn sie nur die Zinsen bekommen.
Ne anlatıyor?
Kafka bu sözde anne baba ile çocuk arasındaki ilişkiyi, tefeci ile sermaye arasındaki ilişki üzerinden düşünür. Tefeci için asıl amaç, verdiği paranın kendisinden çok o paranın getireceği faizdir; faiz uğruna anaparayı kaybetmeyi bile göze alabilir. Kafka'ya göre çocuklarından minnettarlık bekleyen anne babalar da benzer bir hesap içindedir: Çocuğun kendisinden, onun bağımsız bir birey olarak var oluşundan çok, ona verdikleri emeğin karşılığında alacakları duygusal getiriyi, yani minneti ve şükranı önemserler. Böylece sevgi, bir tür yatırım ilişkisine dönüşür.
Kafka'nın kendi aile deneyimiyle de ilişkilendirilebilecek bu düşünce, aile içinde sevginin hesapçı bir alışverişe indirgenmesini eleştirir. Anne babanın çocuğa verdiği emek, sevgi ve ilgi bir "sermaye" olarak düşünüldüğünde, çocuk da bu sermayenin "faizini" ödemekle yükümlü bir borçlu konumuna yerleştirilir. Oysa bu tür bir beklenti, hem çocuğun bireyliğini hem de ilişkinin kendiliğindenliğini zedeler.
Sözün gücü, ekonomik bir kavramı aile ilişkilerinin merkezine taşımasından gelir. Kafka bu benzetmeyle minnetin bir hak olarak talep edilemeyeceğini ima eder; gerçek sevgi ve minnet, zorla alınacak bir faiz değil, ancak baskı kurulmadığında kendiliğinden ortaya çıkabilecek bir duygudur.
Hangi bağlamda söylendi?
Bu söz, Kafka'nın 12 Kasım 1914 tarihli günlük kaydından alınmıştır. Kafka günlüklerinde sık sık aile içi otorite, baba figürü ve bireyin aile karşısındaki konumu üzerine özlü gözlemler not etmiştir. Bu kayıt da aile ilişkilerindeki beklenti ve borç duygusuna dair kısa bir düşünce denemesidir.
Kaynak
- Eser: Tagebücher
- Künye: Tagebücher, 12. November 1914. In: Tagebücher 1910-1923, Hrsg. Max Brod, Fischer-Taschenbuch-Verlag, Frankfurt am Main 1976, ISBN 3436023515, projekt-gutenberg.org
- Kaynak bağlantısı: https://de.wikiquote.org/wiki/Franz_Kafka
- Özgün metin lisansı: CC BY-SA 4.0 — Wikiquote
Türkçe çeviri ve yorum 2W’nin özgün çalışmasıdır; yapay zekâ desteğiyle hazırlanmıştır. Hata görürseniz bize bildirin.
Konular
İlgili sözler
“Sorumluluk duygusu denen ve böylesine saygıdeğer olabilecek şey, son tahlilde memur zihniyetidir, çocuksuluktur, baba tarafından kırılmış bir iradedir.”
— Franz Kafka (1883 – 1924)
“Genel olarak argümantasyon: F.[elice] karşısında kaybolmuşum.”
— Franz Kafka (1883 – 1924)
“Bugün doğum günün, ama sana her zamanki kitabı bile göndermiyorum çünkü bu yalnızca bir görüntü olurdu; aslında sana bir kitap armağan edebilecek durumda bile değilim. Yalnızca bugün bir an, yalnızca bu kartla da olsa sana yakın olmaya o kadar ihtiyacım olduğu için yazıyorum ve beni hemen tanıman için söze bu sitemle başladım.”
— Franz Kafka (1883 – 1924)
“Ne dersiniz? Pazar gününe kadar bir mektup daha alabilir miyim? Mümkün olabilir elbette. Ama mektuplara duyulan bu istek anlamsız. Tek bir mektup yetmez mi, tek bir bilgi yetmez mi? Elbette yeter, ama yine de insan arkasına yaslanıp mektupları içiyor ve yalnızca içmeyi bırakmak istemediğini biliyor. Bunu açıklayın, Milena, öğretmenim!”
— Franz Kafka (1883 – 1924)
“Ama yine de ormanda yolunu kaybetmiş çocuklar gibi yapayalnızız. Karşımda durup bana baktığında, içimdeki acılar hakkında ne bilirsin ki, ben de seninkiler hakkında ne bilirim. Ve kendimi önüne atıp ağlasam, anlatsam, bana dair senin öğrenebileceğin, cehennemin sıcak ve korkunç olduğunu anlatınca öğrenebileceğinden fazlası olmaz. Sırf bu yüzden biz insanlar birbirimizin karşısında, cehennemin girişinin önünde durur gibi saygılı, düşünceli ve sevgi dolu durmalıyız.”
— Franz Kafka (1883 – 1924)
“Gregor Samsa bir sabah huzursuz düşlerden uyandığında, kendini yatağında dev bir böceğe dönüşmüş olarak buldu.”
— Franz Kafka (1883 – 1924)