İçeriğe geç
2Wsözlük

Fıkra

Ye Kürküm Ye

Nasreddin Hoca

Paylaş:WhatsAppXFacebookTelegram
Akşehir'in beyleri Hoca'yı yemeğe davet etmişler. Hoca nereden bilsin; davete, günlük kıyafetiyle katılmış. Katılmış ama ne hoş geldin, ne sefa getirdin diyen var. Herkes, allı pullu kıyafetlilere el pençe duruyormuş. Hoca, bir koşu evine giderek, sandıktaki işlemeli kürkünü giyip yemeğe geri dönmüş. Az evvel hoş geldin bile demeyenler, önünde yerlere kadar eğilmişler. Hoca'yı, yere göğe sığdıramayıp baş köşeye oturtmuşlar. Kuzunun en hasını önüne koymuşlar. Herkes Hoca'nın yemeğe başlamasını bekliyormuş. Hoca, bir taraftan kürkünün kolunu sofrada sallamaya, bir taraftan da "Ye kürküm ye, ye kürküm ye!" demeye başlamış. – İlahi Hoca, demişler, kürkün yemek yediğini kim görmüş? Hoca taşı gediğine koymakta gecikmemiş: – Kürksüz adamdan sayılmadık… İtibarı o gördü, yemeği de o yesin.

Fıkra açıklaması

Nasreddin Hoca günlük kıyafetiyle yemeğe çağrılır; fakat davetliler onu karşılamaz ve önemsemez. Eve gidip işlemeli kürkünü giyerek geri döndüğünde ise herkes ona ilgi gösterir, başköşeye oturtur ve önüne en iyi yemeği koyar.

Hoca yemeğe başlamayıp kürkünün kolunu sofrada sallayarak “Ye kürküm ye” der. Sorulunca, kürksüzken kendisine değer verilmediğini, gördüğü ilginin kürküne olduğunu anlatır; öyleyse yemeği de kürkü yemelidir. Fıkranın nüktesi, yemeği kürke sunuyormuş gibi yaparak bu tutumu alaya almasındadır. Verdiği ders, insanlara yalnızca kıyafetlerine ve dış görünüşlerine göre değer vermenin yanlış olduğudur.

Açıklama, sözlükteki tanımlardan yararlanılarak yapay zekâ desteğiyle hazırlanmıştır.

Metindeki kelimelerin anlamları

hoca
İslam'da din görevlisi
pençe
yırtıcı hayvanların ön ayaklarının parmaklarıyla tırnakları
davet
çağrı, çağırma
ilahi
tasavvuf görüş ve anlayışını anlatan bunun inceliklerini, ilahi hikmetleri ve sırları dile getiren manzumeler olup herhangi tarikatın izini taşımaksızın Tanrı'yı öven, Tanrı'nın büyüklüğü ve gücünü telkin eden, dini töre
giderek
gittikçe.
herkes
(belgisiz adıl): insanların bütünü, cümle âlem, her biri, kâinat
nereden
Hangi yerden

Metin: Vikikaynak · Kamu malı (telif süresi dolmuş eser)