Ünlü söz
“On vakanın dokuzunda, kamuoyunu etkilemeye çalışan konuşmacı ya da yazar, sakin tartışmadan haksız darbelere indiğinde rakibinden çok kendisine zarar verir. Çinlilerin bu konuda bir hikâyesi vardır — üç ya da dört bin yıllık uygarlığa dayanan bir hikâye: İki Çinli hamal bir kalabalığın ortasında hararetle tartışıyordu. Bir yabancı, hiç yumruk atılmamasına şaştığını söyledi. Çinli arkadaşı cevap verdi: "İlk vuran adam, fikirlerinin tükendiğini kabul etmiş olur."”
— Franklin D. Roosevelt (1882 – 1945)
İngilizce aslı
In nine cases out of ten the speaker or writer who, seeking to influence public opinion, descends from calm argument to unfair blows hurts himself more than his opponent. The Chinese have a story on this — a story based on three or four thousand years of civilization: Two Chinese coolies were arguing heatedly in the midst of a crowd. A stranger expressed surprise that no blows were being struck. His Chinese friend replied: "The man who strikes first admits that his ideas have given out."
Ne anlatıyor?
Roosevelt bu sözünde, kamusal tartışmada sakinliği ve argümanı bırakıp kişisel saldırıya veya kaba güce başvuran kişinin asıl konumu zayıflattığını anlatıyor. Vurgu, 'haksız darbeler' ifadesinde: konuşmacı ya da yazar, rakibine mantıklı bir cevap yetiştiremediği, düşünsel malzemesi bittiği anda saldırganlaşır. Ancak bu saldırganlık, dinleyiciler önünde rakibinden çok saldırganın kendi itibarına ve iddiasının inandırıcılığına zarar verir.
Çin kültürüne atfedilen hamal hikâyesi bu fikri bir özdeyişe dönüştürür: 'İlk vuran adam, fikirlerinin tükendiğini kabul etmiş olur.' Burada fiziksel şiddet mecazi olarak sözlü saldırıyı da kapsayacak biçimde genişler. Roosevelt, binlerce yıllık uygarlık birikimine gönderme yaparak, sabırlı ve akılcı tartışma geleneğini yüceltir; aynı zamanda kendi döneminin siyasi kutuplaşmasında dinleyicilerine ölçülü olmayı öğütler.
Bugünün okuruna bu söz, özellikle medyada ve sosyal platformlarda hakaret, karalama ve kışkırtmanın hızla yayıldığı bir çağda, tartışma etiğine dair basit ama güçlü bir ilke sunar: Saldırganlık, güçsüzlüğün dışavurumudur.
Hangi bağlamda söylendi?
Roosevelt bu sözleri, 24 Haziran 1938 gecesi yaptığı bir 'Fireside Chat' (Ocakbaşı Sohbeti) radyo konuşmasında söylemiştir. Konuşma, ertesi gün imzalayacağı Adil Çalışma Standartları Yasası (Fair Labor Standards Act) öncesinde yapılmıştır. Başkan, yasanın getirdiği asgari ücret ve azami çalışma saati düzenlemelerine yönelik eleştirilere ve kamuoyundaki hararetli tartışmalara cevap verirken, siyasi muhaliflerine karşı kullanılan sert söylemin verimsizliğini bu Çin hikâyesiyle örneklendirmiştir.
Kaynak
- Eser: Fireside Chat in the night before signing the Fair Labor Standards Act (1938)
- Kaynak bağlantısı: https://en.wikiquote.org/wiki/Franklin_D._Roosevelt
- Özgün metin lisansı: CC BY-SA 4.0 — Wikiquote
Türkçe çeviri ve yorum 2W’nin özgün çalışmasıdır; yapay zekâ desteğiyle hazırlanmıştır. Hata görürseniz bize bildirin.
Konular
İlgili sözler
“Amerika Birleşik Devletleri Anayasası, şimdiye kadar yazılmış en olağanüstü esnek yönetim kuralları derlemesi olduğunu kanıtlamıştır.”
— Franklin D. Roosevelt (1882 – 1945)
“Kötü bir başkan olursam, muhtemelen son başkan da olurum.”
— Franklin D. Roosevelt (1882 – 1945)
“Felsefe mi? Ben bir Hristiyan ve bir Demokratım. Hepsi bu.”
— Franklin D. Roosevelt (1882 – 1945)
“Toprağını yok eden ulus, kendini yok eder.”
— Franklin D. Roosevelt (1882 – 1945)
“Radikal, iki ayağını da havaya sağlamca basmış bir adamdır. Muhafazakâr, iki gayet sağlam bacağı olan ama ileri doğru yürümeyi hiç öğrenmemiş bir adamdır. Gerici, geriye doğru yürüyen bir uyurgezerdir. Liberal ise bacaklarını ve ellerini başının emrinde — başının buyruğu — kullanan bir adamdır.”
— Franklin D. Roosevelt (1882 – 1945)
“Rekabetin belirli bir noktaya kadar yararlı olduğu gösterilmiştir, daha öteye değil; oysa bugün uğrunda çaba göstermemiz gereken şey olan işbirliği, rekabetin bıraktığı yerde başlar.”
— Franklin D. Roosevelt (1882 – 1945)