İçeriğe geç
2Wsözlük

Fıkra

Tavşanın Suyunun Suyu

Nasreddin Hoca

Paylaş:WhatsAppXFacebookTelegram
Köylünün biri Hoca'ya bir tavşan getirir. Hoca, köylüyü elinden geldiği kadar yedirir, içirir. Bir hafta sonra aynı adam yine gelir. Hoca tanıyamaz. – Geçen hafta size tavşan getiren köylüyüm, der. Hoca yine güler yüz gösterip çorba çıkarır: – Tavşan suyundan çorbaya buyurun! diye de ufak bir laf dokundurur. Aradan birkaç gün geçer, üç köylü gelip hocaya misafir olmak isterler. Hoca: – Siz kimlersiniz, diye sorar. – Tavşan getiren köylünün komşusuyuz! derler. Hoca, la havle çeke çeke bunlara da çorba çıkarır, misafir eder. Ne var ki, bir hafta sonra yine birkaç kişi gelir. Hoca, bunlara kim olduklarını sorar. – Tavşanı getirenin komşusunun komşusuyuz! derler. Hoca bozulur. Ama belli etmez. Misafirlere: – Hoş geldiniz! der. Ancak, ortalık kararmadan yemek olarak önlerine bir tas su getirir. Köylüler tasa şaşkın şaşkın baktıktan sonra, bunun ne olduğunu sorarlar. Hoca, yapılan bir iyiliği istismar eden bu insanlara, gereken dersi şu sözlerle verir. – Ne olacak? Tavşanın suyunun suyudur.

Fıkra açıklaması

Bu fıkrada Nasreddin Hoca’ya bir köylü tavşan getirir. Hoca onu güzelce ağırlar; köylü bir hafta sonra yeniden gelince de çorba ikram eder ve buna “tavşan suyundan çorba” der. Bu söz, Hoca’nın konuğunu incitmeden yaptığı küçük bir hatırlatmadır: İlk gelişteki iyiliğin ardından tekrar konuk olmak, tavşanla ilgili bir karşılık beklemeyi gerektirmez.

Daha sonra tavşanı getiren köylünün komşuları gelir. Hoca onları da misafir eder. Ardından bu kez komşuların komşuları çıkagelir. Böylece konukların tavşanla ve ilk iyilikle bağı giderek uzaklaşır; ama hepsi Hoca’nın ev sahipliğinden yararlanmak ister. Hoca, onları da nazikçe karşılar ve önlerine bir tas su koyar.

Konuklar suyun ne olduğunu sorunca Hoca, “Tavşanın suyunun suyudur,” diye cevap verir. Bu nükte, tavşanın suyundan yapılan çorbanın bile daha da seyreltilmiş, neredeyse yalnızca su kalmış hâlini düşündürür. Hoca, tavşanla ilgisi çok uzaktan kurulmuş kişilerin kendisinden yemek beklemesini, bu gülünç ikramla karşılar.

Fıkranın temel düşüncesi, yapılan iyilikten tekrar tekrar ve ölçüsüzce faydalanmanın doğru olmadığıdır. Buradaki “faydalanma”, verilen sözlük tanımındaki anlamıyla, iyilikten yararlanmayı anlatır. Hoca’nın dersi sert bir çıkışla değil, ince bir nükteyle vermesi fıkranın mizahını oluşturur; aynı zamanda konukseverliğin sınırsız bir beklentiye dönüştürülmemesi gerektiğini düşündürür.

Açıklama, sözlükteki tanımlardan yararlanılarak yapay zekâ desteğiyle hazırlanmıştır.

Metindeki kelimelerin anlamları

çeke
(Denizli ağzı) (Hatay ağzı) ufak, küçük
hoca
İslam'da din görevlisi
laf
söz, lakırtı
adam
İnsan
hafta
Birbiri ardınca gelen yedi günlük dönem.
misafir
konuk.
istismar
İşletme, faydalanma
tavşan
tavşangiller (Leporidae) familyasını oluşturan memeli türlerin ortak adı
olarak
diye, yerine

Metin: Vikikaynak · Kamu malı (telif süresi dolmuş eser)