Şiir
Berg-i Hazân
Berg-i Hazân
Bir varakpâre-i hazandîde
Ayrılıp sâk-ı meyvebârından
Düştü bir ş'airane ümmîde
Sandı kim sarsar-ı gusûn-efken
Bayka bir yerde eylemiş ihzâr
Ona mahsûs taze bir gülşen.
Peyrev-i rûzgâr-ı köhne bahar
Olarak bir zaman hevâlarda
Nâşikîbâne etti geşt ü güzâr
Mütesâdif olurdu her yerde
Başka bir 'âlemi gamefzâya
Başka bir ye'se, başka bir derde
En sonunda düşünce gabrâya
Dedi: - Eyvah, bu ümmîd ile ben
Düştüm aguş-ı hâk-i sevdâya!
Kıldın âvâre sevgilim beni sen
Ben de şimdi misâl-i berg-i hazân
Geçerim bir hevesle her yerden.
Seni gördüm de ey perî, gönlüm
Düştü bir âşıkâne ümmîde
Ta ebed kaldı serseri gönlüm!
Cenab Şahabeddin
Metindeki kelimelerin anlamları
- aguş
- kucak
- ihzar
- Hazırlama, hazır etme
- hâk
- toprak.
- misal
- örnek olarak alınabilen, gösterilen şey, örnek
- her
- önüne geldiği ismin benzerlerini "teker teker hepsi, birer birer hepsi, birer birer tamamı" anlamıyla kapsayacak şekilde genelleştiren söz
- ben
- (kişi adılı): Teklik birinci kişiyi gösteren söz.
- düşünce
- uzay ve zamanın ötesinde, öznenin dışında, kendiliğinden var olan, duyularla değil, yalnızca ruhen algılanabilen asıl gerçeklik, ide, idea, fikir, mülahaza, mütalaa
- varakpare
- Kâğıt parçası
- olarak
- diye, yerine
- sonunda
- en son zamanda, nihayetinde
Metin: Vikikaynak · Kamu malı (telif süresi dolmuş eser)