İçeriğe geç
2Wsözlük

Fıkra

Peşin Parayı Gördün Ya

Nasreddin Hoca

Paylaş:WhatsAppXFacebookTelegram
Nasreddin Hoca bir ahbabından borç almış. Elde avuçta olsa Hoca hemen ödeyecek ama yoksulluğun iki gözü de kör olsun. Daha vadesi gelmeden adam alacağı için Hoca'nın kapısını aşındırmaya başlamış. Bir böyle iki böyle derken yine bir gün adam borcunu istediğinde; – Şu anda yok ama demiş, çok yakında ödeyeceğim, Böylesi düşman başına, adam yüzsüz mü yüzsüz: – Söyle Hoca, ne zaman vereceksin, kimden bulup vereceksin! – Evin önüne çalı ektim! – Niye? – Koyun sürüsü geçerken yünleri çalıya takılacak. – Sonra? – Bizim hatun bu yünleri toplayacak, yıkayacak, tarayacak, eğirecek, dokuyacak, ben de götürüp satacağım. – Eee? – Ne e'si be adam, sordun ya, senin paranı o zaman öyle ödeyeceğim. Buna kim gülmez; adam da kasıklarını tuta tuta gülünce Hoca: – Gidi hâlden bilmez, demiş, peşin parayı gördün ya gül bakalım!

Fıkra açıklaması

Fıkrada Nasreddin Hoca, borcunu ödemesi için alacaklısından zaman ister; ancak adam, vade gelmeden de parasını sık sık sormaktadır. Hoca, parası olmadığını söyleyip evin önüne ektiği çalılara koyunların yünlerinin takılacağını, eşinin bu yünleri işleyip kendisinin satacağını ve borcu o parayla ödeyeceğini anlatır. Böylece geri verilmesi gereken parayı, henüz gerçekleşmemiş bir dizi işe bağlar.

Alacaklı bu uzun açıklamaya gülünce Hoca, “Peşin parayı gördün ya gül bakalım!” diye karşılık verir. Nükte, adamın ortada para yokken, yalnızca gelecekte kazanılacağı söylenen paraya gülmesindedir. Hoca’nın “gidi” sözü de azarlama ifadesidir. Fıkra, borç ödeme vaadinin gerçek paranın yerini tutmadığını mizahla gösterir; alacaklının sabırsızlığını ve Hoca’nın hazırcevaplığını da öne çıkarır.

Açıklama, sözlükteki tanımlardan yararlanılarak yapay zekâ desteğiyle hazırlanmıştır.

Metindeki kelimelerin anlamları

borç
geri verilmek üzere alınan veya ödenmesi gerekli para veya başka bir şey, verecek
hoca
İslam'da din görevlisi
adam
İnsan
gidi
Azarlama sözü.
ben
(kişi adılı): Teklik birinci kişiyi gösteren söz.
derken
dendiği hâlde
yakında
yakın bir yerde
başına
tek başına

Metin: Vikikaynak · Kamu malı (telif süresi dolmuş eser)