Fıkra
Sudan Gelen Sele Gider
Nasreddin Hoca
Fıkra açıklaması
Bu fıkrada, süte su katarak müşterilerini aldatan bir sütçünün başına gelenler anlatılır. Sütçü, insanların kendisine güvenmesi için gösterişli bir sarık takar ve elinden tesbihini eksik etmez; ancak sattığı sütü ve yaptığı yoğurdu hileyle hazırlar. Bir kış mevsiminde fırtına ve sel çıkar, sütçünün sürüleri telef olur, ağılları yıkılır. Böylece dükkânındaki bolluk ve neşesi de kaybolur.
Hoca, sütçünün perişan hâlini görünce ne olduğunu sorar. Sütçü, yaşadığı felaketleri anlatır. Hoca da ona, süte su kattığı günleri hatırlamasını söyler ve “Sudan gelen sele gider” diyerek hileyle elde edilen kazancın kalıcı olmayacağını belirtir. Buradaki “su” hem sütçünün süte kattığı suyu hem de mallarını götüren seli düşündürür. Bu söz, fıkranın nüktesini oluşturur: Sütçü, yaptığı hilenin karşılığını beklemediği bir biçimde görür.
Fıkranın ana düşüncesi, dürüst olmayan yollardan kazanılanların güvence sağlamayacağı ve kişinin yaptıklarının sonuçlarına katlanması gerektiğidir. Sütçünün dış görünüşüyle güven vermeye çalışması, davranışlarının gerçeğini değiştirmez. Hoca’nın cevabı, onun felaketine sevinmekten çok, yaşadığı kayıpla önceki hilesi arasında bağ kuran bir uyarı niteliğindedir.
Metindeki “itimat” güven, “zira” ise çünkü anlamındadır. Hoca’nın “yahu” diye seslenmesi, sözlükte belirtildiği gibi “hey, bana bak” anlamında bir sesleniştir. Fıkranın verdiği ders, kazançta dürüstlüğün ve sorumluluk almanın önemidir.
Açıklama, sözlükteki tanımlardan yararlanılarak yapay zekâ desteğiyle hazırlanmıştır.
Metindeki kelimelerin anlamları
- yahu
- hey, bana bak, baksana" anlamında
- zira
- çünkü
- hoca
- İslam'da din görevlisi
- adam
- İnsan
- sene
- dünya’nın Güneş etrafında bir tam dönüş süresi, yıl
- hayret
- beklenmedik, garip bir şeyin sebep olduğu şaşkınlık, şaşırma
- sel
- sürekli yağan yağmurdan veya eriyen kardan oluşan, geçtiği yerlere zarar veren taşkın su, su taşkını
- çünkü
- şu sebeple, şundan dolayı, zira
- her
- önüne geldiği ismin benzerlerini "teker teker hepsi, birer birer hepsi, birer birer tamamı" anlamıyla kapsayacak şekilde genelleştiren söz
- fırtına
- rüzgâr çizelgesinde hızı 34-40 deniz mili olan ve deniz kuvveti 8 ile gösterilen, yağmur ve kasırga getiren çok güçlü rüzgâr ve bu rüzgârın denizde veya kum çöllerinde meydana getirdiği dalgalanma
- benzin
- ham petrolden elde edilen ve motorda yakıt olarak kullanıla bilen bir hidrokarbon, renksiz, uçucu bir sıvı, bir organik yağ çözücü türü
- itimat
- emniyet, güven, güvenç
- yoğurt
- Maya katılarak koyulaştırılmış beyaz, kıvamlı bir süt ürünü.
- önünden
- ...-den biraz önce
- başına
- tek başına
Metin: Vikikaynak · Kamu malı (telif süresi dolmuş eser)