İçeriğe geç
2Wsözlük

Fıkra

Sudan Gelen Sele Gider

Nasreddin Hoca

Paylaş:WhatsAppXFacebookTelegram
Nasreddin Hoca'nın mahallesinde hilekâr bir sütçü vardı. Süte su katarak halis süt diye satardı. Yaptığı yoğurt da, yoğurttan başka her şeye benzerdi. Hele kaymağı yağsız mı yağsızdı. Bu sütçü kendisine insanlar itimat etsinler diye, başına değirmen taşı kadar sarık sarar ve elinden de uzun bir tesbihi hiç eksik etmezdi. Bir sene, kış fazla oldu. Fırtına, yağmur ve sel her tarafı yıkıp götürdü. Bizim sütçü de, o sene iyi haberler almadı. Zira sürülerini seller götürmüş, ağılları da fırtınadan yıkılmıştı. Adam neye uğradığını bilememişti. Artık sütçünün eski neşesi yoktu. Dükkânında eski bolluk kalmamıştı. Bir gün Hoca, bu sütçünün dükkânının önünden geçiyordu. Her zaman kendisine: – Buyurunuz Hocam, diyen sütçü, ortalarda yoktu. Dükkânda da eski neşeyi göremeyen Hoca: – Heyyy, sütçü baba! Neredesin yahu, diye seslendi. Biraz sonra, perişan kıyafetiyle, sütçü ortaya çıktı. Hoca hayret etti ve ona: – Ne oldu sana sütçü efendi? Benzin solmuş ve dükkânın da perişan olmuş, diye sordu. Sütçü de başından geçen felaketleri birer birer anlattı. O anda Hoca, sütçünün bütün hilekârlıklarını gözünün önünden geçirdi ve ciddi bir tavırla: – Sütçü baba! dedi. Bunlara katlanman gerek. Süte su kattığın günleri düşün de, hiç kederlenme. Çünkü sudan gelen sele gider.

Fıkra açıklaması

Bu fıkrada, süte su katarak müşterilerini aldatan bir sütçünün başına gelenler anlatılır. Sütçü, insanların kendisine güvenmesi için gösterişli bir sarık takar ve elinden tesbihini eksik etmez; ancak sattığı sütü ve yaptığı yoğurdu hileyle hazırlar. Bir kış mevsiminde fırtına ve sel çıkar, sütçünün sürüleri telef olur, ağılları yıkılır. Böylece dükkânındaki bolluk ve neşesi de kaybolur.

Hoca, sütçünün perişan hâlini görünce ne olduğunu sorar. Sütçü, yaşadığı felaketleri anlatır. Hoca da ona, süte su kattığı günleri hatırlamasını söyler ve “Sudan gelen sele gider” diyerek hileyle elde edilen kazancın kalıcı olmayacağını belirtir. Buradaki “su” hem sütçünün süte kattığı suyu hem de mallarını götüren seli düşündürür. Bu söz, fıkranın nüktesini oluşturur: Sütçü, yaptığı hilenin karşılığını beklemediği bir biçimde görür.

Fıkranın ana düşüncesi, dürüst olmayan yollardan kazanılanların güvence sağlamayacağı ve kişinin yaptıklarının sonuçlarına katlanması gerektiğidir. Sütçünün dış görünüşüyle güven vermeye çalışması, davranışlarının gerçeğini değiştirmez. Hoca’nın cevabı, onun felaketine sevinmekten çok, yaşadığı kayıpla önceki hilesi arasında bağ kuran bir uyarı niteliğindedir.

Metindeki “itimat” güven, “zira” ise çünkü anlamındadır. Hoca’nın “yahu” diye seslenmesi, sözlükte belirtildiği gibi “hey, bana bak” anlamında bir sesleniştir. Fıkranın verdiği ders, kazançta dürüstlüğün ve sorumluluk almanın önemidir.

Açıklama, sözlükteki tanımlardan yararlanılarak yapay zekâ desteğiyle hazırlanmıştır.

Metindeki kelimelerin anlamları

yahu
hey, bana bak, baksana" anlamında
zira
çünkü
hoca
İslam'da din görevlisi
adam
İnsan
sene
dünya’nın Güneş etrafında bir tam dönüş süresi, yıl
hayret
beklenmedik, garip bir şeyin sebep olduğu şaşkınlık, şaşırma
sel
sürekli yağan yağmurdan veya eriyen kardan oluşan, geçtiği yerlere zarar veren taşkın su, su taşkını
çünkü
şu sebeple, şundan dolayı, zira
her
önüne geldiği ismin benzerlerini "teker teker hepsi, birer birer hepsi, birer birer tamamı" anlamıyla kapsayacak şekilde genelleştiren söz
fırtına
rüzgâr çizelgesinde hızı 34-40 deniz mili olan ve deniz kuvveti 8 ile gösterilen, yağmur ve kasırga getiren çok güçlü rüzgâr ve bu rüzgârın denizde veya kum çöllerinde meydana getirdiği dalgalanma
benzin
ham petrolden elde edilen ve motorda yakıt olarak kullanıla bilen bir hidrokarbon, renksiz, uçucu bir sıvı, bir organik yağ çözücü türü
itimat
emniyet, güven, güvenç
yoğurt
Maya katılarak koyulaştırılmış beyaz, kıvamlı bir süt ürünü.
önünden
...-den biraz önce
başına
tek başına

Metin: Vikikaynak · Kamu malı (telif süresi dolmuş eser)