İçeriğe geç
2Wsözlük

Fıkra

İnanmazsan Say

Nasreddin Hoca

Paylaş:WhatsAppXFacebookTelegram
Nasreddin Hoca'nın zamanında, üç ecnebi bilgin, Osmanlı ülkesinde seyahate çıkmışlar. Hoca'nın hazırcevaplığını işiterek onunla da bazı konuları tartışmak istemişler. Meydanda bir ziyafet tertip edilmiş. Hoca ile ecnebi bilginler karşılaşmışlar. Tanışma merasiminden sonra birinci bilgin sualini sormuş: – Hoca Hazretleri, dünyanın ortası neresidir? Hoca, hiç düşünmeden, bastonuyla eşeğinin sağ ön ayağını göstererek: – İşte, eşeğimin şu ayağını bastığı yerdedir, demiş. Bilgin: – Ne ile belli, deyince Hoca: – İnanmazsanız, ölçebilirsiniz, demiş. Birinci bilgin söyleyecek söz bulamayarak çekilmiş. İkinci bilgin ortaya çıkmış. – Gökyüzündeki yıldızların sayısı ne kadardır, diye sormuş. Hoca da: – Eşeğimin vücudunda ne kadar kıl varsa, o kadardır, demiş. İkinci bilgin: – O kadar olduğu ne ile belli, deyince Hoca: – İnanmazsan say, demiş. İkinci bilgin: – Hocam, eşeğin kılları sayılır mı, deyince Hoca da: – Ya gökteki yıldızlar sayılır mı, cevabını vermiş. Bu bilgin de söyleyecek bir söz bulamayarak çekilmiş. Üçüncü bilgin ileri çıkarak: – Ey Hoca, şu benim sakalımın kaç teli var, diye sormuş. Hoca hiç düşünmeden: – Eşeğimin kuyruğunda ne kadar kıl varsa, o kadardır, demiş. Üçüncü bilgin: – Ne ile ispat edersin, diye sormuş. Hoca: – O kolaydır, bir kıl senin sakalından, bir kıl benim eşeğimin kuyruğundan koparırız, eğer sayısı uymazsa galibiyet senindir, demiş. Bilginler, Hoca'nın hazırcevaplığına ve zekâsına hayran kalarak Müslüman olurlar.

Fıkra açıklaması

Bu fıkrada üç bilgin, Nasreddin Hoca’ya cevaplaması güç sorular yöneltir. Meydanda düzenlenen ziyafet, birçok kişinin bir araya gelip yemek yediği bir buluşmadır. Bilginlerin soruları dünyanın ortası, gökteki yıldızların sayısı ve bir sakaldaki kılların sayısı üzerinedir.

Hoca, dünyanın ortasının eşeğinin bastığı yer olduğunu söyler ve isteyenin ölçebileceğini belirtir. Yıldızların sayısını eşeğinin kıllarına eşitler; bilgin saymalarının mümkün olmadığını söyleyince, yıldızları saymanın da mümkün olmadığını hatırlatır. Böylece soruların kesin cevabını isteyen kişilere, aynı ölçütü kendi sorularında da kullanmaları gerektiğini gösterir.

Son bilgin sakalındaki kılların sayısını sorunca Hoca, eşeğinin kuyruğundaki kıllarla aynı olduğunu ileri sürer. İspat için ikisinden de birer kıl koparıp saymayı önerir; sayı tutmazsa bilginin kazanacağını söyler. Bu karşılık, Hoca’nın hazırcevaplığını ve soruyu soranın iddiasını sınamaya yönelik zekâsını öne çıkarır.

Fıkranın nüktesi, bilginlerin sayılamayacak şeyler hakkında kesin cevap beklerken Hoca’nın bu beklentiyi kendi sorularına uygulamasıdır. Eser, her soruya kolayca kesin bir yanıt verilemeyeceğini ve iddiaların tutarlı ölçütlerle değerlendirilmesi gerektiğini düşündürür. Fıkra, bilginlerin Hoca’nın zekâsına hayran kalıp Müslüman olmalarıyla sona erer.

Açıklama, sözlükteki tanımlardan yararlanılarak yapay zekâ desteğiyle hazırlanmıştır.

Metindeki kelimelerin anlamları

say
düz, ince, yassı taş
ziyafet
Eğlenmek veya bir olayı kutlamak amacıyla birçok kimsenin bir araya gelerek yedikleri yemek; şölen, toy
eğer
şart anlamını güçlendirmek için şartlı cümlelerin başına getirilen kelime
hoca
İslam'da din görevlisi
tartışmak
bir konu üzerinde, birbirine ters olan görüş ve inançları karşılıklı savunmak
zamanında
Eskiden

Metin: Vikikaynak · Kamu malı (telif süresi dolmuş eser)