Şiir
Bir Mezâr Üstünde Bir Mürg-ı Şikeste Şâhbâl
Bir mezâr üstünde bir mürg-ı şikeste şâhbâl
Âsumana göz dikip eylerdi mihnetle enîn;
Çeşminin etrafına çökmüştü bir zıll-ı hazîn!
Hey'et-i mecmûasında vardı bir müdhiş melâl!
Nagmesâz oldukca lâkaydane mürgân-ı cibâl
Onları dinlerdi ol bîçâre kuş me'yûs ü lâl;
Yükselip bulmak dilerdi bir cihân-ı berterîn
Mâni'-i pervâz olurdu cismine dest-i zemîn!
Her sehâb-ı terden istimdâd ederdi her sabâh!
Cehd ü istimdâdına ragmen kalırdı daima
Hâk-i serd ü cângüdâz üstünde mecbûr-ı bükâ
Aglarım tasvir ederken hâlini ol tâirin;
Çünkü arz üstünde feryâd eyleyen her ş'airin
Tercümân-ı rûhudur ol mürg-ı mecrûhü'l-cenâh
Cenab Şahabeddin
Metindeki kelimelerin anlamları
- cenah
- kanat
- daima
- her vakit, sürekli olarak, daim
- hâk
- toprak.
- pervaz
- kapı ve pencerelerin kenarlarına geçirilen ensiz parça
- sabah
- Güneşin doğduğu andan öğleye kadar geçen zaman dilimi.
- tasvir
- betimleme
- çünkü
- şu sebeple, şundan dolayı, zira
- her
- önüne geldiği ismin benzerlerini "teker teker hepsi, birer birer hepsi, birer birer tamamı" anlamıyla kapsayacak şekilde genelleştiren söz
- tercüman
- çevirmen.
- bulmak
- arayarak veya aramadan, bir şeyle, bir kişi ile karşılaşmak
- üstünde
- Hakkında, dair, üstüne.
Metin: Vikikaynak · Kamu malı (telif süresi dolmuş eser)