İçeriğe geç
2Wsözlük

Şiir

Dicle ve Ben

Süleyman Nazif · Süleyman Nazif kimdir?

Paylaş:WhatsAppXFacebookTelegram
Mâvi göklerle câ-be-câ öpüşen Mütefekkir duruşlu kubbelerin Zîr-i sakfında titreyen ervâh Ra'şedâr-ı semûmudur kederin. Bir musibettir ehl-i İslâma, —Bir musibet ki hâriku'l-âde- Yaşıyorken de..cân verirken de Ağlarım ser-nüvişt-i Bağdâda. Çehresinden uçan yetîmiyyet Ufkuna olmamış mı hüzn-âver?. Yine bilmem güzel midir o kadar?. . O mükevkeb, o muhteşem geceler!.. Ey Irak'ın melîke-i nâzı, Kalacaksak cihânda biz sensiz, Yeryüzünde değil bu ömr-i zelîl, Ahirette cinânı istemeyiz!.. O senin ufk-ı târmârında Hıçkıran rûhumuzdur ey Bağdâd. Aynı âğûş içinde birlikte Geçen a'sârı etmek ister yâd: Yed-i ihmâlimizde dörtyüz yıl Kanadın, gizli bir cerîha gibi. Bilmedik biz senin de kıymetini: Derd-i millîmizin budur sebebi!.. Düşmanın zîr-i pâ-yı kahrında Çırpınırken o belde-i hulefâ, Söyle ey Dicle, ey mübârek nehr, Şûh u lâkayd akar mısın hâlâ? Geçme lâkayd önünden ey Dicle, Hürmet et mâtem-i muazzamına, O tegâfülden incinir belki Münkesir kalb-i girye-bârı yine!.. Geçme bî-his.. bu kimsesiz kavmin İnkılâb et sirişk-i hasretine Cânibeyninde yükselen şehrin Yüz sürerken cidâr-ı ismetine De ki: -Ey mefhar-ı semâ-yı Irak, Yine İslâm ilinde mâtem var, Yolunur deste deste, her yerde Kara bahtın gibi siyâh saçlar; De ki: —Sahrâlarında ey Bağdâd, Sürülerle gezerse ceylanlar, Beride mâteminle girye-nisâr, Nice ceylan bakışlı gözler var!.. Dicle, Bağdâd'a ninniler söyle, O senin tıfl-ı şîr-hârındır, Bunu târihe sor, unuttunsa; Ebedî dâr-ı iftiharındır. Aynı ufk-ı vatanda doğduk biz, Beşiğim menba'ınla kardeşti... -Oralardan da geçti seyl-i belâ, O da bilmem ne hâldedir şimdi?..- Bir iken menba'ınla munsabbın, Başka girdâba insibâb ettin; Bu vefâsızlığınla kalbimizi Münfail, muztarib, harâb ettin!.. Yatağında yabancı yokken hîç —Her düşündükçe sızlıyor ciğerim- Verdin ağyâra en güzel yerini, Sana ey Dicle, şimdi muğberrim!.. Bilirim, sus, bizim de cürmümüzü!.. Belki senden daha günehkârız, Onu ihmâl edip de dörtyüz yıl, Şimdi bir başka müştekâ ararız. Yatıyor çöllerinde yüz bin genç... -Hepsi Bağdâd'a oldular kurbân- Onların hûn-ı hârrı olmaz mı? Cân yakan bir vesîle-i ğufrân!..

Şiir açıklaması

Şiirde konuşan kişi, Bağdat’ın başına gelen yıkımı ve orada yaşanan yasın büyüklüğünü dile getirir. Bağdat’ı Irak’ın gözde bir şehri gibi anar; kubbeleri, karanlık geceleri ve şehirdeki kederi öne çıkarır. “Mütefekkir duruşlu” kubbeler, düşünür gibi duran yapılar imgesi kurar. Şair, Bağdat’ın acısını yalnızca uzaktan anlatmaz; kendisini de bu ortak kederin ve sorumluluğun içinde görür.

Şiirin önemli imgelerinden biri Dicle’dir. Şair nehre seslenerek, Bağdat’ın önünden duyarsızca geçmemesini ve şehrin matemine hürmet etmesini ister. Hürmet, burada kıymet ve kutsallık karşısında özenli davranmayı sağlayan sevgi duygusudur. Dicle’nin akışı ile şehirdeki yas yan yana getirilir; nehrin kayıtsızlığı, insanların acısıyla bir karşıtlık oluşturur. Nehirden Bağdat’a ninniler söylemesi de istenir: Şehir, Dicle’nin çocuğu gibi düşünülür.

Şair, “dörtyüz yıl” boyunca süren beraberliği ve bu süre içinde gösterildiğini söylediği ihmali hatırlatır. Dicle’ye yönelttiği sitemi hemen ardından kendi toplumuna da çevirir: Bağdat’ı ihmal ettiklerini kabul eder ve başkasını suçlamadan önce kendi kusurlarını düşünür. Düşman baskısı altındaki şehir, ağlayan halk ve Bağdat uğruna can veren gençler, şiirin yas dolu manzarasını tamamlar.

Eserin ana duygusu Bağdat’a duyulan derin özlem ve keder; temel düşüncesi ise ortak geçmişin unutulmaması ve ihmalkârlığın sorgulanmasıdır. Dicle ile Bağdat arasındaki bağ, şiirde hem yakınlığın hem de kırgınlığın simgesine dönüşür. Ahiret ve cennet imgeleri de Bağdat’tan ayrı kalmanın konuşan kişi için ne denli ağır olduğunu vurgular.

Açıklama, sözlükteki tanımlardan yararlanılarak yapay zekâ desteğiyle hazırlanmıştır.

Metindeki kelimelerin anlamları

hala
babanın kız kardeşi, bibi, eme
mütefekkir
düşünür
hâlâ
şimdiye kadar, o zamana kadar, hâlen, henüz
cidar
Duvar , Çeper
his
duygu
bela
Büyük zarar ve sıkıntıya yol açan olay veya kimse
barı
Çit
ser
baş
deste
Elde tutulabilecek şekilde bir araya getirilmiş şeylerden meydana gelen bağ; demet, bağ, bağlam.
belki
Muhtemel olarak; belkim, herhâlde.
her
önüne geldiği ismin benzerlerini "teker teker hepsi, birer birer hepsi, birer birer tamamı" anlamıyla kapsayacak şekilde genelleştiren söz
musibet
gelen
hürmet
Kıymeti, kutsallığı, üstünlüğü, yararlılığı, yaşlılığı dolayısıyla bir kimseye, bir şeye karşı dikkatli, ölçülü, özenli davranmaya sebep olan sevgi duygusu
birlikte
bir arada, beraberce, hep beraber
dörtyüz
dört yüz kavramının yanlış kullanımı
önünden
...-den biraz önce
onların
Onlara ait
sensiz
Sen olmadan; sen olmaksızın.

Metin: Vikikaynak · Kamu malı (telif süresi dolmuş eser)