Ünlü söz
“Bana öyle geliyor ki, o insanları [Filipinlileri] özgür bırakmak ve kendi iç meselelerini kendi bildikleri gibi çözmelerine izin vermek bizim için bir zevk ve görev olmalıdır. İşte bu yüzden ben bir anti-emperyalistim. Kartalın pençelerini başka bir toprağa geçirmesine karşıyım.”
— Mark Twain (1835 – 1910)
İngilizce aslı
It should, it seems to me, be our pleasure and duty to make those people [the Filipinos] free, and let them deal with their own domestic questions in their own way. And so I am an anti-imperialist. I am opposed to having the eagle put its talons on any other land.
Ne anlatıyor?
Mark Twain bu sözünde, dönemin ABD emperyalist politikalarına açıkça karşı çıkıyor. Filipin halkının kendi kaderini tayin hakkını savunarak, bir ulusun başka bir ulusun topraklarına ve halkına egemen olmasının ahlaken yanlış olduğunu dile getiriyor. 'Kartalın pençeleri' (the eagle's talons) ifadesi, ABD'nin ulusal sembolü olan kel kartala gönderme yapıyor; pençe imgesi, yırtıcılığı ve hükmetme dürtüsünü somutlaştırıyor.
Twain, 'anti-emperyalist' kimliğini açıkça ilan ederken, özgürlük ve halkların kendi kendini yönetme hakkı gibi evrensel ilkeleri savunuyor. Bu tutum, onun geç dönem siyasi görüşlerinin önemli bir parçasıdır; hayatının son yıllarında ABD'nin denizaşırı yayılmacılığına karşı giderek daha yüksek sesle muhalefet etmiştir.
Sözün bugünkü değeri, anti-emperyalist düşüncenin gerekçelerini sade bir dille ifade etmesinde yatıyor: Halkların kendi kararlarını verebilmesi yalnızca bir ideal değil, aynı zamanda güçlü ulusların ahlaki bir yükümlülüğüdür. 'Pençe' imgesi, askeri ve ekonomik gücün nasıl bir tahakküm aracına dönüşebileceğini de hatırlatıyor.
Hangi bağlamda söylendi?
Bu ifadeler, Twain'in 15 Ekim 1900'de New York Herald gazetesine verdiği bir röportajdan alınmıştır. 1898 İspanya-Amerika Savaşı'nın ardından ABD, Filipinler'i ele geçirmiş ve adalarda Filipinli bağımsızlık güçlerine karşı kanlı bir savaş yürütmüştü. Twain, bu dönemde ABD'nin yayılmacı politikalarına karşı sesini yükselten en tanınmış Amerikalı entelektüellerden biriydi. Röportajda, Filipin halkının özgür bırakılması gerektiğini savunarak kendini açıkça 'anti-emperyalist' olarak tanımlıyor.
Kaynak
- Eser: A Pen Warmed Up In Hell:Mark Twain in Protest
- Künye: New York Herald, October 15, 1900, quoted in A Pen Warmed Up In Hell:Mark Twain in Protest, edited by Frederick Anderson, Harper & Row, 1979
- Kaynak bağlantısı: https://en.wikiquote.org/wiki/Mark_Twain
- Özgün metin lisansı: CC BY-SA 4.0 — Wikiquote
Türkçe çeviri ve yorum 2W’nin özgün çalışmasıdır; yapay zekâ desteğiyle hazırlanmıştır. Hata görürseniz bize bildirin.
Konular
İlgili sözler
“Okur, tut ki bir aptalsın. Ve tut ki Kongre üyesisin. Ama kendimi tekrar ediyorum.”
— Mark Twain (1835 – 1910)
“Bu delilik savunması epey yaygınlaşmıyor mu? O kadar yaygın değil mi ki, okur mahkemelere gelen her ceza davasında onun sunulacağını güvenle bekliyor? [...] Gerçekten, şimdi istediğimiz şey suça karşı yasalar değil, deliliğe karşı bir yasadır.”
— Mark Twain (1835 – 1910)
“Benim iddiam şudur ki, bedenim bana aittir; en azından ben onu her zaman öyle gördüm. Onunla deney yaparak zarar görürsem, acı çeken ben olurum, devlet değil.”
— Mark Twain (1835 – 1910)
“Bedenim kimin mülkü? Muhtemelen benim. Ben böyle görüyorum. Onunla deney yaparsam, hesabı kim vermeli? Ben, Devlet değil. Akılsızca bir seçim yaparsam, Devlet ölür mü? Ah, hayır.”
— Mark Twain (1835 – 1910)
“Keşke Avrupa, Rusya'nın Türkiye'yi birazcık yok etmesine izin verse — çok değil, ama bir çubukla ya da dalgıç çanı olmadan yeri tekrar bulunamayacak kadar.”
— Mark Twain (1835 – 1910)
“Sabun ve eğitim bir katliam kadar ani değildir, ama uzun vadede daha ölümcüldür.”
— Mark Twain (1835 – 1910)