Ünlü söz
“Ne dersiniz? Pazar gününe kadar bir mektup daha alabilir miyim? Mümkün olabilir elbette. Ama mektuplara duyulan bu istek anlamsız. Tek bir mektup yetmez mi, tek bir bilgi yetmez mi? Elbette yeter, ama yine de insan arkasına yaslanıp mektupları içiyor ve yalnızca içmeyi bırakmak istemediğini biliyor. Bunu açıklayın, Milena, öğretmenim!”
— Franz Kafka (1883 – 1924)
Almanca aslı
Was meinen Sie? Kann ich noch bis Sonntag einen Brief bekommen? Möglich wäre es schon. Aber es ist unsinnig, diese Lust an Briefen. Genügt nicht ein einziger, genügt nicht ein Wissen? Gewiß genügt es, aber trotzdem lehnt man sich weit zurück und trinkt die Briefe und weiß nichts, als daß man nicht aufhören will zu trinken. Erklären Sie das, Milena, Lehrerin!
Ne anlatıyor?
Kafka'nın bu sözlerinde, mektup yazmaya ve almaya duyulan arzunun rasyonel bir açıklamaya sığmadığı anlatılır. Bir mektup, bir bilgi, sevdiği insanla ilgili kısa bir işaret aslında yeterlidir; ama insan yine de daha fazlasını ister. Kafka burada "içmek" fiilini bilinçli olarak kullanır: Susuzluk gibi, mektuba duyulan özlem de biyolojik bir zorunluluk gibi kendini dayatır. İnsan susuzluğunu gidermek için suya uzanır, ama mektupları içerken asıl aradığı şey salt bilgi değil, bağlantının kendisidir.
Bu ifade, Kafka'nın Milena Jesenská ile ilişkisindeki duygusal yoğunluğu da yansıtır. Mektuplar, fiziksel olarak bir araya gelemeyen iki insanın birbirine dokunabilmesinin tek yoludur. Fakat bu dokunuş asla tam olarak tatmin etmez; her mektup yeni bir mektup beklentisi doğurur. Bu, her tatminin yeni bir eksikliği doğurduğunu anlatan Arzulama anlayışına yakındır.
Kafka son cümlede Milena'ya hitaben şakacı bir ton takınır: "Bunu açıklayın, Milena, öğretmenim!" diyerek hem ondan bir cevap beklediğini hem de bu ruhsal durumu kendisinin de tam olarak anlayamadığını ima eder. İnsan ihtiyaç duysa da duymasa da mektup bekleme hâli, Kafka'nın düşüncesinde mantıkla değil, ancak duygusal bir zorlanımla açıklanabilir.
Hangi bağlamda söylendi?
Kafka bu sözleri, Milena Jesenská'ya yazdığı mektuplardan birinde söylemiştir. Milena ile ilişkisi 1920 yılından itibaren mektuplarla ilerlemiş, bu yazışma Kafka'nın en yoğun duygusal dışavurumlarını içeren mektup toplamı olarak yayımlanmıştır.
Kaynak
- Eser: Briefe
- Künye: Briefe an Milena, S. Fischer, Frankfurt am Main, 1983, S. 23
- Kaynak bağlantısı: https://de.wikiquote.org/wiki/Franz_Kafka
- Özgün metin lisansı: CC BY-SA 4.0 — Wikiquote
Türkçe çeviri ve yorum 2W’nin özgün çalışmasıdır; yapay zekâ desteğiyle hazırlanmıştır. Hata görürseniz bize bildirin.
Konular
İlgili sözler
“Dakik değilim, çünkü beklemenin acılarını duymuyorum. Bir sığır gibi bekliyorum.”
— Franz Kafka (1883 – 1924)
“Bir insan nasıl suçlu olabilir ki? Burada hepimiz insanız, biri öteki gibi.”
— Franz Kafka (1883 – 1924)
“Yazı değişmez ve görüşler çoğu zaman yalnızca bunun karşısındaki çaresizliğin bir ifadesidir.”
— Franz Kafka (1883 – 1924)
“Josef K.'ya iftira atılmış olmalıydı, çünkü hiçbir kötülük yapmamış olmasına karşın bir sabah tutuklanıverdi.”
— Franz Kafka (1883 – 1924)
“Şu kanaate vardım ki, benim sahip olduğum hâliyle tüberküloz özel bir hastalık değildir, özel bir adı hak eden bir hastalık değildir; yalnızca, anlamı şimdilik kestirilemeyecek biçimde güçlenmiş olan genel ölüm tohumudur.”
— Franz Kafka (1883 – 1924)
“Dünyanın acılarından kendini uzak tutabilirsin, bu sana bırakılmıştır ve doğana uygundur; ama belki de tam bu uzak duruş, kaçınabileceğin tek acıdır.”
— Franz Kafka (1883 – 1924)