Ünlü söz
“Yirmi dokuzdan, en fazla otuzdan büyük olduğumu asla kabul etmedim. Pembe abajurlar varken yirmi dokuz, yokken otuz.”
— Oscar Wilde (1854 – 1900)
İngilizce aslı
I have never admitted that I am more than twenty-nine, or thirty at the most. Twenty-nine when there are pink shades, thirty when there are not.
Ne anlatıyor?
Bu söz, yaşlanma korkusunu ve kadınların toplumsal baskı karşısında genç görünme çabasını mizahi bir dille anlatır. Wilde, Mrs. Erlynne karakteri üzerinden yaşın katı bir gerçek değil, bağlama göre değişen bir algı olduğunu ima eder. Pembe abajurların yumuşak ışığı, yüzdeki kusurları gizler; dolayısıyla yaş, ortamın estetiğine göre bile yeniden tanımlanabilir.
Burada Wilde'ın estetizmi de devreye girer: Gerçeklik, onu nasıl çerçevelediğimize bağlıdır. Nesnel doğrular yerine, algının ve sunumun gücü öne çıkar. Mrs. Erlynne için yaş, biyolojik bir veriden çok bir performans ve pazarlık meselesidir.
Söz aynı zamanda Viktorya toplumundaki kadın imajını eleştirir. Kadınlardan genç ve güzel kalmaları beklenir; bu beklenti de onları yaşlarını gizlemeye, hatta kendilerine bile farklı anlatmaya iter. Bugün de benzer toplumsal baskılar sürdüğü için söz güncelliğini korur.
Hangi bağlamda söylendi?
Söz, Oscar Wilde'ın 1892 tarihli Lady Windermere's Fan adlı oyununun dördüncü perdesinde Mrs. Erlynne karakteri tarafından söylenir. Viktorya döneminin kadınlara yönelik gençlik ve güzellik beklentisini, karakterin kendini alaycı bir biçimde savunması üzerinden yansıtır.
Kaynak
- Eser: Lady Windermere's Fan (1892)
- Künye: Mrs. Erlynne, Act IV
- Kaynak bağlantısı: https://en.wikiquote.org/wiki/Oscar_Wilde
- Özgün metin lisansı: CC BY-SA 4.0 — Wikiquote
Türkçe çeviri ve yorum 2W’nin özgün çalışmasıdır; yapay zekâ desteğiyle hazırlanmıştır. Hata görürseniz bize bildirin.
Konular
İlgili sözler
“Deneyimime göre, insanlar daha iyisini bilecek yaşa gelir gelmez hiçbir şey bilmez oluyorlar.”
— Oscar Wilde (1854 – 1900)
“Kadınların artan etkisi, siyasi hayatımızdaki tek güven verici şeydir.”
— Oscar Wilde (1854 – 1900)
“Öfkeli bir kadının neler yapabileceğini.”
— Virgil (MÖ 70 – MÖ 19)
“Benim Türk milletine, Türk cemiyetine, Türklüğün istikbaline ait ödevlerim bitmemiştir, siz onları tamamlayacaksınız. Siz de sizden sonrakilere benim sözümü tekrar ediniz.”
— Mustafa Kemal Atatürk (1881 – 1938)
“Çocukluk ne güzel… Çocuklar ne sevimli, ne tatlı yaratıklar değil mi? En çok hoşuma giden hâlleri nedir bilir misiniz? İkiyüzlülük bilmemeleri, bütün istek ve duygularını, içlerinden geldiği gibi açıklamaları…”
— Mustafa Kemal Atatürk (1881 – 1938)
“On iki yaşımda Rafael gibi çizebiliyordum, ama bir çocuk gibi resmetmeyi öğrenmek için bütün bir ömür harcadım.”
— Pablo Picasso (1881 – 1973)