Ünlü söz
“Şeytan'a karşı özel bir sevgim yok; ama en azından ona karşı bir önyargım olmadığını söyleyebilirim. Hatta adil yargılanmadığı için biraz ondan yana eğilimli bile olabilirim. Bütün dinler ona karşı kutsal kitaplar yayımlar ve hakkında en incitici şeyleri söyler, ama onun tarafını asla dinlemeyiz. Elimizde yalnızca iddia makamının kanıtları var; yine de hükmü çoktan verdik. Bana kalırsa bu usule aykırıdır. İngilizlere özgü değildir, Amerikalılara özgü değildir; Fransızlara özgüdür.”
— Mark Twain (1835 – 1910)
İngilizce aslı
I have no special regard for Satan; but, I can at least claim that I have no prejudice against him. It may even be that I lean a little his way, on account of his not having a fair show. All religions issue bibles against him, and say the most injurious things about him, but we never hear his side. We have none but the evidence for the prosecution, and yet we have rendered the verdict. To my mind, this is irregular. It is un-English, it is un-American; it is French.
Ne anlatıyor?
Twain bu sözde adil yargılanma ilkesini hicivli bir alegoriyle işler. Şeytan'ı, aleyhindeki bütün delillerin tek taraflı sunulduğu, savunmasının hiç dinlenmediği bir sanık olarak tasvir eder. Bu, hukukun temel ilkesi olan "audi alteram partem" (diğer tarafı da dinle) anlayışının teolojik alana taşınmasıdır.
Twain'in asıl hedefi dinin kendisi değil, mutlak kesinliğe dayalı yargılama biçimidir. Bir kişi ya da varlık hakkında yalnızca suçlayan tarafın anlatısını dinleyip hüküm vermenin usulsüzlüğünü vurgular. Cümlenin sonundaki "Fransızlara özgüdür" ifadesi ise dönemin İngiliz-Amerikan kültüründe yaygın olan, hukukun üstünlüğünü İngiliz geleneğine atfeden ve Fransız sistemini eleştiren şakacı bir klişedir; Twain burada okuyucuyu gülümsetirken mesajını pekiştirir.
Söz, dogmatik düşüncenin ve tek taraflı anlatıların tehlikesine dair evrensel bir uyarı olarak okunabilir. Bugün de adalet, medya ve ideolojik tartışmalarda karşı tarafı dinlemeden hüküm verme eğilimine karşı geçerliliğini korur.
Hangi bağlamda söylendi?
Söz, Twain'in Eylül 1899'da Harper's Magazine'de yayımlanan "Concerning the Jews" başlıklı denemesinden alınmıştır. Yazıda Twain, antisemitizmi eleştirirken, önyargının dinler tarihindeki yerini irdelemekte ve bu bağlamda Şeytan'ın bile adil yargılanmadığını hicvetmektedir.
Kaynak
- Eser: Concerning the Jews (Harper's Magazine, Sept. 1899)
- Kaynak bağlantısı: https://en.wikiquote.org/wiki/Mark_Twain
- Özgün metin lisansı: CC BY-SA 4.0 — Wikiquote
Türkçe çeviri ve yorum 2W’nin özgün çalışmasıdır; yapay zekâ desteğiyle hazırlanmıştır. Hata görürseniz bize bildirin.
Konular
İlgili sözler
“Kilisede kimse yoktu, belki bir iki domuz hariç, çünkü kapıda kilit yoktu ve domuzlar yazın puncheon döşemeyi sever çünkü serindir. Fark ettiyseniz, çoğu insan kiliseye yalnızca gitmesi gerektiğinde gider; ama domuz başkadır.”
— Mark Twain (1835 – 1910)
“Bu delilik savunması epey yaygınlaşmıyor mu? O kadar yaygın değil mi ki, okur mahkemelere gelen her ceza davasında onun sunulacağını güvenle bekliyor? [...] Gerçekten, şimdi istediğimiz şey suça karşı yasalar değil, deliliğe karşı bir yasadır.”
— Mark Twain (1835 – 1910)
“O [George Washington Cable], bana kutsal Pazar gününden nefret etmeyi ve onu hiçe saymanın yeni ve zahmetli yollarını aramayı öğretti.”
— Mark Twain (1835 – 1910)
“Doğruyu söylersen hiçbir şeyi hatırlamak zorunda kalmazsın.”
— Mark Twain (1835 – 1910)
“Önce gerçekleri toplayın, sonra onları dilediğiniz kadar çarpıtabilirsiniz.”
— Mark Twain (1835 – 1910)
“Zarar verici bir yalan takdire değer olmayan bir şeydir; ve aynı şekilde, aynı ölçüde, zarar verici bir hakikat de öyledir—ki bu, iftira hukuku tarafından kabul edilen bir olgudur.”
— Mark Twain (1835 – 1910)