Ünlü söz
“Bütün kusurlarıyla birlikte bu anayasa, Rus-Prusya-Avusturya barbarlığının ortasında, Doğu Avrupa'nın kendi başına yarattığı tek özgürlük eseri olarak görünmektedir. Ve o yalnızca ayrıcalıklı sınıftan, soylulardan doğmuştur. Dünya tarihi, soyluluğun benzer bir soyluluğuna başka bir örnek sunmaz.”
— Karl Marx (1818 – 1883)
Almanca aslı
Mit allen ihren Mängeln erscheint diese Konstitution mitten in der russisch−preußisch−österreichischen Barbarei als das einzige Freiheitswerk, das Osteuropa je selbständig hervorgebracht hat. Und sie ging ausschließlich von der bevorrechteten Klasse, dem Adel, aus. Die Weltgeschichte bietet kein andres Beispiel von ähnlichem Adel des Adels.
Ne anlatıyor?
Marx bu sözlerinde, 3 Mayıs 1791 Polonya Anayasası'nı özellikle dönemin Doğu Avrupa koşulları içinde değerlendirir. Anayasanın eksiklerini de kabul etmekle birlikte, onu bölgedeki bağımsız bir özgürlük girişimi olarak öne çıkarır. Buradaki "barbarlık" ifadesi, Rusya, Prusya ve Avusturya'nın o dönemdeki siyasal baskıcı düzenlerine gönderme yapar; Polonya anayasası ise bu ortama karşı bir istisna olarak gösterilir.
Dikkat çekici olan, Marx'ın anayasanın kaynağını soylu sınıfa dayandırmasıdır. Genellikle aristokrasiyi toplumsal ilerlemenin önünde bir engel olarak gören bir düşünür için bu, alışılmadık bir değerlendirmedir. Marx burada tarihsel somut koşulları dikkate alır: Polonya'da özgürlükçü bir belgenin başka bir toplumsal güçten değil, ayrıcalıklı zümrenin bir kesiminden gelmesini, dönemin koşullarında kayda değer bir olay olarak yorumlar. Ancak övgüsü sınırlıdır; anayasayı bir sınıfsal mükemmellik örneği olarak değil, o bağlamdaki tek "özgürlük eseri" olarak niteler.
Söz, Marx'ın tarihsel olayları şematik bir sınıf anlatısına indirgemediğini gösteren bir örnektir. Bugün de bir siyasal belgenin değerinin, doğduğu dönemin güç ilişkileri ve bölgesel koşullar içinde ölçülmesi gerektiğini hatırlatır.
Hangi bağlamda söylendi?
Söz, Marx'ın 1863 tarihli "Polonya, Prusya ve Rusya" başlıklı el yazmasından alınmıştır. Metin, 1863 Polonya ayaklanması bağlamında Polonya sorunu üzerine tuttuğu notlardan oluşur. Marx, 3 Mayıs 1791 Anayasası'nı değerlendirirken Polonya'nın komşu imparatorluklarla ilişkisini ve anayasanın tarihsel önemini ele alır. Elyazmaları 1961'de Werner Conze ve Dieter Hertz-Eichenrode tarafından yayımlanmıştır.
Kaynak
- Eser: 1860s
- Künye: On the Polish Constitution of May 3, 1791. "Poland, Prussia and Russia" (1863 manuscript). In Werner Conze and Dieter Hertz-Eichenrode (ed.) Manuskripte über die polnische Frage (1863-1864). Hague: Mouton, 1961.
- Kaynak bağlantısı: https://en.wikiquote.org/wiki/Karl_Marx
- Özgün metin lisansı: CC BY-SA 4.0 — Wikiquote
Türkçe çeviri ve yorum 2W’nin özgün çalışmasıdır; yapay zekâ desteğiyle hazırlanmıştır. Hata görürseniz bize bildirin.
Konular
İlgili sözler
“Bir kan gölü olacaksa, şimdi olsun. Yatıştırma cevap değil.”
— Ronald Reagan (1911 – 2004)
“Asırlardan beri Türkiye'yi idare edenler çok şeyler düşünmüşlerdir; fakat yalnız bir şeyi düşünmemişlerdir: Türkiye'yi!.. Bu düşüncesizlik yüzünden Türk vatanının, Türk milletinin uğradığı zararları ancak bir tarzda telafi edebiliriz: O da artık Türkiye'de Türkiye'den başka bir şeyi düşünmemek. Ancak bu zihniyetle hareket ederek her türlü selamet ve saadet hedeflerine ulaşabiliriz. (30 Ağustos 1924)”
— Mustafa Kemal Atatürk (1881 – 1938)
“Ben, 1919 yılı mayısı içinde Samsun'a çıktığım gün elimde maddî hiçbir kuvvet yoktu. Yalnız büyük Türk milletinin soyluluğundan doğan ve benim vicdanımı dolduran yüksek ve manevî bir kuvvet vardı. İşte ben bu millî kuvvete, bu Türk milletine güvenerek işe başladım.”
— Mustafa Kemal Atatürk (1881 – 1938)
“Amerika, Avrupa ve bütün medeniyet dünyası bilmelidir ki Türkiye halkı her medenî ve kabiliyetli millet gibi kayıtsız şartsız hür ve müstakil yaşamaya kesin karar vermiştir. Bu haklı kararı bozmaya yönelik her kuvvet, Türkiye'nin ebedî düşmanı kalır.”
— Mustafa Kemal Atatürk (1881 – 1938)
“Hâkimiyet bilâkaydüşart milletindir.”
— Mustafa Kemal Atatürk (1881 – 1938)
“Diktatörlük ağızlık getirir, ağızlık da aptallaşmayı. Bilim ancak özgür söz ortamında gelişebilir.”
— Albert Einstein (1879 – 1955)