Ünlü söz
“Duyduğun hiçbir şeye inanma, gördüğünün ise yalnızca yarısına.”
— Edgar Allan Poe (1809 – 1849)
İngilizce aslı
Believe nothing you hear, and only one half that you see.
Ne anlatıyor?
Poe bu sözüyle, insanın bilgi edinme yollarına karşı köklü bir şüphecilik önerir. İşitilen her şeyin elenmesini isterken, görmenin bile ancak yarı yarıya güvenilir olduğunu söyler. Burada göz, sanıldığından daha kolay yanılabilen bir tanık olarak resmedilir; kulak ise dedikodu, yanlış aktarım ve kuruntunun taşıyıcısı sayılır. Söz, duyuların ve başkalarının aktardığı bilginin süzgeçten geçirilmesi gerektiğini vurgular.
Sözün yer aldığı öyküde bu kuşkucu bakış, akıl hastanesi müdürünün gerçeklikle bağı kopmuş dünyasına da bir hazırlık oluşturur. Anlatıcının duyduklarıyla gördükleri arasındaki uçurum, okuru hangi anlatıya güveneceği konusunda sürekli ikilemde bırakır. Poe'nun edebiyatında sık görülen güvenilmez anlatıcı fikriyle de örtüşür: Bir hikâye ne kadar inandırıcı anlatılırsa anlatılsın, okur onu yarı yarıya kabul etmelidir.
Bugün bu söz, özellikle hızlı bilgi akışı ve doğrulanmamış haber çağında daha da günceldir. Poe, insanı kör bir inançsızlığa değil, ölçülü bir eleştirelliğe çağırır; her anlatının arkasında bir yorum, eksik bilgi ya da yanılsama payı olabileceğini hatırlatır.
Hangi bağlamda söylendi?
Söz, Poe'nun ilk kez 1845'te Graham's Magazine'de yayımlanan "The System of Doctor Tarr and Professor Fether" adlı öyküsünde geçer. Anlatıcı, bir akıl hastanesini ziyaret eder ve orada tanık olduğu tuhaf olayları aktarır. Bu cümle, anlatıcının gördükleriyle duydukları arasındaki çelişkili duruma karşı okura güvensizlik aşılayan genel bir uyarı niteliği taşır.
Kaynak
- Yıl: 1845
- Künye: "The System of Doctor Tarr and Professor Fether" (1845)
- Kaynak bağlantısı: https://en.wikiquote.org/wiki/Edgar_Allan_Poe
- Özgün metin lisansı: CC BY-SA 4.0 — Wikiquote
Türkçe çeviri ve yorum 2W’nin özgün çalışmasıdır; yapay zekâ desteğiyle hazırlanmıştır. Hata görürseniz bize bildirin.
Konular
İlgili sözler
“O hâlde Satranç Oyuncusu'nun işleyişi ile Bay Babbage'ın hesap makinesinin işleyişi arasında hiçbir benzerlik yoktur ve eğer birincisine saf bir makine demeyi seçersek, onun, insanlığın icatları arasında kıyaslanamayacak kadar en şaşırtıcısı olduğunu kabul etmeye hazır olmalıyız.”
— Edgar Allan Poe (1809 – 1849)
“Hristiyan âlemindeki en iyi satranç oyuncusu, satrancın en iyi oyuncusundan pek fazlası olmayabilir; ama vistteki ustalık, zihnin zihinle mücadele ettiği bütün bu daha önemli girişimlerde başarı kapasitesini ima eder.”
— Edgar Allan Poe (1809 – 1849)
“Büyük bir kararlılıkla başmakaleye saldırdım ve baştan sona tek hece anlamadan okuyunca Çince olabileceği ihtimalini düşündüm; bu yüzden sonundan başına doğru yeniden okudum, ama sonuç bundan daha tatmin edici olmadı.”
— Edgar Allan Poe (1809 – 1849)
“Bu adamlar, çağın aşırı saflığını bildiklerinden, zekâlarını imkânsız olasılıklar — kendi deyişleriyle tuhaf kazalar — hayal etmeye veriyorlar; ama düşünen bir zekâ için (benimki gibi," diye ekledim parantez içinde, işaret parmağımı farkında olmadan burnumun yanına götürerek,) "benimki gibi derin düşünen bir kavrayış için, son dönemde bu 'tuhaf kazalardaki' olağanüstü artışın, tuhaf kazaların en tuhaflarından biri olduğu hemen açıktır. Kendi payıma, bundan böyle 'tuhaf' olan hiçbir şeye inanmamaya niyetliyim.”
— Edgar Allan Poe (1809 – 1849)
“– ki burada şunu söyleyeyim, sonraki bölümlerinde, insan deneyiminin tümüyle dışında ve bu yüzden insan inanırlığının sınırlarını aşan öyle olaylar içerdiği görülecek bir anlatı; öyle ki, anlatacaklarımın hiçbirine inanılmasını umut etmekten büsbütün ümidimi kesmiş olarak ilerliyorum; yine de en önemli ve en olanaksız görünen ifadelerimden bazılarını zamanın ve ilerleyen bilimin doğrulayacağına güveniyorum.”
— Edgar Allan Poe (1809 – 1849)
“Kendimi ikna etmiş olarak, başkalarını ikna etmeye çalışmam.”
— Edgar Allan Poe (1809 – 1849)