Fıkra
Baba Sözü Dinleyeceği Tutmuş
Nasreddin Hoca
Nasreddin Hoca'nın bir oğlu varmış. Ne denirse tam tersini yaparmış. Bir gün Nasreddin Hoca ile oğlu Akşehir'e gidip oradan iki çuval tuz almışlar. Eşeğe yükleyip köylerine dönmek için yola koyulmuşlar. Köylerinin yakınındaki dereye geldiklerinde, Nasreddin Hoca, derenin en sığ yerinden karşı tarafa geçmiş. Oğlu da eşeği sudan geçirmeye çalışıyormuş. Ama eşeğin sırtındaki çuvallardan biri, neredeyse suya değmek üzereymiş. Hoca, oğlunun ters huyunu bildiği için seslenmiş:
– Sevgili oğlum. Çuvallardan biri suya değecek. Biraz daha asıl da, iyice suya gömülsün.
Ne var ki çocuğun o gün uysallığı üzerindeymiş. Tutup, babasının dediğini yapmış. Neticede iki çuval birden suyun içine düşmüş. Nasreddin Hoca:
– Ne yapıyorsun şaşkın oğlum! diye bağırmış, ama bu arada tuzlar da suda eriyip gitmiş.
Nasreddin Hoca'nın oğlu, babasının kızgınlığı karşısında şöyle söyleniyormuş:
– Kırk yılda bir baba sözü dinleyelim dedik, gene de yaranamadık.
Metindeki kelimelerin anlamları
- hoca
- İslam'da din görevlisi
- neticede
- sonuç olarak
- tam
- Amerikan doları, para birimi $
- içine
- için.
- oradan
- sözü edilen yerden
- birden
- bir defada
- neredeyse
- Bir işin, hareketin, olayın gerçekleşmesi anının yaklaştığını anlatan bir söz; az daha, bayağı, kıl payı, âdeta, handiyse.
- dönmek
- kendi çevresinde ya da başka bir şeyin etrafında hareket etmek
- değmek
- aralık kalmayıncaya kadar birbirine yaklaşmak, dokunmak, temas etmek
Metin: Vikikaynak · Kamu malı (telif süresi dolmuş eser)