Ünlü söz
“Bu adamlar, çağın aşırı saflığını bildiklerinden, zekâlarını imkânsız olasılıklar — kendi deyişleriyle tuhaf kazalar — hayal etmeye veriyorlar; ama düşünen bir zekâ için (benimki gibi," diye ekledim parantez içinde, işaret parmağımı farkında olmadan burnumun yanına götürerek,) "benimki gibi derin düşünen bir kavrayış için, son dönemde bu 'tuhaf kazalardaki' olağanüstü artışın, tuhaf kazaların en tuhaflarından biri olduğu hemen açıktır. Kendi payıma, bundan böyle 'tuhaf' olan hiçbir şeye inanmamaya niyetliyim.”
— Edgar Allan Poe (1809 – 1849)
İngilizce aslı
These fellows, knowing the extravagant gullibility of the age, set their wits to work in the imagination of improbable possibilities — of odd accidents, as they term them; but to a reflecting intellect (like mine," I added, in parenthesis, putting my forefinger unconsciously to the side of my nose,) "to a contemplative understanding such as I myself possess, it seems evident at once that the marvelous increase of late in these 'odd accidents' is by far the oddest accident of all. For my own part, I intend to believe nothing henceforward that has anything of the 'singular' about it.
Ne anlatıyor?
Bu pasaj, Poe'nun kendini beğenmiş anlatıcı tipinin ince bir parodisidir. Anlatıcı, çevresindeki insanları saf olmakla suçlarken kendisini "düşünen zekâ" ve "derin düşünen kavrayış" sahibi biri olarak konumlandırır. Ancak burnunun yanına götürülen parmak, bu ciddiyeti bozar; okur, anlatıcının üstünlük iddiasının gülünçlüğünü fark eder. Kendi akıl yürütmesinin tuhaflığını göremeyen biri, başkalarının inançlarını küçümserken aynı saflığa düşer.
Poe'nun buradaki eleştirisi, olağanüstü olaylara duyulan denetimsiz ilgiye ve bu ilgiyi besleyen yayıncılık anlayışına da yönelir. "Tuhaf kazalar" üretenler, halkın inanma arzusunu kullanarak kâr elde eder; anlatıcı ise bu üretimi eleştirirken bile kendi akıl yürütme biçiminin saçmalığını gözden kaçırır. Şüpheciliği savunurken dogmatik bir inançsızlık kalıbına saplanır.
Bugünün okuru için bu pasaj, medya okuryazarlığı ve bilgi kirliliği tartışmalarıyla kolayca ilişkilendirilebilir. Olağanüstü anlatılara karşı eleştirel olmak gerekir, ancak bu eleştiri bizi kendi yargılarımızın yanılmazlığına inandırırsa, tıpkı bu anlatıcı gibi gülünç duruma düşebiliriz. Kuşku, hem dış dünyaya hem de kendimize yöneltilmeli.
Hangi bağlamda söylendi?
Bu sözün hangi bağlamda ve ne zaman söylendiği güvenilir kaynaklarda belgelenmemiş; bu yüzden tahmin yürütmüyoruz.
Kaynak
- Kaynak bağlantısı: https://en.wikiquote.org/wiki/Edgar_Allan_Poe
- Özgün metin lisansı: CC BY-SA 4.0 — Wikiquote
Türkçe çeviri ve yorum 2W’nin özgün çalışmasıdır; yapay zekâ desteğiyle hazırlanmıştır. Hata görürseniz bize bildirin.
Konular
İlgili sözler
“O hâlde Satranç Oyuncusu'nun işleyişi ile Bay Babbage'ın hesap makinesinin işleyişi arasında hiçbir benzerlik yoktur ve eğer birincisine saf bir makine demeyi seçersek, onun, insanlığın icatları arasında kıyaslanamayacak kadar en şaşırtıcısı olduğunu kabul etmeye hazır olmalıyız.”
— Edgar Allan Poe (1809 – 1849)
“Hristiyan âlemindeki en iyi satranç oyuncusu, satrancın en iyi oyuncusundan pek fazlası olmayabilir; ama vistteki ustalık, zihnin zihinle mücadele ettiği bütün bu daha önemli girişimlerde başarı kapasitesini ima eder.”
— Edgar Allan Poe (1809 – 1849)
“İnsan, dolandıran bir hayvandır ve insandan başka dolandıran hiçbir hayvan yoktur.”
— Edgar Allan Poe (1809 – 1849)
“Büyük bir kararlılıkla başmakaleye saldırdım ve baştan sona tek hece anlamadan okuyunca Çince olabileceği ihtimalini düşündüm; bu yüzden sonundan başına doğru yeniden okudum, ama sonuç bundan daha tatmin edici olmadı.”
— Edgar Allan Poe (1809 – 1849)
“Duyduğun hiçbir şeye inanma, gördüğünün ise yalnızca yarısına.”
— Edgar Allan Poe (1809 – 1849)
“Kendimi ikna etmiş olarak, başkalarını ikna etmeye çalışmam.”
— Edgar Allan Poe (1809 – 1849)