İçeriğe geç
2Wsözlük

Fıkra

Tartılan Et mi Kedi mi

Nasreddin Hoca

Paylaş:WhatsAppXFacebookTelegram
Hoca'nın canı et yemek ister. İki okka et alarak eve bırakır ve karısına akşama pişirmesini söyler. Hoca gün boyunca, akşama yiyeceği etin hayalini kurar, iştahı kesilmesin diye o gün öğle yemeği bile yemez. Aksilik bu ya, o gün öğle vakti Hoca'nın evine karısının akrabaları misafirliğe gelirler. Kadıncağız akrabalarına karşı küçük düşmemek için, Hoca'nın getirdiği eti onlara yedirir. Nasreddin Hoca akşam üzeri, eve gelip iştahla sofraya oturur. Ama önüne sade suda pişmiş bulgur pilavı konur. Hoca hem bozulur, hem de şaşırır: – Et yemeği nerede, diye sorar. Kadın, eti akrabalarına yedirdiğini söyleyemez. Bahane olarak: – Kedi yedi, der. Hoca bu bahaneyi yutmaz. Hemen odanın bir köşesinde yatmakta olan kediyi alır, tartıya vurur. Kedi tam iki okka gelir. Hoca, öfkeli bir sesle: – Bak, hanım der. Kedi tam iki okka çekiyor. Ben de sana iki okka et bırakmıştım. Eğer bu iki okka çeken, kedi ise, et nerede? Yok, tarttığım et ise, kedi nerede!

Fıkra açıklaması

Bu fıkrada Nasreddin Hoca’nın akşam yemeği için aldığı etin başına gelenler anlatılır. Hoca iki okka eti eve bırakır ve karısından pişirmesini ister. Gün boyunca akşam yiyeceği eti düşünür, hatta iştahını korumak için öğle yemeği yemez. Ancak öğle vakti gelen akrabalarına et ikram eden karısı, Hoca’ya akşam sade suda pişmiş bulgur pilavı sunar.

Hoca etin nerede olduğunu sorunca karısı, eti kedinin yediğini söyler. Bu söz, gerçek nedeni gizlemek için ileri sürülen bir bahane niteliğindedir. Hoca köşede yatan kediyi tartar ve kedinin iki okka geldiğini görür. Okka, geçmişte kullanılan bir ağırlık ölçüsü birimidir.

Fıkranın nüktesi, Hoca’nın eşinin açıklamasındaki çelişkiyi kısa ve zekice bir soruyla ortaya çıkarmasında yatar: “Eğer bu iki okka çeken kedi ise, et nerede? Yok, tarttığım et ise, kedi nerede!” Kedi gerçekten iki okkaysa, etin yenmiş olması açıklanamaz; tartılan şey etse, kedinin nerede olduğu sorgulanır. Hoca böylece karşısındakini mantıksız bir bahaneyle baş başa bırakır.

Fıkra, bir durumu açıklarken söylenenlerin kendi içinde tutarlı olması gerektiğini düşündürür. Aynı zamanda Hoca’nın dikkatli gözlem yaparak ve akıl yürüterek haksızlığa karşılık verdiğini gösterir. Mizah, beklenmedik bir tartma hareketiyle kurulur; okur hem Hoca’nın et beklentisinin boşa çıkmasına hem de bahanenin açığa düşmesine güler.

Açıklama, sözlükteki tanımlardan yararlanılarak yapay zekâ desteğiyle hazırlanmıştır.

Metindeki kelimelerin anlamları

okka
1283 gr'lık ağırlık ölçüsü birimi; 400 dirhem bir okka ederdi, kıyye
bahane
bir şeyin gerçek sebebi gizlenerek ileri sürülen uydurma sebep
eğer
şart anlamını güçlendirmek için şartlı cümlelerin başına getirilen kelime
hoca
İslam'da din görevlisi
tam
Amerikan doları, para birimi $
ben
(kişi adılı): Teklik birinci kişiyi gösteren söz.
aksilik
Terslik, zıtlık, karşıtlık
boyunca
Boyu veya uzunluğu kadar
nerede
hangi yerde, hangi yönde
akşama
akşam vaktinde
olarak
diye, yerine

Metin: Vikikaynak · Kamu malı (telif süresi dolmuş eser)