Ünlü söz
“Gökkuşağına karşı vahşi insanın duyduğu saygıyı duymuyoruz, çünkü onun nasıl oluştuğunu biliyoruz. Bu meseleyi kurcalayarak kazandığımız kadar kaybettik de.”
— Mark Twain (1835 – 1910)
İngilizce aslı
We have not the reverent feeling for the rainbow that the savage has, because we know how it is made. We have lost as much as we gained by prying into that matter.
Ne anlatıyor?
Twain bu sözde bilginin iki yönlü doğasına dikkat çekiyor. Gökkuşağını fiziksel olarak açıklayabilmek —ışığın su damlacıklarında kırılması ve yansıması— insana bir tür entelektüel hâkimiyet kazandırdı, ama aynı zamanda o doğa olayının uyandırdığı hayranlığı ve gizem duygusunu azalttı. "Vahşi" sözcüğünü aşağılayıcı anlamda değil, doğayla daha dolaysız ve açıklamasız bir ilişki içinde olan insanı anlatmak için kullanıyor.
Fikir, Aydınlanma sonrası düşüncede sıkça tartışılan bir gerilime dokunuyor: Bilimsel açıklama, dünyayı daha anlaşılır kılarken onun şiirsel boyutunu da törpüleyebilir. Twain burada bilim karşıtı bir tavır almıyor; yalnızca her kazancın bir bedeli olduğunu, dünyayı rasyonel gözle görmenin büyülü olanı bir ölçüde söndürdüğünü söylüyor.
Bugün bu söz, teknoloji ve bilimin hayatımızı dönüştürdüğü bir çağda hâlâ geçerli bir soru soruyor: Anlamak, hissetmenin yerini ne kadar alabilir ya da almalı? Twain okuru, bilgi ile merak duygusu arasındaki dengeyi düşünmeye davet ediyor.
Hangi bağlamda söylendi?
Bu sözün hangi bağlamda ve ne zaman söylendiği güvenilir kaynaklarda belgelenmemiş; bu yüzden tahmin yürütmüyoruz.
Kaynak
- Eser: A Tramp Abroad (1880)
- Kaynak bağlantısı: https://en.wikiquote.org/wiki/Mark_Twain
- Özgün metin lisansı: CC BY-SA 4.0 — Wikiquote
Türkçe çeviri ve yorum 2W’nin özgün çalışmasıdır; yapay zekâ desteğiyle hazırlanmıştır. Hata görürseniz bize bildirin.
Konular
İlgili sözler
“Doğruyu söylersen hiçbir şeyi hatırlamak zorunda kalmazsın.”
— Mark Twain (1835 – 1910)
“Önce gerçekleri toplayın, sonra onları dilediğiniz kadar çarpıtabilirsiniz.”
— Mark Twain (1835 – 1910)
“Sizin ırkınız, bütün yoksulluğuna rağmen, tartışmasız tek bir gerçek silaha sahip — kahkaha. Güç, Para, İkna, Yalvarış, Zulüm — bunlar devasa bir sahtekârlığı kaldırabilir, onu biraz itebilir, biraz sıkıştırabilir, yüzyıllar boyunca biraz zayıflatabilir: ama yalnızca Kahkaha onu bir anda paçavraya ve atomlarına ayırabilir. Kahkahanın saldırısına karşı hiçbir şey dayanamaz.”
— Mark Twain (1835 – 1910)
“Bir eleştirmen hiçbir zaman bir kitabı ya da oyunu ne var etti ne de yok etti. Nihai yargıçlar halkın kendisidir. Önemli olan onların görüşüdür. Nihayetinde son sınav hakikattir. Ama sorun şu ki çoğu yazar, hakikati en değerli varlığı sayar ve bu yüzden onu kullanırken son derece tutumlu davranır.”
— Mark Twain (1835 – 1910)
“Bir başkasının dininin budalalık olduğunu bildiğim o rahat güven, bana kendi dinimin de budalalık olduğundan şüphelenmeyi öğretiyor.”
— Mark Twain (1835 – 1910)
“Zarar verici bir yalan takdire değer olmayan bir şeydir; ve aynı şekilde, aynı ölçüde, zarar verici bir hakikat de öyledir—ki bu, iftira hukuku tarafından kabul edilen bir olgudur.”
— Mark Twain (1835 – 1910)