Fıkra
Kırk Yıllık Sirke
Nasreddin Hoca
Bir gün, kapı komşusu Nasreddin Hoca'ya:
– Hocam, sizde kırk yıllık sirke var mı? Hastamıza ilaç için lazım oldu da, der.
Hoca:
– Var, ama veremem! diye cevap verir.
Komşu:
– Canım Hoca, bir parça versen ne olur, diye rica eder.
Hoca yine:
– Veremem, deyince bu sefer sebebini sorar.
Hoca şu açıklamayı yapar:
– Eğer şuna buna dağıtsaydım, evde hiç kırk yıldan beri sirke kalır mıydı!
Fıkra açıklaması
Komşusu, hastasına ilaç olarak kullanmak için Nasreddin Hoca’dan kırk yıllık sirke ister. Hoca önce vermeyi reddeder; komşusu nedenini sorunca, sirkeyi başkalarına dağıtmadığı için evde hâlâ kaldığını söyler.
Fıkranın nüktesi, Hoca’nın sirkenin kırk yıl dayanmasını paylaşmamasına bağlamasıdır. Böylece sakladığı şeyi vermemek için yaptığı açıklama, onu aşırı tutumlu gösterir ve okuru güldürür. Fıkra, paylaşmaktan kaçınmayı gülünç bir gerekçeyle eleştirir; biriktirmenin, ihtiyaç duyana yardım etmemenin bahanesi olmaması gerektiğini düşündürür.
Açıklama, sözlükteki tanımlardan yararlanılarak yapay zekâ desteğiyle hazırlanmıştır.
Metindeki kelimelerin anlamları
- cevap
- Bir soruya, bir isteğe, bir söz, bir davranış veya yazıya verilen karşılık; yanıt
- eğer
- şart anlamını güçlendirmek için şartlı cümlelerin başına getirilen kelime
- hoca
- İslam'da din görevlisi
- rica
- leyiş, dileme, dilek
- ilaç
- bir hastalığı iyileştirmek ya da bir zararlıdan kurtulmak için kullanılan maddeler, em, deva, çare
Metin: Vikikaynak · Kamu malı (telif süresi dolmuş eser)