Ünlü söz
“Pratik olalım ve şu soruyu soralım: Düşmanlarımızı nasıl severiz?”
— Martin Luther King (1929 – 1968)
İngilizce aslı
Let us be practical and ask the question: How do we love our enemies?
Ne anlatıyor?
King burada dinleyicilerini 'düşman sevgisi' konusunu soyut bir ideali tekrarlamak yerine, gündelik hayata uygulanabilir bir tutum olarak düşünmeye davet eder. Soruyu 'pratik olalım' diyerek sorması, konunun duygusal bir çağrıdan ibaret olmadığını, bir yöntem ve disiplin meselesi olduğunu gösterir. Ona göre düşmanı sevmek, ondan hoşlanmak ya da ona karşı sıcak duygular beslemek demek değildir; düşmanın insanlığını teslim etmek, onun iyiliğini istemek ve zarar verme arzusunun ötesine geçmektir. King bu vaazda klasik Yunan düşüncesindeki üç sevgi türünden biri olan 'agape' kavramına başvurur; bu, kişisel yakınlıktan bağımsız, başkasının iyiliğini isteyen anlayışsal ve iradeye dayalı bir sevgidir. Böylece düşmanı sevmek, kişinin kendisini sürekli tahrip eden nefret döngüsünü kırması ve karşısındakine insan olduğu için değer vermesi anlamına gelir. Söz, bireysel ilişkilerden toplumsal mücadeleye uzanan bir sorumluluk duygusunu somut bir soruya indirger.
Hangi bağlamda söylendi?
Bu cümle de 'Loving Your Enemies' vaazından alınmıştır. King, vaazın ilerleyen bölümünde düşmanı sevmenin yollarını gündelik davranışlar ve içsel tutum üzerinden anlatır.
Kaynak
- Eser: Loving Your Enemies (Christmas 1957)
- Kaynak bağlantısı: https://en.wikiquote.org/wiki/Martin_Luther_King_Jr.
- Özgün metin lisansı: CC BY-SA 4.0 — Wikiquote
Türkçe çeviri ve yorum 2W’nin özgün çalışmasıdır; yapay zekâ desteğiyle hazırlanmıştır. Hata görürseniz bize bildirin.
Konular
İlgili sözler
“Hiçbir insanın seni, ondan nefret edecek kadar alçaltmasına izin verme.”
— Martin Luther King (1929 – 1968)
“İnsan hakları ve adalet mücadelesinde zenciler, öfkelenir ve nefret kampanyalarına kapılırlarsa hata yaparlar.”
— Martin Luther King (1929 – 1968)
“Modern psikoloji, İsa'nın yüzyıllar önce öğrettiği şeyi kabul etmektedir: Nefret kişiliği böler, sevgi ise şaşırtıcı ve kaçınılmaz bir biçimde onu birleştirir.”
— Martin Luther King (1929 – 1968)
“Ama burada mezarda bulunandan / Daha korkunç bir şey var — / Aklı kaçmış bir insan bedeni, / Zavallı hayat sürerken. Zavallı Matthew! Bir zamanlar parlak deha sahibi, / Talihin kayırdığı bir çocuk — / Şimdi sonsuza dek kilitli, zihinsel gecede, / Yabani, bitkin bir deli.”
— Abraham Lincoln (1809 – 1865)
“Bu "büyük zamanı" yaşarken, kendine irade özgürlüğü atfeden bu çılgın, yozlaşmış türe ait olduğunu kavramak güç. Keşke bir yerlerde iyilikseverlerin ve aklı başında olanların bir adası olsaydı! Orada ben de ateşli bir yurtsever olurdum.”
— Albert Einstein (1879 – 1955)
“Arılar yok olduğunda insanın yalnızca dört yıl ömrü kalır; arılar olmazsa bitkiler olmaz, hayvanlar olmaz, insanlar olmaz.”
— Albert Einstein (1879 – 1955)