Şiir
Âb u Ziyâ
Âb u Ziyâ
O zamanki ederdi 'aks-i kâmer
Suda tarh-i riyâz-ı berf ü semen,
O zaman ki gelirdi her yerden
Nagme-i âb ile beyaz-ı seher,
O zaman -âremîde gûş u nazar, -
Eyleyip terk-i nâyzâr-ı hazen
Sâhil-i sâf-ı bahre indim ben;
Serime oldı bir taş üstü makarr!
Gark-ı nûr u sürûd idi deryâ:
Sanki bir sesle bir parıltı idi
Suda her katreyi eden imlâ!
Görülen bir ziyâ-yı şüstelikâ,
Duyulan tatlı bir çagıltı idi:
Sanki aglardı âb içinde ziyâ!
Cenab Şahabeddin
Metindeki kelimelerin anlamları
- tarh
- bahçelerde çiçek dikmeye ayrılmış yer, çiçeklik
- sahil
- Karanın deniz, göl, ırmak boyunca uzanan bölümü; kıyı, yaka, yalı.
- gark
- Suya batma, boğulma
- her
- önüne geldiği ismin benzerlerini "teker teker hepsi, birer birer hepsi, birer birer tamamı" anlamıyla kapsayacak şekilde genelleştiren söz
- ben
- (kişi adılı): Teklik birinci kişiyi gösteren söz.
- içinde
- süresince, zarfında
Metin: Vikikaynak · Kamu malı (telif süresi dolmuş eser)