Şiir
Def-i Keder
Def-i Keder
Bir mihnet-i müebbede olmuş bana nedîm
Bir cûy-ı telh-i girye revânımda çaglıyor;
Gönlümde bir küdûret-i cânsûz u müstedîm,
Bir leyl-i bîsabah-ı gam u şîven aglıyor.
Rûhumda bir fecîa-i me'yûse yaş döker:
Bir hastanın enîni dilimden revân olur
En sâf buselerdeki en saf neşveler
Aglar dudaklarımda, bana zehr-i cân olur
Âheng-i bahr-ı mevcenümâ nefha-i semâ
Âvâze-i tuyûr-ı serâyende-i seher,
Esvât-ı dilnevâz-ı şeb-i vuslat u safâ
Îsâl eder sımâhıma bir nevha-i keder.
Ey bâde, ey penâgeh-i pürzehr ü pür lehîb
Zehrinden istiâneye geldim bu şeb yine!
Ey gâm-güsâr-ı mugfil, ey âşûb-ı dilfirîb
İçtikçe giryebâr olurum ben niçin yine?
Bir mihnet-i müebbede olmuş bana nedîm;
Bir cûy-ı telh-i girye revânımda caglıyor;
Gönlümde bir küdûret-i cansûz u müstedîm
Bir leyl-i sabâh-ı gam u şîven aglıyor.
Cenab Şahabeddin
Metindeki kelimelerin anlamları
- bâde
- Başına geldiği kelime ve tamlamalara “sonra” anlamı katarak zarf fonksiyonunda birleşik şekiller yapar.
- mihnet
- bela, musibet, sıkıntı, üzüntü
- vuslat
- Sevgiliye kavuşma.
- sabah
- Güneşin doğduğu andan öğleye kadar geçen zaman dilimi.
- def
- savma
- nefha
- güzel koku
- şeb
- gece
- gam
- tasa, kaygı, üzüntü
- ben
- (kişi adılı): Teklik birinci kişiyi gösteren söz.
Metin: Vikikaynak · Kamu malı (telif süresi dolmuş eser)